Bir filmin prodüksiyonu için yeşil ışığın yakılmasından itibaren geçen süre; filmin arkasındaki isimler için kısa bir zaman dilimini ifade ediyor olabilirken, sinemaseverlerin gözünde çoğu zaman bir ömür gibidir. Hatta yönetmenlerin sonu olmayan mükemmelliyetçiliğinden senaryonun kaleme alınmasına; setin hazırlanmasından finansal kaynakların sağlanmasına kadar pek çok etmenin yön verdiği bu süreçler, filmlerin önüne bile geçebilir. Biz de bu vesileyle tamamlanması yıllar süren 10 filmi sizler için derledik.

Tamamlanması Yıllar Süren 10 Film!

Roar (11 Yıl)

roar-1981-filmloverss

1981 yapımı Roar; Alfred Hitchcock’un favori oyuncularından Tippi Herden yer aldığı bir proje olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Tippi Herden’in eşi Noel Marshall’ın, filmin yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstlenip, başrol olarak da filmde yer almasıyla Roar bir aile projesine dönüşüyor. Aslına bakılırsa filmin çözülemeyen problemleri, prodüksiyon sürecinin başından itibaren kendini belli ediyor. Roar’ın çekimleri dört yıl kadar sürüyor; ancak filmin çekildiği bölgede yaşanan sel felaketi, prodüksiyon sürecinin birkaç yıl daha uzamasına sebep oluyor.  Zira; sel yüzünden set harabeye dönüyor hatta çok sayıda aslanın da ölümüne yol açıyor. Dahası 70’in üzerinde oyuncunun yanı sıra görüntü yönetmenin bir aslan tarafından yüzülen kafa derisine 222 dikiş atılıyor. Ayrıca bir filin sırtından düşen Hedren’in bacağı kırılıyor, kafasında yaralar oluşuyor. Ancak yaşanan sıkıntılar bunlarla da sınırlı kalmıyor ve sel felaketi o ana kadar tamamlanmış çekimlerin hepsini mahvediyor. 11 yılda tamamlanan çekimlerin ve tüm bu kaostan ötürü 17 milyon dolara mal olan Roar, gişede yaptığı 2 milyon dolarlık hasılat ile bir kez daha hayal kırıklığı yaşatıyor.

Boyhood (12 Yıl)

boyhood-filmloverss

Richard Linklater’ın yapım aşaması en sıkıntılı geçen filmi hiç kuşkusuz Boyhood. 2002’de henüz ismi belli olmayan yeni filminin çekimlerine başlamak istediğini dile getiren Linklater, birkaç hafta içinde oyuncu kadrosunu ve set ekibini tamamalamayı planlıyor. Yönetmenin tek sıkıntısı, aile-çocuk ilişkisini tüm gerçekliğiyle gözler önüne sermek istemesi ve hikayenin 12 yıllık bir süreci kapsamasından kaynaklanıyor. Boyhood tüm bu zorluklara rağmen planlanan zaman çizelgesine bağlı kalmayı başarıyor. Filmin merkezinde ise Ellar Coltrane’in altı yaşından on sekiz yaşına kadar geçirdiği sürecin tam anlamıyla filme aktarılması yer alıyor. IFC’nin yıllık 200.000 dolar ayırdığı Boyhood’un çekimleri 2002’de henüz tamamlanmamış bir senaryo ile başlıyor. Her bir oyuncuyu; filmdeki karakterleri için her sene teker teker hazırlayan Linklater, filmin çekimlerini planladığı gibi 12 yılda tamamlıyor.

Blood Tea And Red String (13 Yıl)

blood-tea-and-red-string-filmloverss

Stop-motion tekniği kullanılarak hazırlanan bir animasyonun, sancılı bir prodüksiyon sürecinin ardından beyazperdedeki yerini alması kaçınılmaz. Zira; ikonik karakterler Wallace ve Gromit’in filmde yarım saatten daha fazla yer alması, kullanılabilir görüntülerin düzenlenmesini stop-motion tekniğinden dolayı yıllar sürmesine neden oluyor. Kalabalık bir ekibin aktif olarak çalışmasına rağmen, Christiane Cegavske’nin yazıp yönettiği yetişkinler için masal tadında olan Blood Tea and Red String’in tamamlanması tam olarak 13 yıl sürüyor ve 2006’da yayınlanıyor. Gişede büyük başarılar elde etmese bile hakkında yapılan olumlu eleştiriler filmin fazlasıyla ön plana çıkmasını sağlıyor. Yine de bu övgüler, üçleme olarak planlanan projenin ilk adımı olan Blood Tea and Red String’in ne kadar çılgınca bir fikir olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Pakeezah (14 Yıl)

pakeezah-filmloverss

Bollywood’un öne çıkan örneklerinden Pakeezah da, fantastik dekorları ve haftalar süren bir çalışmanın ürünü olan dansları yüzünden yıllar süren çekimlerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu gecikmedeki en büyük payın, yönetmen Kamal Amrohi’nin mükemmelliyetçiliği olduğunu söyleyebiliriz. Bir diğer etken ise prodüksiyon süreci başladığında Amrohi ve başrolde yer alan Meena Kumari’nin evli olmasından kaynaklanan stresli bir ortam. Ayrıca yapım aşamasında filmin müziklerini yapan Ghulam Mohammed ve görüntü yönetmeni Josef Wirsching’in ölmesi sıkıntıları katlamaya yetiyor. Bu kaos ortamı, Amrohi ve Kumari’nin evliliğinin sonlanmasına ve projenin rafa kaldırılmasına sebep oluyor. Ancak birkaç yıl sonra başrolde yer alan diğer oyuncuların ısrarı, Amrohi ve Kumari’yi ikna ediyor ve 14 yılın sonunda filmin çekimleri tamamlanıyor. Pakeezah’ın 1972’de yayınlanmasından birkaç hafta sonra ölen Meena Kumari, filmin büyük bir başarı kazanmasına da vesile oluyor.

Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull (15 Yıl)

indiana-jones-and-the-kingdom-of-the -crystal-skull-filmloverss

70’lerin sonlarına doğru George Lucas ve Steven Spielberg, Paramount Pictures ile Indiana Jones serisinin beş film sonunda tamamlanması için anlaşıyor. Ancak Lucas, 1989 yapımı Indiana Jones and the Last Crusade’in ardından yeni film için iyi bir hikaye yaratılamamasını sebep göstererek serinin sonlanmasını istiyor. Spielberg ise filmin konusunun, 1950’li yıllarda uzaylıların yer aldığı bir hikayeye evrilebileceğini düşünmeye başlıyor. Elbette ki Harrison Ford bu fikre sıcak bakmıyor ve bu koşullar altında hiçbir Spielberg filminde yer almayacağını söylüyor. Close Encounters of the Third Kinde ve E.T. the Extra-Terrestrial filmlerini baz alan Spielberg bu konudaki ısrarını sürdürürken, Lucas yeni bir fikirle geliyor. Bu fikir sonuç olarak 1994 yılında Jeb Stuart’ın kaleminden çıkan senaryoya dönüşüyor. Stuart’ın taslaklarından sonra Lucas, Last Crusade’in senaristi Jeffrey Boam’dan üç yeni versiyon hazırlamasını istiyor. 1996’da tamamlanan son taslağın ardından Independence Day vizyona girmesi, Spielberg’in bundan sonraki projelerinde yeni bir uzaylı istilasına daha yer vermeyeceğini net bir şekilde dile getirmesine neden oluyor. 2010’a gelindiğinde ise Lucas, hikayede uzaylıların dünya dışından gelmesindense boyutar arası geçiş yapmasının daha iyi bir sonuç vereceği hususunda Spielberg’i ikna etmeyi başarıyor. Jeff Nathanson ve David Koepp’in de devreye girmesiyle kristal kafatasına odaklanan Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull’ın senaryosu tamamlanıyor ve çekimler 18 Haziran 2007’de başlıyor. Böylelikle 15 yıllık bir yolculuğun ardından Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull 2008’de vizyona giriyor.

The Manson Family (16 Yıl)

the-manson-family-filmloverss

Tarihin en korkunç olaylarından birine tanıklık etmemize sebep olan Charles Manson ve etrafında topladığı müritlerle yarattığı Manson ailesinin hikayesinin beyazperdeye uyarlanmaması elbette ki düşünülemezdi. Zira; 60’lı yıllarda Kaliforniya’da vuku bulan olay, başta yönetmen Roman Polanski’nin karısı Sharon Tate olmak üzere beş kişinin ölümüyle sonuçlanıyor. Filmin prdüksiyon süreci de haliyle olayın kendisi kadar sıkıntılı oluyor. Yönetmen Jim Van Bebber’in filmin yapımcılığını da üstlenmesiyle birlikte çekimler 1988’de başlıyor.  Ancak çekimlerin, hafta sonları ve tatil günlerinde gelişigüzel olarak devam etmesi bir bakıma projeyi baltalıyor. Skinny Puppy gibi pek çok grubun da desteğini alan projenin soundtrack albümü bile filmden önce yayınlanıyor. The Manson Family, 1991 yılında birçok film festivalinde henüz tamamlanmamış haliyle gösterilmeye başlıyor. Dark Sky Films desteğiyle 16 yıllık bir sürenin ardından tamamlanan film, ilk kez 2004’te beyazperde ile buluşuyor.

Mad Max: Fury Road (17 Yıl)

mad-max-fury-road-2-filmloverss

Finansal sorunlar yüzünden yapımı yıllar süren diğer bir film de Mad Max serisinin dördüncü filmi Mad Max: Fury Road. Efsane serinin arkasındaki isim George Miller, 1995’te Mad Max’in gelecek filmlerinin haklarını Warner Bros.’tan tekrar alıyor. Bu doğrultuda Miller, dördüncü filmin ilk tohumlarını 1998 yılının Ağustos ayında atıyor ve filmin çekimleri, 20th Century Fox desteğiyle 2001 yılında başlıyor. Ancak 11 Eylül saldırıları yüzünden erteleniyor. Ekonomik krizin de belirmesiyle birlikte Miller, yoluna Happy Feet ile devam etmeyi tercih ediyor. 2003 yılına geldiğimizde ise Miller, dördüncü filmin senaryosunun tamamlandığını ve prodüksiyon sürecinin tekrar başladığını duyuruyor. Irak Savaşı’nın vuku bulması, Max karakterini yeniden canlandırması gündemde olan Mel Gibson’ın projeye olan ilgisini yitirmesine sebep oluyor. Böylelikle prodüksiyon süreci tekrar iptal ediliyor. Bu noktadan sonra Miller, 2006’da Mel Gibson olmaksızın hayata geçireceği Fury Road fikrini benimsiyor. Yeni araçların ve karakterlerin yaratılmasında büyük payı olan Brendan McCarthy ile senaryo son şeklini alıyor ve Max’e hayat vermesi için Heath Ledger en büyük aday oluyor. Ancak Ledger’ın 2008’deki ölümü projenin gidişatını bir kez daha değiştiriyor. 2010 yılının gündeminde ise Miller’ın seriyi, Mad Max: Fury Road ve Mad Max: Furiosa olmak üzere iki filmle sonlandıracağını açıklaması yer alıyor. Görsel efektler, kostüm dizaynları ve özel tasarımların istenen düzeye erişebilmesi için filmin vizyon tarihi 2012 olarak belirleniyor. Ancak fiziksel ve politik birtakım engellerden dolayı filmin çekimlerine ancak 2012’de başlanabiliyor. Sonuç itibariyle; başrolde Tom Hardy’nin yer aldığı, George Miller imzalı Mad Max: Fury Road’un serinin hayranlarıyla buluşması tam 17 yıl sürüyor.

Tiefland (20 Yıl)

tiefland-filmloverss

Alman yönetmen Leni Riefenstahl; Eugen d’Albert’in bestelediği ve Rudolph Lothar’ın yazdığı Tiefland operasını beyazperdeye uyarlamak için senaryo çalışmalarına 1934’te başlıyor. Ancak Nazi taraftarı görünmemek adına projeyi bir süre rafa kaldırıyor. Riefenstahl’ın Hitler ile olan münasebeti, yönetmenin kendi prodüksiyon şirketini kurmasına vesile oluyor. Filmin çekimleri 1940 yılında başlıyor ama İkinci Dünya Savaşı’nın etkileri lokasyonun değiştirilmesine ve çekimlerin ertelenmesine sebep oluyor. Çekimlerin 1944’te bitmesine karşın, savaşın sona ermesiyle birlikte Fransız yetkililer filme el koyuyor. Dahası film uzunca bir süre geri verilmiyor; verildiğinde ise pek çok bölümün eksik olduğu fark ediliyor. Bunlara rağmen Riefenstahl Tiefland’i 20 yıllık bir sürecin ardından 1954’te yayınlıyor. Eugen d’Albert ve Rudolph Lothar imzalı Tiefland operasının Leni Riefenstahl uyarlaması, uzun bir süre Guinness Rekorlar Kitabı’nda prodüksiyon süreci en fazla süren filmi olarak yer alıyordu ta ki Tiefland’ın rekorunu egale eden The Thief and the Cobbler gelene kadar.

The Thief and the Cobbler (31 Yıl)

the-thief-and-the-cobbler-filmloverss

Kanadalı yönetmen Richard Williams’ın yazıp yönettiği The Thief And The Cobbler, animasyon olmasının yanı sıra uzun ve karmaşık prodüksiyon süreciyle de tanınıyor. 1964 yılında çalışmalara başlayan Williams’ın amacı el çizimi animasyon ile bir film yapmak oluyor. Ancak özel yatırımcılardan veya herhangi bir stüdyodan kaynak bulamadığı için Williams, kendi filmini finanse etmeye karar veriyor. Bunun için televizyon reklamları ve çizgi diziler gibi küçük çaplı işlerde yer alıyor. Oradan elde ettiği kazançla da bir grup çizer ile anlaşıyor. 1988 yapımı Who Framed Roger Rabbit’in elde ettiği başarıya dek prodüksiyon süreci gelişigüzel ilerliyor. Böylelikle Warner Bros. ile Williams, filmin finanse edilmesi üzerine anlaşmaya varıyorlar ve 1989’da prodüksiyon süreci başlıyor. Williams yine de filmin 1991’de yayınlamasını planlayan stüdyonun isteklerini karşılayamıyor hatta yönetmenin mükemmelliyetçiliğinden ve görsel senaryo taslağı üzerindeki tereddütlerinden dolayı bu tarih pek çok kez erteleniyor. Bütün bu karmaşık süreç ve bütçenin aşılması, filmin iki kere daha düzenlenip farklı isimlerle yayınlanmasına neden oluyor. Warner Bros. bir sonraki adımda projeyi, tamamlama garantisi veren bir şirkete devrediyor. Fred Calvert’in yapımcılığında, Williams’ın dahil olmadığı bir dizi değişiklik yapılıyor ve yeni versiyon The Princess and the Cobbler olarak 1993 yılında yayınlanıyor. 1995’te ise Miramax daha fazla değişikliğe gidiyor ve Arabian Knight beyazperde ile buluşuyor. Nitekim The Thief and the Cobbler macerası tam 31 yıl sonra tamamlanıyor. Ek olarak; Williams kendi filmini tamamlayamıyor; geride yalnızca hayranları tarafından düzenlenen “Recobbled Cut” kalıyor.

Bonus: The Man Who Killed Don Quixote

amazon-lost-in-la-mancha-the-man-who-killed-don-quixote-terry-gilliam-filmloverss

Terry Gilliam’ın 1998’de başlayan, Miguel de Cervantes’in ölümsüz eseri Don Kişot (Don Quixote)’u beyazperdeye The Man Who Killed Don Quixote ismiyle uyarlama çabası yedi başarısız girişimle sonuçlanıyor. İlk deneme, Gilliam ve Tony Grisoni’nin kaleme aldığı senaryo ile İspanya’da başlıyor ve kitaba göre büyük farklılıklar içeriyor. Gilliam’ın başrollerinde Johnny Depp, Jean Rochefort ve Vanessa Paradis’in yer aldığı ilk denemesi, yaklaşık 32 milyon dolarlık bir bütçe ile 2000 yılında prodüksiyon sürecine giriyor. Ancak yalnızca birkaç günde meydana gelen sel felaketi, Rochefort’un hastalanmasından dolayı projeden ayrılması ve birtakım finansal problemler filmin rafa kaldırılmasına sebep oluyor. Dahası Don Kişot uyarlamasının kamera arkası olarak kullanılması planlanan görüntüler ve film ekibinin yaşadığı talihsizlikler 2002’de Terry Gilliam’ın hayal kırıklıklarını konu alan Lost in La Mancha belgeseline dönüşüyor. 2008’de Gilliam, filmin yeni versiyonu için çalışmalara başlıyor. Tamamı yeniden çekilecek filmde Johnny Depp’in rolü değişmezken, Don Kişot’u canlandırması için Robert Duvall’ın ismi geçiyor. Ancak Depp’in Disney ile iki ayrı film üzerinden anlaşmaya varması, projenin çekim sürecinin yeniden planlanmasına neden oluyor. Böylece Ewan McGregor Depp’in yerini alıyor. Bu girişmin de mutlu sonla bitmemesinin ardından son olarak 2015’te gelen haberlere göre; Amazon Prime ile anlaşan Terry Gilliam, başrollerinde Jack O’Connell ve John Hurt’ün yer alacağı yeni bir Don Kişot macerasına yelken açıyor. Filmin çekimlerinin Ağustos 2015’te başlaması beklenirken, öngörülen vizyon tarihi ise Mayıs 2016. 17 yıllık bu zorlu mücadelenin tamamlanmasını umarak, merakla bekliyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi