Henüz yazmaya fırsat bulamasam da, Bloom Kardeşler (The Brothers Bloom)’in bu zamana kadar izlediğim filmlerin arasında unutamadıklarımdan olduğunu, belki de bir kademe yukarı taşıyarak, bağımsız filmlere olan ilgimin artmasına sebep olan film olduğunu söyleyebilirim. Bloom Kardeşler’i izlediğim gün öncelikle filmin yönetmenini bir araştırayım dedim , o zamana kadar  (kısa filmlerini saymazsak) çektiği yalnızca Asi Zamanlar (Brick) vardı. Ve aynı gün Asi Zamanlar’ı da izledim. Etkilendim. O gün bugündür, Rian Johnson’un yeni bir filmini izlemek için sabırsızlıkla bekliyordum ki Tetikçiler duyuruldu. Hem de Rian Johnson yine başrolü Joseph Gordon-Levitt’e teslim etmişti. Tüm bu sebeplerden dolayı büyük beklentilerle izledim Tetikçiler’i ve çıktığımda artık şundan emindim: “Rian Johnson reklam filmi çekse izlerim.”

Tetikçiler’in en önemli özelliğinin, kafalarda hiç soru işareti bırakmadan anlattığı zamanda yolculuk teması olduğunu düşünüyorum. Zamanda yolculuğun bulunduğu ancak yasaklandığı 2072 yılında mafya, ortadan kaybetmek istediği bir adamı 30 yıl geriye göndererek orada bekleyen tetikçi vasıtasıyla öldürmektedir. Tetikçilerden biri olan Joe (Joseph Gordon-Levitt) iyi para kazanmaktadır ve her geçen gün bu hayattan kurtulabilmek adına parasını biriktirmektedir. Ancak, birer avcı durumunda bulunan tetikçiler gelecekteki kendilerinin, öldürülmek üzere 2042’ye gönderilmesiyle birer av olmaya başlarlar.

Robert Zemeckis, Geleceğe Dönüş serisinde, geçmişte yaşanan bir olayın gelecekteki etkilerini fotoğraflardaki değişimlerle anlatıyordu. Rian Johnson ise bunun için fiziksel bazı değişiklikleri seçmiş ki bence filmi bu denli başarılı kılan detayların başında da bu geliyor. Şaşırtıcı ve oldukça başarılı olan bir diğer konu ise Joseph Gordon-Levitt’in 2072’deki halini canlandıran Bruce Willis’e olan benzerliği. Buradaki benzerlik yalnızca oyuncuya yapılan maske ya da makyaj değil Joseph Gordon’un uzun süre üzerinde çalıştığı belli olan mimiklerin benzerliği. Özellikle, benzerliğin en net şekilde ortaya çıktığı, Joe’nun işvereni tarafından sorgulandığı sekans, ötesi olamaz dedirtecek cinsten. Birbirinden başarılı sahnelerle dolu filmin heyecanını kaçırmamanız için anlatmamak için kendimi tutarken, bilmenizi isterim ki, filmden sonra birçok sahneyi uzun süre unutamayacaksınız.

Joseph Gordon-Levitt için her filmden sonra övgüyle bahsetmek artık klasikleşti. Ancak, burada başarılı oyuncuyu överken Bruce Willis ve özellikle Emily Blunt’un hakkını teslim etmek gerekiyor. Her ne kadar 60’ına yaklaştığını kabul etmek istemesem de Bruce Willis’i beyazperdede gördükçe mutlu oluyorum.

Tetikçiler, yüksek tuttuğum beklentilerimi karşılayan bir bilimkurgu film oldu. Sıradan bir zamanda yolculuk filminin çok ilerisinde olan film içinde barındırdığı birçok sürprizle birlikte ülkemizde ilk olarak Filmekimi’nde izleyiciyle buluştu. Ancak kaçırdık diye üzülmeye hiç gerek yok çünkü film, festivalin hemen ardından, yani bu hafta vizyona giriyor.

İyi Seyirler…

(Filmin alternatif posterleri)

(Filmin kamera arkası görüntüleri) 

  • james cole

    Filmi ben de beğendim. Filmin zamanla değerinin daha çok anlaşılacağını ve kült noktasına gelebileceğini düşünüyorum. Filmle ilgili sadece bir noktada paradoksal anlamda çelişki bulunduğunu düşünüyorum ve bunu bir teori ile spoiler vererek açıklamak istiyorum:

    spoiler:
    TEORİ: Gelecekte bir takım şeylerin olabilmesi için geçmişte bazı eylemlerin yapılması (örneğin gelecekte Y.G.’nin ortaya çıkabilmesi, vücut bulabilmesi ve kötü eylemler yapabilmesi için geçmişinde annesinin Bruce tarafından öldürülmesi gerektiği)

    Bu teoriye göre; 2074′te Bruce’un ve Paul Dano’nun yaşlılığı sırasında Y.G.’nin var olduğu anlaşılıyor, çünkü Paul Dano’nun yaşlılığı 2044′te genç Paul Dano’dan kaçmadan önce Y.G.’den bahsediyor, demek ki 2044′te yaşanan o anda(yaşlı Paul Dano kaçtığında) 2074 yılında Y.G. var, yani Y.G. gelecekte vücut bulmuş, eylemlerine başlamış. 2044′te yaşanan o andan sonra sürecin devamında da Bruce’da öldürülmesi için 2044′e gönderildiğinde o da Y.G.’den bahsediyor. Yani hem Paul Dano’nun yaşlılığı hem de Bruce’un gönderildiği 2074 zamanında Y.G. var, oluşmuş. Y.G.’nin oluşabilmesi ve kötü eylemler yapabilmesi için ise annesinin Bruce tarafından öldürülmesi gerektiği düşünüldüğünde, 2074′te var olan Y.G.’nin; ortaya çıkışına kadar olan sürecin yani bir önceki döngüde 2044-2074 aralığının yaşanması ve 2044 yılında annesinin gelecekten gönderilen ve kaçan Bruce tarafından öldürülmesi gerekiyor. Yani önceki döngüde Bruce Joseph’in elinden kaçsın ve çocuğun annesini öldürsün ki gelecekte çocuk Y.G. olsun. Joseph’de yaşlanıp Bruce olduğunda Y.G.den intikam almak istesin ve geçmişe döndüğünde şimdi izlediğimiz olayları izleyebilelim. Bunun olabilmesi için de daha önceden bir kaçış döngüsünün daha olması, Bruce’un bir kez Joseph’in elinden kaçması ancak kaçtığında Joseph’e Y.G.’den bahsedememesi gerekiyor. Çünkü Y.G.’nin oluşum sürecini annesini öldürerek kendisi başlatacaktır. Ki ilerde Y.G. oluşsun, döngüleri kapatmaya karar versin ve Bruce’u da geçmişe yollayacakları sırada Bruce karısını kurtarmak için kaçıp Joseph’e Y.G. den bahsetsin ve çocuk Y.G.’nin peşine düşsün. Annesini öldürme, çocuğun Y.G. olması ve Bruce’un geçmişe gönderilip kaçması kısır döngüsü ise bu noktadan sonra başlıyor. Bu kısır döngünün başladığı an “kırılma anı” olup bu döngü sürekli kendini tekrar edecektir. Yani; annesini öldürme, çocuğun Y.G. olması ve Bruce’un geçmişe gönderilip kaçması, annesini öldürme, çocuğun Y.G. olması ve Bruce’un geçmişe gönderilip kaçması… şeklinde devam eden bir süreç olacaktır. Joseph ise bu kısır döngüyü kırmak için kendini öldürüyor. Dolayısıyla bu süreçte Joseph’in elinden kaçan Bruce’un ve yaşlı Paul Dano’nun gelecekteki Y.G.’den bahsedebilmesi için bu kısır döngüye başlanmış olması ve bu kısır döngünün içinde olmaları (belki de birkaç defadır yaşanan bir döngüdür bu) gerekiyor. Bu kısır döngünün geçmişte kaç defa yaşandığını, bilmiyoruz, belki de defalarca yaşandı. Ama bu döngü hep böyle değildi. Joseph’in geçmişe gönderilen Bruce’u öldürdüğü ve bu şekilde akıp giden bir başka döngü varken yukarıda yazılı yeni döngünün oluşabilmesi için eski döngünün kırıldığı bir anın olması gerekir. “Kırılma anı” ise gelecekten gönderilen Bruce ve Joseph’in onu öldürmesi, Joseph’in yaşlanması, gelecekten gönderilen Bruce ve Joseph’in onu öldürmesi… şeklinde devam eden standart döngünün kırıldığı bir an olup bu “kırılma anı” da Bruce’un ilk kaçışıdır. Standart döngünün kırılma anında yani Bruce’un Joseph’in elinden kaçışı sırasında Bruce’un Y.G. den haberi olamaz, çünkü Y.G. henüz oluşmamıştır. Önceki döngülerde Bruce hep geçmişe gönderilip öldürülerek bittiğinden Y.G. oluşamayacağından bu döngünün kırılma anında da Bruce Y.G.den bahsedemez. Bruce Joseph’in elinden kaçtığında eğer çocuğun annesini bir şekilde öldürmemiş olsaydı, farklı bir gelecek yazılmış olacak, Y.G.nin olmadığı yeni bir gelecek ve başka bir döngü başlamış olacaktı. Ancak Y.G.nin gelecekte oluşabilmesi için ikinci bir kırılma anı daha vardır: o da çocuğun annesinin Jospeh’in elinden kaçan Bruce tarafından “bir şekilde” öldürülmesi… Bu da ikinci bir “kırılma anı” dır, geleceği yeniden değiştirir ve çocuğun ileride Y.G. olmasının ve bildiğimiz son döngüye (Y.G.nin gelecekte döngüleri kapattığı, Paul Dano’nun yaşlı halinin genç haline bahsettiği ve bizim olayları izlediğimz son döngü) başlanmasını sağlar. Buradaki sorun; Film bize Joseph’in Bruce’u standart döngüde öldürdükten sonra Joseph’in yaşlanmasını, Bruce olmasını, Y.G.yi öldürmek ve karısını kurtarmak için yaptığı kaçışı gösteriyor ama arada Y.G. den haberinin olmaması gereken bir ilk kaçış göstermiyor bizlere. Ama göstermesi gerekirdi. Çünkü Joseph standart döngüde Bruce’u öldürdükten sonra kendisi yaşlandığında ve Bruce olduğunda Y.G.den bahsediyor ve onu öldürerek karısını kurtarmak istiyor. Bu imkansız, çünkü standart döngüde 2044′te Joseph Bruce’u öldürdü, çocuğun annesini öldüremeyince Y.G. diye birisinin gelecekte oluşma imkanı kalmadı ki Joseph yaşlanıp Bruce olup karısını kaybedince Y.G. den bahsedebilsin. Arada Y.G.den haberi olmayan bir ilk kaçış olması gerekirdi, Puzzle da eksik parça varmış gibi oluyor. Şöyle bir şey olabilir; son izlediğimiz kaçış ve intikam döngüsünün yukarıda bahsettiğim gibi defalarca yaşanmış olma ihtimali var, sonuçta bu da bir döngü, zaten Joseph de bu döngüyü farkettiği için kendini öldürdü ve döngüye son verdi. Defalarca yaşandıysa öncesinde kaç kez yaşandığı bilinemez, ama standart döngünün yani Bruce’un Joseph tarafından öldürülmesi döngüsünün bu son döngüye bir noktada dönüştüğü de ortada. Film bize sadece standart döngüyü anlatmak, Joseph’in Bruce’u öldürdükten sonra yaşlanmasını, evlenmesini vs. göstermek ve sonra da kaçıncı defa tekrar ettiğini bilmediğimiz son kaçış ve intikam döngüsünü göstermek istemiş, o yüzden ara noktada bir yerde olması gereken ilk kaçışın üzerinde durmamış olabilir.
    Film, olması gereken ilk kaçışa ilişkin bir şey göstermediği için; Bruce’un ilk kaçışının yani standart şekilde Joseph tarafından öldürüldüğü döngüyü kıran ve henüz Y.G.’den haberinin olmaması gereken ilk kaçışının nedeni, çocuğun annesini “nasıl” ve “hangi amaçla” öldürdüğü ise bu teoride muamma olarak kalıyor.
    Zaman yolculuğu temalı filmlerin genelde başarısız olduğu paradoks açıklama konusunda bu filmde çok yetkin bir şekilde kullanılabilecek ve senaryoyu eksiksiz bir daire haline getirebilecek bir fırsat varken bunu yapmayarak/ya da atlayarak her ne kadar tamamıyla özgün olamasa da taşların tam anlamıyla yerli yerine oturtulduğu ve bu haliyle de zaman yolculuğu temalı filmler arasında zirve noktasını yakalayabilecek tarihi bir fırsatı kaçırdığını düşünüyorum filmin..
    Bu konuya kafa yoran bir tek ben miyim bunu da merak ediyorum:)
    Film eleştirinizin kalitesi ortadayken bu konudaki görüşlerinizi de almak isterim..

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi