Ülkemizde de eleştirmenler tarafından oldukça beğenilen ve yılın iddialı yapımlarından biri olmaya aday olan korku-gerilim filmi Visions (Geçmişin Laneti) 28 Ağustos’ta gösterime girecek! Visions’tan önce sürpriz sonlarıyla seyirciyi şaşırtan 10 başarılı korku – gerilim filmini sizler için listeledik.

Sürpriz Sonlarıyla Şaşırtan 10 Gerilim – Korku Filmi!

Orphan (2009)

orphan-filmloverss

Yönetmenliğini Jaume Collet-Serra’nın yaptığı, başrollerini Vera Farmiga, Peter Sarsgaard ve Isabelle Fuhrman’ın paylaştığı 2009 yapımı Orphan’da yetimhanede büyüyen 9 yaşındaki Esther, bebeklerini yakın zamanda kaybeden bir çift tarafından evlat edinilir. Ancak aile, kısa süre içerisinde kendilerini yetenekleriyle büyüleyen Esther’da bir sorun olduğunu fark eder ve olayın iç yüzü ortaya çıkar. Gerilimi sürekli yüksek tutan film, merakta bırakan gizemleriyle seyircisini beklenmedik bir manevrayla şaşırtmayı başarıyor.

Psycho (1960)

psycho-hitchcock-filmloverss

Korku sinemasının üstadı Alfred Hitchcock’un kült yapımlarından biri olan Psycho, seyircisini final sahnesiyle ters köşe yapmayı başarmakla kalmamış aynı zamanda içinde barındırdığı ilkleriyle sinema tarihinde öncü film olmuştur. Psikanalitik ve sembolik metaforlarıyla döneminin üstünde seyreden film, 55 yıl geçmesine rağmen hâlâ seyirciye verdiği gerilim ve merak duygusundan hiçbir şey kaybetmiyor.

The Ring (2002)

the-ring-samara-filmloverss

Kôji Suzuki’nin Ringu adlı kitabından Uzak Doğu korku sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan Hideo Nakata tarafından 1998 yılında aynı isimle beyazperdeye uyarlanan orijinal film, 2002’de Hollywood tarafından Naomi Watts’ın başrolünde yer aldığı The Ring ile yeniden sinemaya uyarlanmıştı. Hollywood yapımı daha çok ses getirmiş olsa da iki film de lanetli video kaset furyasını başlatmış başarılı filmlerden olup korku sinemasına adlarını yazdırdı ve korkutucu görüntüsüyle intikam peşinde olan küçük bir kızı hayatımıza sokan film, mutlu mesut bitmesini bekleyen seyircisini sürpriz sonuyla şaşırtan yapımlardan biri olmuştur.

Identity (2003)

identity-john-cusack-filmloverss

James Mangold’un yönetmenliğini, John Cusack’ın ise başrolünü üstlendiği 2003 yapımı Identity, şiddetli yağmur sebebiyle izbe bir motele sığınan birbirini daha önce hiç görmemiş olan on farklı kişinin kısa süre içerisinde açıklayamadıkları olaylarla karşılaşmalarını ve seri bir şekilde işlenen, gizemini çözemedikleri cinayetlerden kurtulmaya çalışmalarını konu alıyor. John Cusack’ın usta oyunculuğuyla muazzam bir psikolojik gerilim sunan film, seyirciyi ters köşe yaparak başarılı bir final yapıyor.

Saw (2004)

saw-testere-filmloverss

90’ların sonu, 2000’lerin başında korku türünün izleyici tarafından en çok tercih edilen yapımları, Uzakdoğu menşeli korku filmleri veya bunların Amerikan yeniden çevrimleriydi. 2004 yılında vizyona giren ve bu yapımlar arasından sıyrılan Amerikan korku filmi Saw (Testere), birkaç sene içerisinde fenomen haline geldi, bu ilgi sayesinde kendine de yedi filmlik bir seri edinmiş oldu. Kuşkusuz Testere’nin bu kadar sevilmesinde anti-kahramanı Jigsaw ve onun çözülmesi zor, ölümcül bulmacalarıydı. Fakat belirtmek gerekir ki, ilk filmin akıllarda yer edinen sürpriz finali olmasaydı muhtemelen yedi filmlik bir Testere serisinden bahsedemezdik.

Martyrs (2008)

martyrs-filmloverss

Haute Tension, Frontière(s), À l’intérieur gibi filmler ile beraber 2000’ler sonrası yükselişe geçen Fransız korku sinemasının önemli yapımlarından biri olan Martyrs, korku film müdavimlerinin bile kaldıramayabileceği işkence sahnelerine sahipti. Pascal Laugier’in yönetmenliğini yaptığı filmin en büyük artısı ise, başarılı kurgu hamleleriyle sürpriz finaline kadar izleyiciyi bir an olsun merak unsurundan mahrum bırakmamasıydı. Felsefi ve dini göndermeler ile dolu son bölümü de filmi benzerlerinde ayıran diğer bir etmen olmuştu.

Shutter Island (2010)

shutter-island-leonardo-dicaprio-filmloverss

Efsanevi yönetmen Martin Scorsese ile ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio’yu tekrar bir araya getiren 2010 yapımı Shutter Island, ünlü polisiye yazarı Dennis Lehane’in aynı isimli eserinden güç alarak izleyiciyi şaşırtmayı başaran bir yapım. Ünlü oyuncu kadrosunun birbirine uyumlu performansı, Scorsese’nin gerilimi sürekli ayakta tutan kamerası ve olayların geçtiği tekinsiz akıl hastanesi arka planı ile izleyiciyi sürekli diken üstünde tutan Shutter Island, finaldeki kırılma anı geldiğinde seyirciyi ters köşeye yatırmayı başarıyor.

El Cuerpo (2013)

el-cuerpo-filmloverss

2013’ün belki de en büyük sürpriziydi El Cuerpo – Ceset. Gösterimi öncesinde kimsenin adını bile anmadığı film, bir anda gerilim türünün hayranlarının ilgi odağı haline geldi ve bu türde yılın en iyileri arasındaki yerini aldı. Klişe korkutma tekniklerini kullanmayan aksine sırtını “bir sonraki adımda ne olacak?” diye sordurtmayı başaran senaryosuna dayayan filmin, bu denli başarılı olmasındaki en büyük etken ise kuşkusuz sanat ve görüntü yönetimiydi. Son sahnesine kadar, gece boyunca gerçekleşen olayların gerçek yüzünü hissettirmeyen ve finaliyle akıllarda yer eden El Cuerpo, sürpriz konusuyla türdeşlerinden ayrılan filmler listesinin de başını çekiyor.

Sleepaway Camp (1983)

sleep-away-camp-filmloverss

Film, Angela henüz küçük bir çocukken, erkek kardeşi, babası ve babasının erkek arkadaşı ile gittiği bir tatilde açılır. Tatilde, elim bir sürat motoru kazasında babası ve kardeşini kaybeden Angela, halası ve kuzeni ile yaşamaya başlar. Kazadan sekiz yıl sonra gittiği yaz kampında, içine kapalı olduğu için yaşıtları tarafından alaya alınır ve pek sevilmez. Angela, kampta tanıştığı Paul ile yeniyetme aşkı ve cinselliği keşfederken, kampta cinayetler baş gösterir. Sonunda katilin kim olduğunu öğrendiğimizde yaşadığımız sürprizden çok, katilin kişiliğine/kimliğine içkin bize yaşattığı şok ile yalnızca korku sinemasının değil, sinema tarihinin en büyük ters köşelerinden biri Sleepaway Camp. Hitchcock sineması ile karşılaştırılamayacak bir 80’ler slasher’ı olsa da, finalinin yalnızca Psycho (Sapık / 1960) ile kıyaslanabileceğini söylesek abartmış olmayız.

A Tale of Two Sisters (2003)

the-tale-of-two-sisters-filmloverss

Jee-woon Kim’in yönetmenliğini üstlendiği A Tale of Two Sisters, pek çok korku filminin klasik tarzından sıyrılıp yarattığı tuhaf havayla bir adım öne çıkıyor. Filmin Güney Kore yapımı olması, farklı geleneksel hikayeleri ve olay örgüsünü de beraberinde getiriyor. Zira üvey anneleriyle tanışmaya hazırlanan iki kız kardeşin büyük bir evde başlayan hikayesi, klasik konusuna rağmen orijinalliğiyle ön plana çıkıyor. Dahası tüyler ürperten ani değişiklikleri ve kasvetli havasıyla birleşerek izleyenlerin bir saniye bile gözünü kırpmasına izin vermiyor. İpuçları vermekten ziyade başından sonuna dek izleyiciyi kendi olay örgüsü içine çeken A Tale of Two Sisters, karakterlerin yaşattığı karmaşa ile izleyenleri ters köşeye yatırmayı oldukça iyi başarıyor.

Bu filmlerin arasına bu hafta vizyona girecek Visions – Geçmişin Laneti’nin de eklenmesini bekliyoruz.

11898893_1000727133282634_9122017394657030485_n
Korku veya gerilim filmlerinin sizi şaşırtmasını seviyorsanız Geçmişin Laneti’ne mutlaka şans vermelisiniz!

https://vimeo.com/135437973

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi