“Bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu hane halkı, bağımlılar; geçimini sağlama, besleme, bakma.” Kökeni Arapça’dan gelen "aile" kelimesi, Türkçe karşılığına bakıldığında insan tarihinin adeta bir özeti. Birbirine karşı sorumlu olmak, bir bütün hatta çoğu durumda birbirine bağımlı olmak, birlikte aynı sofraya oturmak yemeğini paylaşmak… Dominant bir babanın çocuklarına olan etkisini hikayesinin merkezine alan Netflix’in son filmi The Meyerowitz Stories (New and Selected) tam da yukarıda belirttiğim aile kavramını sorgulayan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde gösterim yapan Netflix Orijinali iki filmden biri olan The Meyerowitz Stories, Okja’nın aksine Cannes’da ayakta alkışlanan ve seyirci tarafından beğenilen bir yapım olmuştu. Sorunlu aile ilişkileri ile ilgili filmlerinden aşina olduğumuz Noah Baumbach, filmin hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlenerek şu ana kadarki en iyi Netflix Orijinali filmine imza atmayı başarmış! Hayli iddiali farkındayım ama tamamen arkasındayım ve neden bu kadar iyi olduğunu buyrun şöyle anlatayım. The Meyerowitz Stories (New and Selected): Tepkisel Bir Karakter Yaratımı “Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Tolstoy, Anna Karenina Baumbach’ın çıkış noktası Tolstoy’un aile hakkındaki bu sözüne cuk oturuyor desem yalan olmaz. The Meyerowitz Stories, aile ilişkileri üzerinden “başarılı olmak nedir?” sorusuna cevap ararken karakterlerini titizlikle ele alarak işliyor ve hikayedeki kendi düğümlerini çözme sürecini muhteşem diyaloglar eşliğinde yansıtıyor. Hikaye Harold Meyerowitz (Dustin Hoffman)’ın etrafında dönüyor gibi gözükse de çocukları ile olan ilişkisi tüm kurguya hayat veriyor. Harold, emekli üniversite hocası bir heyeltraştır. Birçok kez evlenip boşanmıştır ve hayata karşı pasif agresif bir duruşu vardır. Kızı Jean (Elizabeth Marvel), oğulları Danny (Adam Sandler) ve Matthew (Ben Stiller) ile mesafeli bir ilişkisi vardır. Danny, müzisyendir ve üniversiteye yeni başlayan bir kızı vardır. Matthew ise ailenin gözbebeği olarak işadamı olmuştur ve Harold’ın deyişiyle ailenin “para kazanmayı başaran” tek üyesidir. Jean ailenin tek kız çocuğu olarak bir şirkette çalışır ve zevkine videolar kurgular. Film, Meyerowitz çocuklarının her birinin babaları Harold’ın gözünün içine bakmasını ve ondan manevi olarak bir şeyler talep ederek yaşamalarının nasıl sonuçlar doğurduğunu bize gösterir. Dustin Hoffman, Harold karakterinin hem narsist hem de bir o kadar umudunu yitirmiş kibirli halini o kadar doğal yansıtıyor ki bu performansıyla Oscar’a aday olabileceği Hollywood’da konuşulmaya şimdiden başlandı. Kimseyi kendi dünyasına almak istemiyor, böylelikle önemli bir insan olduğunu düşünüyor. Sanat dünyasından istediği ilgiyi ve saygıyı görememenin ağırlığını çocuklarına yansıtarak çıkarıyor. Psikolojik çerçeveden bakacak olursak filmde rahatsızlık ve birbirine bağlılık iki ters olgu olarak hep karşımıza çıkıyor. Filmi de aslında iyi yapan özelliği tam da bu. Harold’ın tam rahatladığını ve kendini açtığını düşündüğümüz noktada bir sözüyle insanı diken üstünde hissettirebilmesi hem Dustin Hoffman’ın hem de skeçlerin çok iyi olması sayesinde. Harold’ın bu kifayetsiz benmerkezciliği çocuklarının özellikle de Danny karakteriyle oyunculuk ve hikayenin akışında ayrı bir boyuta ulaşmasını sağlıyor. The Meyerowitz Stories (New and Selected): Oldurmaya Çalışmanın Hikayesi The Meyerowitz Stories, dört bölümden oluşuyor. Her bölümde bir karakterin hikayesine şahit oluyoruz. Açılış sekansında Danny’yi park etmeye çalışırken görüyoruz. 5 dakikalık bu sekans bize Danny ile ilgili bilgiyi gündelik hayatın doğal akışında lafı döndürmeden çok güzel veriyor. “Danny park etmeye çalışıyor.” Arabasına bir türlü yer bulamayan, yer…

Yazar Puanı

Puan - 81%

81%

The Meyerowitz Stories, aile ilişkileri üzerinden “başarılı olmak nedir?” sorusuna cevap ararken karakterlerini titizlikle ele alarak işliyor ve hikayedeki kendi düğümlerini çözme sürecini muhteşem diyaloglar eşliğinde yansıtıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.03 ( 5 votes)
81

“Bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu hane halkı, bağımlılar; geçimini sağlama, besleme, bakma.” Kökeni Arapça’dan gelen “aile” kelimesi, Türkçe karşılığına bakıldığında insan tarihinin adeta bir özeti. Birbirine karşı sorumlu olmak, bir bütün hatta çoğu durumda birbirine bağımlı olmak, birlikte aynı sofraya oturmak yemeğini paylaşmak… Dominant bir babanın çocuklarına olan etkisini hikayesinin merkezine alan Netflix’in son filmi The Meyerowitz Stories (New and Selected) tam da yukarıda belirttiğim aile kavramını sorgulayan bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde gösterim yapan Netflix Orijinali iki filmden biri olan The Meyerowitz Stories, Okja’nın aksine Cannes’da ayakta alkışlanan ve seyirci tarafından beğenilen bir yapım olmuştu. Sorunlu aile ilişkileri ile ilgili filmlerinden aşina olduğumuz Noah Baumbach, filmin hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlenerek şu ana kadarki en iyi Netflix Orijinali filmine imza atmayı başarmış!

Hayli iddiali farkındayım ama tamamen arkasındayım ve neden bu kadar iyi olduğunu buyrun şöyle anlatayım.

The Meyerowitz Stories (New and Selected): Tepkisel Bir Karakter Yaratımı

“Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.”

Tolstoy, Anna Karenina

Baumbach’ın çıkış noktası Tolstoy’un aile hakkındaki bu sözüne cuk oturuyor desem yalan olmaz. The Meyerowitz Stories, aile ilişkileri üzerinden “başarılı olmak nedir?” sorusuna cevap ararken karakterlerini titizlikle ele alarak işliyor ve hikayedeki kendi düğümlerini çözme sürecini muhteşem diyaloglar eşliğinde yansıtıyor.

Hikaye Harold Meyerowitz (Dustin Hoffman)’ın etrafında dönüyor gibi gözükse de çocukları ile olan ilişkisi tüm kurguya hayat veriyor. Harold, emekli üniversite hocası bir heyeltraştır. Birçok kez evlenip boşanmıştır ve hayata karşı pasif agresif bir duruşu vardır. Kızı Jean (Elizabeth Marvel), oğulları Danny (Adam Sandler) ve Matthew (Ben Stiller) ile mesafeli bir ilişkisi vardır. Danny, müzisyendir ve üniversiteye yeni başlayan bir kızı vardır. Matthew ise ailenin gözbebeği olarak işadamı olmuştur ve Harold’ın deyişiyle ailenin “para kazanmayı başaran” tek üyesidir. Jean ailenin tek kız çocuğu olarak bir şirkette çalışır ve zevkine videolar kurgular. Film, Meyerowitz çocuklarının her birinin babaları Harold’ın gözünün içine bakmasını ve ondan manevi olarak bir şeyler talep ederek yaşamalarının nasıl sonuçlar doğurduğunu bize gösterir.

Dustin Hoffman, Harold karakterinin hem narsist hem de bir o kadar umudunu yitirmiş kibirli halini o kadar doğal yansıtıyor ki bu performansıyla Oscar’a aday olabileceği Hollywood’da konuşulmaya şimdiden başlandı. Kimseyi kendi dünyasına almak istemiyor, böylelikle önemli bir insan olduğunu düşünüyor. Sanat dünyasından istediği ilgiyi ve saygıyı görememenin ağırlığını çocuklarına yansıtarak çıkarıyor. Psikolojik çerçeveden bakacak olursak filmde rahatsızlık ve birbirine bağlılık iki ters olgu olarak hep karşımıza çıkıyor. Filmi de aslında iyi yapan özelliği tam da bu. Harold’ın tam rahatladığını ve kendini açtığını düşündüğümüz noktada bir sözüyle insanı diken üstünde hissettirebilmesi hem Dustin Hoffman’ın hem de skeçlerin çok iyi olması sayesinde. Harold’ın bu kifayetsiz benmerkezciliği çocuklarının özellikle de Danny karakteriyle oyunculuk ve hikayenin akışında ayrı bir boyuta ulaşmasını sağlıyor.

The Meyerowitz Stories (New and Selected): Oldurmaya Çalışmanın Hikayesi

meyerowitz-stories-filmloverss

The Meyerowitz Stories, dört bölümden oluşuyor. Her bölümde bir karakterin hikayesine şahit oluyoruz. Açılış sekansında Danny’yi park etmeye çalışırken görüyoruz. 5 dakikalık bu sekans bize Danny ile ilgili bilgiyi gündelik hayatın doğal akışında lafı döndürmeden çok güzel veriyor. “Danny park etmeye çalışıyor.” Arabasına bir türlü yer bulamayan, yer bulduğunda ise “buraya girebilir miyim?” diye zorladığında, Danny’nin hayatında sürekli bir şeyleri oldurmaya çalıştığını ama sonunda başarısız olduğunu çok zarif bir şekilde anlıyoruz. Arabanın içerisinde korna çalan diğer şoförlere küfür edip bağırırken tepkisini karşı taraf duymamasına rağmen vermesi ise babasının evine taşındığından itibaren babası ile olan tek taraflı ilişkisini muazzam bir şekilde anlatıyor. Adam Sandler ise filmde tek kelimeyle harika! Karakterini ortaya koyarken kariyerinin tartışmasız en iyi performansını sergiliyor.

Sürekli bir görmezden gelme, dinlememe, yok sayma Meyerowitz ailesinin bir numaralı özelliği. Herkes o kadar kendini ispat etmeye çalışıyor ki diyaloglar ping pong gibi alakasız cümlelerle geçiyor. Komik olmaya çalışmadan yaratılan bu komedi, dram unsurlarının bence daha kuvvetli olmasını sağlamış. Danny, kendi kızı için yazdığı uydurma şarkıyı piyanoda çalarken, ailenin neyden ibaret olduğunu yüzünüzde gülümsemeyle izliyorsunuz: “There’s always you/ There’s always me/ There’s always us (Her zaman sen varsın, Her zaman ben varım, Her zaman biz varız)”

Danny her ne kadar Harold tarafından başarısız bir müzisyen olarak atfedilse de kızı ile ilişkisi çok iyi ve babalık konusunda Matthew ve Harold’ın aksine oldukça başarılı ve sıcak bir portre çiziyor. Danny’in babası tarafından gördüğü ihmalkarlık yüzünden yaşadığı mutsuzluk Matthew’da aksine ilgi görüp bunun altında ezilmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Her ne kadar iş sahibi olsa da babası tarafından sanatsal bir şey yapmadığı için umursanmıyor. Oğullar ve baba arasındaki bu hakimiyet savaşının aslında gizli kahramanı Jean karakteri. Saçları gibi düz bir karakter Jean. Kardeşlerinin aksine olmak istemediği kişinin kim olduğunun farkında olarak hayatında mutlu olmayı, babasına her türlü yardım etmeyi kabul ediyor. Neden babasının onu umursamamasına rağmen hep yanında olduğunu anlamayan kardeşlerine şunu söylüyor: “Çünkü ben düzgün bir insanım.”

Tüm kardeşlerin bir araya geldiği hastane sahneleri insani duyguları o kadar naif bir şekilde aktarıyor ki o sahnenin hikayenin neresine hizmet ettiğini bilmeseniz de bitsin istemiyor ve izlemeye devam etmek istiyorsunuz. Yönetmen Baumbach, bu anlamda harika bir kast ile en insani hikayesini çekmiş diyebilirim. Bu kadar rahatsızlık hissedeceğiniz durumlara gösterilen gerçek tolerans sizi hayrete düşürüyor, bir yandan da karakterlerin bu süreçte kendileri ve babalarıyla ilgili iç hesaplaşmalarını nasıl işlediğini görüyorsunuz. Yönetmen, yaraları sarmayı değil, yaraların ne olduğunu anlatmaya odaklanıyor. Tüm aile toplantılarında olduğu gibi sürekli tekrarlanan hikayeler ve diyaloglar, keskin cut’lar, fonda jazzy bir müzik, sabit kamera ile sürekli kareye girip çıkan karakterler filmin dinamikliğinin hiç kaybolmamasını sağlıyor. Filmin adında parantez içinde yer alan “New and Selected (Yeni ve Seçilmiş Olan)” ise hikayedeki ironiye göz kırparak aslında filmde kimsenin ne yeni ne de seçilmiş olduğunu ustalıkla vurguluyor.

The Meyerowitz Stories (New and Selected), ailedeki sorunların açtığı mutsuzluğu ve gerçek başarıya ulaşmanın sırrını hiç yapmacık olmadan ve lafı döndürmeden muhteşem oyunculuklar üzerinden o kadar iyi anlatıyor ki her karakterin falsosunu benimsiyor ve kendi alanlarını koruma çalışmalarındaki azimlerini takdir ediyorsunuz. Adam Sandler ve Dustin Hoffman’ın Oscar adaylığına göz kırptığı enfes oyunculukları için ayrıca izlemeye değer!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi