Sümela’nın Şifresi:Temel / Moskova’nın Şifresi:Temel

Sümela’nın Şifresi:Temel / Moskova’nın Şifresi:Temel

Türkiye’de “komedi filmi” kavramı, son 10 sene içinde yerini kaba-komedi’ye bıraktı. Hepimizin ister istemez aşina olduğu Recep İvedik, G.O.R.A, Muro vs. gibi filmlere geçtiğimiz sene bir yenisi daha eklendi; Sümela’nın Şifresi: Temel.

Temel fıkralarından yola çıkılarak hazırlanmış bir film gibi görünen filmde, diğer örneklerin aksine daha belirgin bir olay örgüsü var. Fıkralarda başı hep bir İngiliz, bir Alman ve bir Fransız’la derde giren Temel; bu kez bir Rus mafyasına bulaşıyor. Çocukluğundan beri saplantılı olarak sevdiği, Zuhal’i babasından istemeye gidip, reddedilince; kendini kanıtlayabilmek için çok zengin olmanın planlarını yapıyor. Böylece Zuhal’in babasını ikna edip, hayallerinin kadınına ulaşabilecek. Da Vinci Şifresi’nden yola çıkarak, en iyi arkadaşı Turgay’la birlikte Sümela Manastırı’nın şifresini çözüp hazineyi bulmanın peşine düşüyor. Aynı gün, aynı saatte, aynı yerde bir Rus mafyasıyla, bir Türk mafyasının mal karşılığı altınları takas edeceklerinden haberi yok tabii. Çıkan çatışmada kaybolan altınlar Temel’in kazdığı çukura düşüyor ve bu kez Temel ile Rus mafyası arasında bir kaçma kovalamaca başlıyor.

Diğer kaba-komedilerde de olduğu gibi güldürü unsurları çok basit seviyede tutulmuş. Herkesin anlayabileceği basit bir film. Küfürlü bir dili var ama Recep İvedik’te olduğu gibi zorlama bir dil değil bu. Halkın, günlük konuşmalarını olduğu gibi yansıtıyor.  Kullanılan küfürler izleyiciyi rahatsız etmiyor, aksine izleyiciye samimi geliyor.

Diğer örneklerde olduğu gibi; tek güldürü unsuru küfür değil. Trabzon’da geçen film; lazların doğal komikliklerinden yararlanabilme fırsatını vermiş yönetmene. Oyuncular da başarılı olunca, bu avantajı çok iyi kullanmışlar. Hiçbir espri olmadan da, karakterler hareketleriyle güldürmeyi başarıyor. Filmin Trabzon’da geçmesinin bir de dezavantajı var; Karadeniz şivesi. Maalesef bu şive sadece Karadenizlilere hitap ediyor. Hiç Karadeniz bölgesinde yaşamamış, Karadenizlilerle bir arada olmamış insanlar için, bu filmden keyif almak oldukça zor. Dile uzun bir süre alışamamakla beraber, bazen söyleneni bile anlamamak, hiç zevkli değil.

Geçen yıl aralık ayında vizyona giren Sümela’nın Şifresi: Temel filminin ikinci filmi olarak çekilen Moskova’nın Şifresi: Temel, bir önceki filmin bittiği yerden devam ediyor. Temel ile Zuhal evlenmiş, mutlu bir evlilik sürerlerken; Rus mafyası kaybettiği altınları geri almak için Temel’in peşine düşüyor. Temel ise o kadar saf ve temiz kalpli ki; Zuhal’i aldıktan sonra, artık altınlara ihtiyacı olmadığını düşünüp onları polise teslim ediyor. Peşindeki silahlı adamlardan kurtulup, Zuhal’i korumak için Moskova’ya, adamları öldürmeye giden Temel, karısı endişelenmesin diye ona İstanbul’a gittiğini söylüyor. Çok geçmeden gerçek ortaya çıkıyor. Trabzon’da herkes Temel’in Rusya’da olduğundan bahsediyor. Zuhal, Temel’in kadınlar için Rusya’ya gittiğini, bu yüzden kendisine söylemediğini düşünerek Temel’i terkediyor. Temel Zuhal’e gerçekleri anlatmak, kendini affettirmek derdindeyken; en iyi arkadaşı Turgay da Zuhal’in en iyi arkadaşı Filiz’e aşık oluyor.

İlk filmin sonu çok hızlı gelmişti, bir yerlerde yarım kalmış bir şeyler olduğu hissini uyandırıyordu. İkinci film, ilk filmde yarım kalanları tamamlamak için çekilmiş. Yeni bir şey yok. Espriler hemen hemen ilkiyle aynı. Adının “Moskova” olduğuna bakmayın; filmin büyük bir kısmı yine Trabzon’da geçiyor.

Karadeniz’in o muhteşem manzarası filmde neredeyse hiç kullanılmamış. Oysa açık alan çekimlerinin çok olduğu böyle bir filmde; manzaranın etkili bir şekilde kullanılması filme çok şey katabilirdi. İlk filmde Trabzon’a özgü olarak Sümela Manastırı vurgulanmıştı. İkinci filmde ise; sadece kısa bir piknik sahnesiyle doğal manzaraya hafifçe değinilmiş.

Hiçbir zaman büyük umutlar vaat etmemiş olan bu iki film, hayal kırıklığı yaratmıyor, ancak beklentilerin üstüne de çıkamıyor, vasatın biraz üstünde kalmakla yetiniyorlar. Kişisel fikir belirtmek gerekirse; ilk iki filmi sıkılmadan izledim ama üçüncü bir Temel filmini sabırsızlıkla beklediğimi söyleyemem.

FacebookTwitterGoogle+Share

2 Yorum

  1. Serdar Durdu 23/11/2012 at 12:28 - Reply

    İlk filmi de izlememiştim. komedi kriterlerimin biraz dışında kalıyor. İzlemeden katıldığım bir eleştiri oldu Umay.

  2. Hatice Candan 24/11/2012 at 13:08 - Reply

    Bence izlenilecek filmler arasında yer alıyor canım.

Yorum yazın