Tom Hardy ve Steven Knight’ın arkasında olduğu mini dizi Taboo 1. Bölüm Shovels and Keys ile oldukça kasvetli ve karanlık bir havaya büründü. Ardında cevaplanmayan pek çok soru bırakan James Keziah Delaney’in, Afrika’dan İngiltere’ye dönüşündeki gizem de belli ki kalan yedi bölüme yayılacak. Bu doğrultuda kapitalizm ve emperyalizmin birleştiği noktanın tam üzerinde duran James Delaney, izleyiciye daha fazlasını verecek gibi duruyor.

***Bu yazı Taboo 1. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Bir dönem dizisi olarak televizyondaki yerini alan Taboo, yalnızca kamera önünün değil kamera arkasının da yarattığı büyük beklentilerle yola çıkmıştı. Tom Hardy’nin son dönemdeki projeleri göz önünde bulundurulursa, Taboo’nun başrolünde yer alması bile merak uyandırmak için yeterli bir sebepti pek çoğumuz için. Üstelik ilk bölümü Shovels and Keys ile izleyiciyle buluşan dizinin yaratıcısı olarak karşımıza çıkan Tom Hardy’nin, bu gizemli yolculuğa babası Chips Hardy ve Steven Knight ile çıktığını söylemek de yeni bir merak ögesi olmak için önemli bir faktördü. Sanırım geriye yalnızca dizinin yapımcılığını üstlenen ismin Ridley Scott olduğunu söylemek kalıyor. Tüm bunlar birleşince tek yapmamız gereken derin bir nefes alıp, Locke ile muazzam işler ortaya çıkarabileceklerini gösteren, dizi dünyasında adından sıkça söz ettiren Peaky Blinders ile bu birlikteliği perçinleyen Hardy ve Knight ikilisinin arkasında olduğu mini dizi Taboo’yu izlemek ve gizemli havasını içimize çekmek.

Taboo 1. Bölüm: “Yaptğınız Kötülüğü Biliyorum, Çünkü Bir Zamanlar Ben de Onun Bir Parçasıydım”

taboo-1-bolum-james-filmloverss

Taboo 1814 yılının Londrası’nda geçiyor. Tom Hardy’nin hayat verdiği James Keziah Delaney on yıldır bulunduğu Afrika’dan İngiltere’ye babasının cenazesi için dönüyor. Ancak babası dışında herkesin yolculuk ettiği köle gemisinin batmasıyla birlikte öldüğünü düşündüğü James Delaney’nin cenazede görünmesi bir anda ortalığı karıştırıyor. Özellikle üvey kız kardeşi Zilpha (Oona Chaplin) ve kocası Thorne Geary (Jefferson Hall) bu durumdan hiç hoşnut olmuyor; zira planlarının James tarafından bozulacağını adı gibi biliyor. Peki, herkesi birbirine düşüren ve tedirgin eden bu planın temelinde ne yatıyor? İşte bu noktada devreye East India Company (Doğu Hindistan Şirketi) giriyor ve babasının James’e bıraktığı Nootka Sound bölgesini Zilpha’nın şirkete satmak için anlaşma yaptığı ortaya çıkıyor. Ancak East India Company’nin hayalet sandığı James’in boyun eğeceğini düşünmesi ve tam aksine James’in bir saniyeliğine bile olsa bu zevki onlara tattırmaması kalan yedi bölümün odağına götürüyor bizi. Dahası, intikam almak için Afrika’dan dönen James’in tek yapması gereken East India Company ile uğraşmak değil, babasının gizemli ölümünü de çözmek olacak.

Kasvetli ve karanlık havasıyla dikkat çeken dizinin ilk bölümü Shovels and Keys’in ardında pek çok soru işareti bıraktığını söyleyebilirim. Sekiz bölümden oluşan bir mini dizi olmasına, hatta bir de dönem dizisi olmasına karşın ilk bölüm itibariyle konuya tam olarak hakim olmayı beklemek yanlış bir düşünce olurdu zaten. Zira tarihten esintiler görsek de, Taboo’nun en önemli silahı yarattığı gizemli hava ve James Delaney karakterinin evrilebileceği kimlik. Dolayısıyla iyi bir hikaye anlatısı yaratılmışsa eğer, Taboo’nun beklentileri bir hayli karşılayacağını söylemek mümkün. Ancak ilk bölüm açısından genel bir değerlendirmede bulunursam, kapı kapı dolaşan Tom Hardy’den fazlasını göremedik. Evet, James karakteri yürüyüşü ve kendinden emin duruşuyla bile merak uyandırmayı başardı. Ancak dizinin bütününü düşündüğümüzde, doğru bir çizgide ilerleyen hikayenin yanı sıra Hardy’yi destekleyecek yan karakterlerin de yer alması gerekiyor bana kalırsa. Yine de, yalnızca ilk bölüme bakarak ileriye dönük bir çıkarım yapmak için erken olduğunu düşünüyorum.

Taboo 1. Bölüm: Kapitalizm ve Emperyalizmin Birleştiği Nokta

taboo-1-bolum-sir-strange-filmloverss

James karakterini destekleme görevi de en çok East India Company Başkanı Sir Stuart Strange’e düşüyor belli ki. Game of Thrones’da High Sparrow karakteriyle kendi hükmünü Yedi Krallık’a yaymak isteyen Jonathan Pryce’ın açıkçası bu rol için iyi bir seçim olabileceği kanaatindeyim. Dolayısıyla, Londra ve ülke sınırları dışında önemli yetkilere sahip olan, ne istediğini bilen, dahası istediğini her daim almayı başaran Stuart Strange’in karşısına James Delaney gibi bir engel çıkması, dizinin gidişatını belirleyecek ön önemli unsurlardan biri. Bu noktada East India Company’den söz etmek istiyorum. Projenin gündeme gelmesinden bu yana özellikle Honourable East India Company (HEIC)’nin dizide sergileyeceği tutum çokça tartışıldı. 1. Elizabeth döneminde kurulan Doğu Hindistan Şirketi, ticari amaçla yola çıkıp, askeri güçle beslenerek zamanla politik bir oluşuma dönüşen anonim şirket olarak tanımlanabilir. Bu doğrultuda pek çok tarihçi, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar geniş bir ticaret ağıyla dünyaya hükmederek ve özellikle Hindistan’ı kontrol altına alarak büyük bir güce sahip olan Doğu Hindistan Şirketi’nin yalnızca olumsuz yönleriyle izleyiciye aktarıldığı yönünde eleştirilerde bulunmuşlardı. Bu eleştirilerin çıkış noktası aslında dizinin senaryosunu kaleme alan Steven Knight’ın şu açıklamalarıyla alevlenmişti: “19. yüzyıl boyunca CIA ve NSA ile eşdeğer sayılabilecek, dünyanın en büyük, en havalı uluslar arası anonim şirketi olan East India Company, aşırı ahlakçı ve din ile beslenen tek bir parçaya dönüşmüştü.”  Ancak unutulmamalıdır ki, kapitalizm ve emperyalizmin birleştiği noktada, neyin kim için doğru olduğu ve bu doğruluğu kimin objektif olarak yorumladığı tartışmaya açıktır her zaman.

taboo-1-bolum-chaplin-filmloverss

James Delaney’in Afrika’da neler yaşadığını ve yaşattığını, nelere maruz kaldığını henüz bilmiyoruz. Babası Old Horace Delaney’nin zehirlenerek öldürüldüğünü öğrenmesinden sonra James’in daha da hırçınlaşacağını ve henüz açığa çıkmayan hakkındaki söylentilerin doğruluğunu göreceğimiz bölümler bekliyor bizi. Kız kardeşi Zilpha’nın James’ten açığa çıkarmasını istemediği o sırrın da elbette ki ortalığa saçılacağını biliyoruz. Özellikle kadın karakterlerin geri planda kaldığı Taboo’nun ilk bölümünde Zilpha’nın yanında yalnızca genel ev işleten Helga’yı gördük. Zilpha’nın eşi Thorne Geary’nin de sıklıkla “nigger” kelimesini telaffuz etmesiyle birlikte dizinin cinsiyet ve ırk konularına fazlasıyla değineceğini söylemek mümkün; ancak daha da önemlisi bu konuların hangi boyutta ve nasıl işleneceği. James’in korkularıyla başa çıkarak başkalarına korku saldığı günlere tanıklık ederken, hem sakin hem bir o kadar agresif bir kişiliğin yapabileceklerinin sınırı da olmayacaktır tahmin edersiniz ki. James’in şu an için güvendiği tek bir kişi var: Brace (David Hayman). Yine de, yalnızca James’in ve babasının bildiklerini bilen Brace’in farklı tutumlar içine girmiş olabileceğini ve bu tutumların ihanetle sonuçlanabileceğini unutmamak gerek. Ek olarak, ilk dört bölümün yönetmenliğini üstlenen Krystoffer Nyholm’un tüm dikkatini Tom Hardy’e verdiğini söylemek de yanlış olmayacaktır sanıyorum ki.

Toparlayacak olursam, Tom Hardy’nin ön planda olduğu ilk bölüm Shovels and Keys ile Taboo ardında cevaplanmayan pek çok soru bırakarak gizemli bir havaya bürünmeyi başarmış gözüküyor. Kalan yedi bölümün iyi noktalara değinmesini ve özellikle Jonathan Pryce’ın performansının artmasını umarak, Hardy ve Knight’ın bir kez daha iyi bir iş çıkarabileceklerini düşünmek istiyorum.

Taboo’nun ikinci bölüm fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi