Merakla beklenen Ridley Scott filmi The Martian’ın vizyon tarihi yaklaşıyor. Interstellar’ın sonuna kadar beslendiği bilimin gizemli çekiciliği konseptine sırtına dayayan yapımcılar, söz konusunu bilim olunca tanıtım için çok doğru bir isimden; ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’dan yardım istediler. Cosmos: A Spacetime Odyssey’in popülerliğini ve şiirsel anlatımını arkasına alan Tyson, The Martian için viral ama son derece heyecan verici bir video hazırladı!

Neil deGrasse Tyson çok yönlü bir isim.  Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde bir yönetici. Eski bir güreşçi. NASA’dan ödül almış bir yazar. Ama hepsinden önemlisi iflah olmaz bir bilim tutkunu. 2014 yılında Carl Sagan‘dan devraldığı Cosmos mirasını (ki aynı zamanda Sagan’ın öğrencilerinden de biridir) genç kuşaklara Cosmos: a Spacetime Odyssey isimli mini televizyon dizisiyle aktaran ve geniş kitlelerce tanınmayı başaran Tyson, yavaş yavaş popüler bilimin en çok tanınan yüzü haline gelmeye başladı. Time dergisinin 2007 yılında yaptığı seçkide “dünyayı etkileyen 100 kişi” arasında da gösterilen astrofizikçi, bilimsel bir fikri veya akımı milyonlara aktarmak için Stephen Hawking ile birlikte en doğru isimlerden biri olarak gözüküyor.

Gelelim The Martian‘a. İnsanoğlu yaklaşık 15.000 yıldır sistemli bir yaşayış ve bu sistematiğin bir sonucu olarak büyük bir arayış içinde. Kafamızı kaldırıp yukarı baktığımız ilk günden beri bize göz kırpıp duran kozmik atlasta neler olduğunu merak ediyoruz. Sorduğumuz her soru bizi daha uzağa taşımaya, daha uzağa attığımız her adım ise yeni sorularla karşılaşmamıza sebep oluyor. Ridley Scott‘ın son filmi The Martian; insanoğlunun bu merakının bir ürünü ve biraz daha ileri giderek söyleyelim; kaçınılmaz bir geleceğin insanlık adına fragmanı!

The-Martian-Neil-deGrasse-Tyson-Ridley-Scott-Matt-Damon-Space-Filmloverss

A Trip to the Moon ile Başlayan Yolculuk The Martian ile Devam Ediyor!

Şu bir gerçek ki sinema duyduğumuz tüm heyecanlara 100 yıldır dâhil olmayı başarmış olağanüstü bir araç. Henüz 1902’de kafasını yukarı kaldırıp yüzlerce yıldır duyduğumuz heyecanı perdeye getiren Georges Méliès, A Trip to the Moon (Aya Seyahat) ile hayallerimizi gözlerimizin önüne sermeye dair büyük bir adım atmıştı. A Trip to the Moon’dan 67 yıl sonra Ay’da yürüyen ilk insan belki filmdeki gibi büyülü yaratıklarla karşılaşmadı ama sinemanın gücünü bize bir kez daha gösterdi. Çünkü hayal edebildiğimiz şey sinemaya, sinema ise gerçeğe dönmüştü. Veya Stanley Kubrick‘in deyişiyle; “eğer bir şey yazılabiliyor veya düşünülebiliyorsa, filme çekilebilir“. Ve bizim buna ilavemiz; ” bir şey filme çekilebiliyorsa, bir gün gerçek olabilir“.

The Martian bizim yüzlerce yıldır hayal kurduğumuz bir şeyi, Dünya dışında bir gezegene atılan ilk adımları anlatıyor. Elbette sizlerle daha önce paylaştığımız haber ve videolarda gördüğünüz üzere bu yürüyüş pek de umut ettiğimiz gibi olmayacak ama sorun bu değil. Filmin sonunda kahramanımız Matt Damon ister Mars’ın ölümcül şartlarında hayatta kalıp dünyaya dönmeyi başarsın, ister kızıl gezegenin kızıl toprağına karışsın, vurgulamak istediğimiz şey sinemanın bilimle yıllardır yaptığı paslaşmayı sürdürmesi. Ve işte artık pek de dar olmayan o paslaşmalarda oyuna The Martian için Neil deGrasse Tyson da girdi.

Tyson’ın, The Martian için hazırlayıp sunduğu viral (sahte) tanıtım videosunda; filme konu olan uzay yolculuğunu Cosmos’un bir bölümünden kesit tadında anlattığını görüyoruz. Videonun içeriğinde anlatınlanlara göre insanlık gözünü uzaklara dikmiş, olağanüstü bir maliyet ve bin yılların merakıyla  Mars’a doğru yola çıkmıştır. Gelin gerisini Tyson’ın kendinden dinleyelim. Zaman makinamız Delorean’i 2029 yılına ayarlayalım ve The Martian gerçek olsaydı nasıl bir heyecana tanık olurduk keşfedelim!


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi