Martin Scorsese’nin New York’un karanlık sokaklarını aydınlatan başyapıtı Taxi Driver ile Dan Gilroy’un medya yergisi Nightcrawler’ın yarattığı Lou Bickle hikayesine göz atmaya ne dersiniz?

Akademi Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dallarında aday gösterilen 1976 yapımı Taxi Driver ile yalnızca En İyi Senaryo adaylığında kendine yer bulabilen 2014 yapımı Nightcrawler arasındaki bu farkı yaratan en önemli unsur neydi? Özellikle Nightcrawler’ın başrolünde yer alan Jake Gyllenhaal’un göz dolduran performansıyla ilk yönetmenlik deneyiminde harikalar yaratan Dan Gilroy’un başarısının bir nebze görmezden gelinmiş olduğu düşünülünce, ister istemez bu soru bir kez daha geliyor akıllara.

Bu noktada, Jorge Luengo Ruiz’in hazırladığı video ile aslında Taxi Driver ve Nightcrawler’ın farklılıklarından çok benzerliklerine tanık olma şansına erişiyoruz. Üstelik Ruiz, Martin Scorsese ve Dan Gilroy arasındaki bağlantıyı kuran ilk kişi de değil. Bundan yaklaşık on ay önce –Nightcrawler’ın vizyona girmesinden yaklaşık üç ay önce- Hitfix’ten Kristopher Tapley de Louis Bloom karakterine bürünen Gyllenhaal’un bir nevi kendi Taxi Driver’ını ortaya koyduğunu dile getirmişti. Kıyaslamalar tabii ki bunlarla sınırlı kalmadı. Bir sonraki aşamada devreye giren The Atlantic konuya değinmek için filmin vizyona girmesini beklemişti. CriticWire ise daha fazla beklemeden tartışmaya dahil olmuş ve iki filmin arasındaki benzerliklerden bahsederken bunu bir övgü olarak görmek gerektiğini özellikle vurgulamıştı.

taxi-driver-nightcrawler-filmloverss

Peki, neydi bu benzerlikler? Belki de Jake Gyllenhaal’un, Robert De Niro’nun enerjisini Louis Bloom karakterine aktarma biçimiydi. Ya da yalnızca kendilerini korkunç ve çukur gözlü görünüşleriyle biçimlendirmeleriydi. Yine de şu bir gerçek ki, karanlık ve baskın karakterini ortaya koyan Louis Bloom ve ‘normal’ dünyanın asla bir parçası olmayan Travis Bickle arasındaki köprünün -eğer varsa- sağlam temeller üzerine kurulduğunu söylemek mümkün.

Travis ve Louis yalnızlığı sevdikleri kadar çılgınlığın girdabında zaman zaman kaybolan iki karakter. Fakat daha da önemlisi ikisi de kendi zamanları içinde bozulmaya uğruyor. Hem Taxi Driver hem de Nightcrawler başkahramanların çocukluklarına ışık tutmuyor ama karakterlerin mantıksız ve duygusuz davranışlarının zor bir çocukluktan ziyade toplumsal yönde olduğu hissini bırakıyor izleyenlerde. Nitekim Travis Bickle’ın 70’li yılların New York şehrine dayandırdığı politik, kültürel ve ekonomik çıkmazlarına karşın kapitalizmin ve namın hüküm sürdüğü bir kültürün hunharca tüketilmesini ortaya çıkaran Louis Bloom’un, farklı zaman ve yerlerde benzer olgular üzerinde durduğu gözlerden kaçmıyor.

Hazırlayan: Damla Durmaz

[vimeo width=”600″ height=”350″ video_id=”128261495″]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi