Jacob T. Swinney Vimeo sayfasında bir video yayınladı. Videonun ismi ise “Not Directed by Terrence Malick”. Fakat bu video öyle bildiğimiz videolardan değil. İçinde dile dair bir şey barındırmıyor, sadece görsel hafızamızı bir yerden yakalıyor ve oraya tutunuyor. Daha sonra tutunduğu yerden öyle bir tesir yaratıyor ki bizde o nedenini bilmediğimiz uyuşukluk hissi ile videoya kendimizi kaptırıyoruz ve yaklaşık iki dakika dünyadan uçup gidiyoruz, kimsenin büyümediği o Varolmayan Ülke’ye. 

İngilizcede yeni doğmuş çocuklar, bebekler için kullanılan ‘infant’ kelimesi, Latinceden alınmıştır. Latincede ise infant kelimesinin anlamı dile yetisi olmayan, dil melekesi olmayan anlamına gelmektedir. Bu dile yetisi olmayan varlık ise aslında dilin öncesindedir çünkü bir kaç ay, yıl sonra dile olan yetisini kazancaktır ama bir diğer yandan da dilin ötesindedir. Dil olmadığı için dille anlatılmayan şeyler dünyasındadır; görüntüler, sesler, kokular. Tıpkı Proust’un çayına madleni batırması ve ortaya çıkan koku ile tüm o dil ile anlatamadığı anılara, görüntülere gitmesi gibidir dil ötesi olan şeyler. Tüm bunlara değinmemin sebebi ise Swinney’in videosu için bir tanım bulmak istememdi. Swinney tam da dilin ötesinde dediğimiz yerde pozisyon almış bir video. Tam da oraya konumlanmış ve bizi oraya çekiyor.

Terrence Malick’e Saygı Duruşu

Swinney Vimeo sayfasında yaklaşık iki dakikalık bir video yayınladı ve bu video ile bize birçok filmden birçok sahne gösterdi. Bu sahneler Swinney’in imzasını taşıyan sahneler. Fakat bu imza dediğim gibi bir dile dayanmıyor. Dile gelmiş şeylerin dünyasında olamıyoruz bu videoyu izlerken, görüntülerin muhteşemliğinde kayboluyoruz. Ve eminim ki bu deneyimi bir başkasına aktaramaz insan, o anlatılmaz yaşanır dedikleri şey bu olsa gerek diye düşünüyorum. Infant da daha önce de değindiğim gibi dile henüz gelmemiştir. Onun dünyası sadece barbar (Yunanlılar anlamadıkları sesleri çıkaran insanlara barbar derlerdi) seslerin içinde görselliğin büyüsü olan bir dünyadır. Işığın yaprakları yararak yeryüzüne, insanın tenine inmesinin bir büyüsü vardır. İnsanlar yavaştır, güneş sıcaktır, su içinde hem kaosu hem de dinginliği barındırır. İşte tüm bunları aynı düzleme indirirsem şunu söyleyebilirim; Swinney sayesinde görüyoruz ki Malick bir infant dünyasından geliyor, O kimsenin büyümediği Varolmayan Ülke’de yaşıyor ve bize orada sesleniyor. Başka türlü bu dilin ötesinde, şairane görsellik ustasını kavrayabilmemiz olası değil.

Varolmayan Ülke’de yaşayan sanatçı dememin ilk sebebi dil ötesi,  görsel dünyasından kaynaklıydı. İkinci nedeni ise Swinney’in videonun altına düştüğü not. Swinney: “Toplumdan dışlanmış kendi kontrolünü ve bakış açısını filmlerine yansıtan film yapımcısı ve yönetmeni…” diye bir sıfat tamlaması ekliyor Malick için, onu tanımlarken. İşte tam da bu noktada kendisini ben de Varolmayan Ülke’de konumlandırıyorum. Toplumdan dışlanıyor çünkü toplum onu büyümesi için zorluyor, onu dilin dünyasına çağırıyor. Ama o kendisini dil ile değil görüntü ile, ışık ve gölge ile yansıtan biri haline dönüşmüşken topluma ayak uydurması artık rafa kalkan bir seçenek oluyor.

16 Film, 2 Dakika, Tarifsiz Bir Haz

Swinney’in Malick için yaptığı bu saygı duruşu niteliğindeki videoda 16 filmden (Malick’in yapımcı olduğu) sahneler var. Swinney Vimeo sayfasında kullandığı filmleri ve filmlerin yönetmenlerin listesini veriyor. Kendine has bir tarzı olan Malick’in işlerini peş peşe izlemek gerçekten de insanda çok başka bir boyutta bir haz sunuyor. Görüntülerin yumuşaklığı ve bir o kadar da taban tabana zıt olarak pürüzlü ve sert olması, renklerin dünyasından siyah-beyaza geçmek işte hepsi sanki bir hayatmış gibi gözümüzün önüne seriliyor Swinney tarafından. Hayat gibi video da zıtlıkları, karmaşayı ama tüm bunların içindeki huzuru tattırıyor. Bununla beraber Terrence Malick tarafından yönetilmeyen bu filmin tek çıkış noktası Malick’ten başka biri değil aynı zamanda. Video değindiğim gibi zıtlıkları ile büyüyor. Kendine ait imzasını çok iyi kullanan Malick’in işlerini yeterli bir şekilde sıralayan Swinney’in videosunu Vimeo sayfasında bulabilirsiniz. Bu kadar taklit edilen bir adamın işlerini görünce bakalım sizin aklınızda neler canlanacak ve nasıl bir beyin fırtınası yaşayacaksınız? Deneyimlemeden bilemezsiniz bu sorunun cevabını ama benden size tavsiye bu deneyiminizi birine anlatmaya çabalamayın zira yapamazsınız. Tıpkı ölüm gibi, bilmek için deneyimlemek gereken ama deneyimledikten sonra da paylaşamayacağımız bir şey Malick’in işleri ve bu işlerin özü.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi