50 yılı aşkın bir süredir ekrana konuk olan Doctor Who’nun senaristi Steven Moffat ve hayranlar arasındaki çekişmeli ilişkinin sona yaklaştığını bilmenin verdiği hazzı yaşıyorum. Moffat’ı sevmediğimden ya da hikayenin özüne aykırı hareket ettiğini düşündüğüm için değil bu haz. Aksine Russell T. Davies’in yarattığı boşluğu ilgi çekici detaylarla doldurarak, hayranlık uyandıran hikayeler kaleme alması senariste karşı sevgimi körüklüyor. Tabii benim sevgimin egemen görüşü bastırması mümkün olmayıp, Moffat’ın vedasına sevinen büyük bir kitlenin varlığının da aynı ölçüde farkındayım. Bu bağlamda yazarın ustalık eseri diyebileceğimiz beş bölümü seçmek zordu. Yine de ayrılmasına kısa bir süre kala Moffat’ın yaptığı iyi işleri hatırlamak istiyorsanız sizi şöyle alalım:

Steven Moffat’ın Kaleme Aldığı En İyi 5 Doctor Who Bölümü!

A Good Man Goes To War

steven-moffat-in-kaleme-aldigi-en-iyi-5-doctor-who-bolumu-filmloverss Listenin birinci sırasına koymak için hayli iddialı bir seçim A Good Man Goes To War. Zira Moffat’ın meraktan neredeyse çatlayacağımız sırları açık ettiği, insanların birbirine sırt çevirdiği, River Song’un gizeminin aydınlandığı bir bölüm olmasının yanı sıra; Matt Smith’in dönemi boyunca Doktor’a yapılan ‘Tanrı’ göndermelerinin en yoğun hissedildiği hikaye. İyi bir adam savaşa girerse neler olur sorusunun cevabını yazan Moffat, yalnız ve deli bu adamın neden Doktor ismini kullandığını da gözler önüne seriyor. Yazarın kalemini beğenmiyor olabilirsiniz fakat bölümün hikayedeki kilit noktalara yaptığı vurguya saygı duyulması gerektiği taraftarıyım. Dahası Karen Gillan ve Arthur Darvill’in de sözü edilmeye değer bir performans sergiledikleri aşikar.

The Angels Take Manhattan

steven-moffat-in-kaleme-aldigi-en-iyi-5-doctor-who-bolumu-3-filmloverssYukarıda bir yerlerde Karen Gillan ve Arthur Darvill’in ‘sözü edilmeye değer’ performanslarından bahsetmiş olmalıyım. Bu mütevazı yorumu bir kenara bırakarak ikilinin yakaladığı dinamiğin en başarılı örneği The Angels Take Manhattan’a bakalım. Spoi vermemek adına savaştığım için, Pond’lara veda ettiğimiz bölüme dair ayrıntılara girmeyeceğim. Ama Ağlayan Melek’lerin imzasını taşıyan hikaye; karanlık atmosferi, duygusal diyalogları ve Pond’ların zamanın sınırlarını zorlaması gibi unsurları birleştirerek listeye girmeyi başardı.

Blink

steven-moffat-in-kaleme-aldigi-en-iyi-5-doctor-who-bolumu-5-filmloverssSeriye gönülden bağlı hayranlarla tartışmaya girmek istemesem de (ki ben seriye gönülden bağlı bir hayranım) Blink’in modern serinin en iyi bölümü olduğu bir gerçek. Söz konusu Moffat olunca yazıda ne kadar çok ‘en’ kelimesinin geçtiğini fark etmişsinizdir. Bunu tekrara düştüğüm için değil gizliden gizliye senaristi övmek adına yapıyorum. Blink ise; yerimizde duramadığımız, perdenin arkasını kontrol ettiğimiz, heykellerden uzun süre korkmamıza sebep olan bir bölüm. Tüyleri diken diken ettiğini inkar edemeyiz. Ağlayan Melekler’in tanıtıldığı hikaye David Tennant’ın tüm zamanların en iyi Doktor’unu canlandırdığı döneme denk geliyor.

Listen

steven-moffat-in-kaleme-aldigi-en-iyi-5-doctor-who-bolumu-filmloverss

Peter Capaldi’nin seriye adım atmasından sonra durağan bir senaryo ile karşımıza çıkan dizinin bu bölümü Doktor’un yalnızlığa bakış açısını ele alıyor. Seri görünmeyen yaratıklarla mücadele etmenin yanı sıra, bilinmeyenin izinden gitmeyi amaç edinirken; akıllara bizi daima izleyen birinin/birilerinin olduğunu sorusunu getiriyor. Moffat’ın uzay-zaman ikilisini aklın keşfedilmemiş sınırları üzerinden ekrana taşıması tartışmalara yol açsa da, senarist Capaldi’nin role adapte olması için oyuncuya yumuşak bir geçiş sağlıyor.

The Day of the Doctor

steven-moffat-in-kaleme-aldigi-en-iyi-5-doctor-who-bolumu-2-filmloverss50. yıl dönümü için inanılmaza yakın bir hikaye kaleme almak zorunda olduğunu bilen Moffat’ı çok sevdiğimi söylemiş miydim? Üzerindeki baskıya rağmen beklentilerimizin üstünde bir bölüm yazdı çünkü. Son Büyük Zaman Savaşı’nın gizemi aydınlanırken; Matt Smith, David Tennant, John Hurt ve Billie Piper’ın katkılarıyla şekillenen bölüm sürpriz bir konuğa yer vermeyi ihmal etmedi. Tom Baker sanki her gün karşılaşıyorlarmış gibi Doktor’un (!) yanına geldi ve Tennant’ın dönüşünün, düzeltiyorum Tennant’ın Kötü Kurt hikayesiyle dönüşünün, üstünü çizerek tarihe geçti.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi