Woody Allen’ın yönetmenliği üzerine bol bol konuşulabilecek birçok film varken, yönetmen koltuğunda oturmadığı, önce tiyatro oyunu olarak kaleme aldığı ve oynadığı, sonra da sinemaya uyarladığı ve yine kendi oynadığı Tekrar Çal Sam belki de en bilindik Allen filmlerinden birisidir. Bunun en önemli etkeni de elbette Casablanca filmidir. Bir yanda kadınlarla iletişim kurmayı beceremeyen, karısı tarafından terk edilmiş bir adamın kadınlarla yakınlaşma, ilişkiye girme çabalarının anlatıldığı bir film varken, bir yanda da Woody Allen’ın Casablanca’ya hayranlığını her sahnede seyirciye yansıttığı bir anma töreni oluşturuluveriyor. Böylece film Casablanca izleyenlerin yüzünde hafif bir tebessüm oluşturarak, Woody Allen’ın trajikomik hikayesine yakınlaşmalarını sağlıyor.

Filmin açılış sahnesi Casablanca’nın son sahnesi aynı zamanda. Tekrar Çal Sam, Humphrey Bogart ile Ingrid Bergman’ın sonsuza dek bitmeyecek bir aşkla birbirlerine bakışları ve Bogart’ın fedakarlığıyla son bulan sahneyle başlıyor. Sonrasında, sinema salonunda bu sahneyi izlerken gördüğümüz, kadınlarla ilişki kurmada Bogart’a özenen, sinema tutkunu Allan Felix’in (Woody Allen) çaresiz çabalamalarını izliyoruz. Sakar, hayattaki en büyük zevki sinema olan, asosyal ve yakışıklı denemeyecek bir adamın kendine güvensizliği ile birlikte kadınlara olan yabancılığı işini daha da zorlaştırıyor. Hayali arkadaşı Humphrey Bogart’ın ve gerçek dostları Linda (Diane Keaton) ile Dick’in (Tony Roberts) de yardımlarıyla ilişki sorununu çözmeye çalışıyor. Ancak kendisini ifade etmeye çalışırken daha sakar, daha şaşkın, daha çekilmez oluyor. Kendisi gibi davranmayıp farklılaştıkça işler daha kötüye gidiyor. Ancak onun gerçek yüzünü görebilen birisi çıkıyor karşısına ve Allan’ın artık doğru parçayı çalmasına gerek kalmıyor. Çünkü yepyeni bir aşk için Sam tekrar piyanosunun başına geçip, yalnızca kalpleriyle duyabilecekleri şarkısını mırıldanmaya başlıyor.

Tekrar Çal, Sam

Woody Allen’ın yazıp 1969 yılında sahnelediği Tekrar Çal Sam, 1972 yılında yani Casablanca’nın 30. yılında Casablanca filmine ve oyuncularına duyduğu saygıyı beyaz perdeye taşıma isteğiyle Woody Allen tarafından senaryolaştırılıp sinemaya uyarlanıyor. Tekrar Çal Sam tiyatro oyunu olarak belki de filminden daha çok ilgi görüyor. Farklı ülkelerde defalarca sahnelenen oyun, kimi izleyiciler tarafından hiç beğenilmezken, kimi izleyiciler tarafından oldukça başarılı bulunuyor. Filmin akıbeti de oyundan aşağı kalmıyor elbette. Film versiyonu da beğenenlerle beğenmeyenlerin çoğunluk oluşturamadığı bir konuma yerleşiyor. Film yer yer ince esprilerle, yer yer de sıradan cinsel esprilerle hem beğenenleri, hem de beğenmeyenleri haklı çıkartıyor. Ancak Woody Allen’ın sinemaya bakışının üst düzey olduğu da inkar edilemez. Çok iyi bir gözlemci olan Woody Allen tahmin edilebilir ama hiçbir boşluğu olmayan bir senaryo ortaya çıkartıyor. Yönetmen Herbert Ross’a çok fazla iş bırakmadan kendi senaryosunu da kendince oynuyor.

Sonuç olarak film izleyenlere yeni bir şeyler sunma çabası içine girmeden var olanı  farklı anlatarak farklılaşıyor. Başrolün rol model olarak seçtiği Humphrey Bogart gibi, Woody Allen da kendisine bir rol film seçerek, kendi senaryosunu bir üst seviyeye çıkartıyor. Böylece Tekrar Çal Sam ismi de film için daha da farklı bir anlam kazanıyor.

Çok kafa patlamaya gerek duymadan izlenebilecek, yorgunluğunuzu alabilecek bir film izlemek isteyenler için ideal bir fırsat Tekrar Çal Sam.

İyi seyirler.  

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi