Suits dün akşam yayınlanan Not Just A Pretty Face isimli 4. sezonun 16. bölümüyle sezon finali yaptı, dizi bu yaz USA Network kanalında kaldığı yerden devam edecek.

Not: Bu yazı Suits’i izlemeyen okurlarımızın hoşuna gitmeyecek spoilerlar içermektedir.

Harvey Specter (Gabriel Macht)’ı Zoe Lawford (Jacinda Barret) ve Scottie (Abigal Spencer) ile yaşadığı ve ne yazık ki sonunu getiremediği Harvey tarzı romantizmden sonra yalnız ve ukala New York’un en başarılı beyaz yakalı avukatlarından biri olarak izlemeye devam ettik. Suits için kült bir karakter haline gelen Donna (Sarah Lafferty)’yla Harvey’nin arasındaki uzun yıllara dayan bu kimyanın hikayeye bir şeyler ekleyeceğini az çok tahmin ediyorduk. İlk bölümden bu yana aklımızı kurcalayan Donna – Harvey ilişkisi bazı flashback sahnelerle eski gizeminden kurtuldu kurtulmasına ama şahsına münhasır bu iki karakterin aralarındaki duygusal bağı kafamızda tam anlamıyla bir yere oturtamadık; dün akşam yayınlanan sezon finalini göz önünde bulundurursak onların kafası da en az bizim kadar karışık. Sarrah Lafferty’nin eşsiz Donna performansına ise her zamanki gibi diyecek yok!

Harvey Specter’ın göstermeye çalıştığının yarısı kadar bile umursamaz bir adam olmadığını ve bu oto-kontrolün aslında anne babasının ilişkisinden aldığı yaralardan kaynaklandığını, babasının ölüm yıl dönümünde elinde bir şişe viskiyle mezarı başında gözleri dolmuş bir halde dikilirken gördüğümüzde zaten anlamıştık. Geçtiğimiz bölümler boyunca gerek Zoe’ye yaptığı veda, gerek Scottie’ye karşı dürüstlüğü ve Mike’ı sahiplenmesi Harvey Specter’ın duygusal yönünü gösteren küçük ipuçları oldu. Ancak Harvey’i daha önce hiç bu kadar çok ”Seni seviyorum”, ”Seni özledim” ve ”Onu önemsiyorum” derken görmemiştik. Sezon finaliyle ilk defa ciddi anlamda Harvey’nin geçmişine ve özel hayatına inilmiş oldu; Harvey Specter’ın Marcus adında bir erkek kardeşi olduğunu, onun için büyük bir fedakarlıkta bulunduğu ve onu hayatının dışına koymuş olsa bile güvende tutabilmek için elinden gelen her şeyi yapacağını öğrenmiş olduk.

Her ne kadar yüksek dozda Mike Ross (Patrick J. Adams) – Harvey Specter ‘bromance‘ini izlemekten kimse şikayetçi olmasa da, bu sezonda diğer karakterlerin hikayeleri üzerinde her zamankinden biraz daha fazla durulmasının diziyi renklendirdiğini söylemekte yarar var. Louis Litt (Rick Hoffman) sonunda isim partnerlerinden biri olarak, adını duvara hiç de tasvip etmediğimiz yollarla yazdırmayı başardı. E, Donna, Rachel ve hatta Mike’la da arayı düzeltince ve Norma’nın ölümüyle yaşadığı duygusal kırılma sonrası herkesin pay çıkaracağı bir merasim düzenleyince sonunda dizinin hayranları da onun ekibin yeniden bir parçası olması fikrini kabullendi. Birbirinden dominant karakterlerin arasında genellikle kaybedeni ve en son tercih edilen adamı oynayan Louis’i takıntıları, özgüven problemleri, mimikleri ve duygusal patlamaları yüzünden Pearson & Specter için ortalama bir avukat gibi gördüğümüz bunca bölümden sonra, herkese istediğini tek tek yaptırarak büyük oynamaya başladığını görmek biraz şaşırtmadı desek yalan olur.

Rachel Zane (Meghan Markle) sadece Mike Ross’un sevgilisi ya da Robert Zane (Wendell Pierce)’nin kızı olmaktan daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu Pearson & Specter sponsorluğunda Columbia Üniversitesi’nde hukuk okumaya başlayarak kanıtlamıştı. 4. sezonda Mike’ın geri dönüşüyle geri planda kaldığını fark ettiğimiz Rachel Zane sezon finalindeki kilit rolüyle onların bir dengi olduğunu gösterdi ve Harvey Specter’dan beklediği saygıyı sonunda görmüş oldu. Dahası, Mike Ross ve Rachel Zane için başka güzel haberler var.

Patrick J. Adams’ın canlandırdığı Mike Ross karakterinin diploması olmadan yürüttüğü hukuk kariyerinin ne olacağı ise asıl merak konusu. Üstelik artık sırrı bir çok kişi tarafından biliniyor ve gerek Pearson & Specter şirketi için gerekse karakterlerin ikili ilişkileri için daha fazla yalan ve manipülasyona sebep olmaya başladı.

Gözümüzde adeta iş dünyasında bir 21. yüzyıl amazonu diyebileceğimiz bir figür haline gelen Jessica Pearson (Gina Forres)’ın hikayesine de romantizm dahil oldu ve bu sağlam, kapalı kutu olan kadının Jeff Malone (D.B.Woodside) ile yaşadığı ilişkiyi ve çıkmazlarını da izlemiş olduk. Bu ikilinin sezon finalinde yaşadığı çözülme göz önünde bulundurulursa, yaz aylarında yayınlanacak yeni bölümlerde bu durumun gidişatının ne olacağını merakla izliyor olacağız.

Neredeyse her bölümde Mike ve Harvey’nin günlük konuşmalarında veya dosyalar üzerinde çalışırken Mississipi Burning, The Godfather, Top Gun ve daha pek çok filmden alıntı yaparak atışması, bu zeki ve ukala adamların muzip sinefil hallerini de görüp onları daha çok sevmemize sebep olmuştu. Bu sezonla ilgili yapacağım eleştirilerden biri Harvey ve Mike’ın kült filmler üzerinden yaptığı bu eğlenceli dialoglarının azaldığını söylemek olacak. Dizinin hayranlarının son zamanlarda yaptığı eleştirilerden biri de peki bunca zaman  Harvey Mike’sız bunca işin altından nasıl kalkıyordu? şeklinde. Muazzam bir görsel hafızaya sahip altın çocuk Mike’ın son zamanlarda Harvey’den biraz rol çaldığını söylemek yerinde olabilir, biraz mentör biraz co-pilot rolündeki Harvey Specter’ı sezon finalinde tüm ipleri eline almış ve Forstman’la 12 yıllık özel meselesini sonunda kapatmış olarak izlemek bu yüzden oldukça keyifliydi.

Aaron Korsh’un yaratıcısı olduğu dizi başarılı birçok isme konuk oyuncu olarak yer vermesi bakımından da iddialıydı. Daha önce, Game Of Thrones’un mağrur ve gururlu Catelyn Stark’ı Michelle Fairley’i, dizide Ava Hessington olarak izlemiştik. Bu sezonda ise Battlestar Galactica’nın Humanoid Cylon’ı Tricia Helfer avukat Evan Smith rolüyle iki bölümde yer aldı. Daha önce Patrick J. Adams’la The Come Up isimli kısa filmde de beraber çalışan, son zamanların popüler gençlik dizilerinden Pretty Little Liars’ın Spencer’ı Troian Bellisario ise Mike Ross’un eski sevgilisi Claire olarak karşımıza çıktı. Bu isimlere ek olarak Sean Cahill rolüyle Neil McDonough’ı, Eric Woodall rolüyle Zeljko Ivanek’i ve Charles Fortsman olarak Eric Roberts’ı bu sezon yeniden izlemiş olduk.

Suits’in başrollerini paylaşan Gabriel Macht ve Patrick J. Adams dizinin 4. sezonunda birer bölümün yönetmenliğini de üstlenerek kamera arkasına geçti. Aynı zamanda fotoğrafçılık da yapan Patrick J. Adams’ın New York’ta açtığı Behind the Scenes Look at the World of ‘Suits’ isimli sergisi ise USA Network kanalından büyük destek gördü ve dizinin hayranları tarafından çok beğenildi. Oyuncu kadrosunun arasındaki mükemmel uyum ve ekibin kamera arkasındaki aktifliği ve isteği izleyicileri de motive ederek kuşkusuz Suits’in başarısına çok şey katıyor!

Son bölümde birbirine veda etmek zorunda kalan bir çok karakteri izledik, hukuki hikayelerse Pearson & Specter & Litt’e yakışacak şekilde başarıyla halledildi. Peki sizce Suits’in yeni sezonunda bizi neler bekliyor?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi