Neredeyse her eseri, sinemaya ya da televizyona uyarlanan Stephen King’in 7 favori korku filmi listemize göz atmak için sizleri şöyle alalım.

Yazdığı romanlarla büyük küçük herkesin ismini bildiği ünlü yazar Stephen King; neredeyse her eseri, sinemaya ya da televizyona uyarlanan, yarattığı harika karakterleriyle tarihte bir iz bırakan harika bir yazardır. Özellikle korku ve gerilim alanında yazdığı eserlerle adından söz ettiren King; aynı zamanda, Carrie ve The Shining gibi sinema tarihindeki en ikonik korku filmlerinin mimarı olan, bu eserlerde yer alan Carrie White ve Jack Torrance karakterlerini hem edebiyat hem de sinema dünyasına kazandırmasıyla da bilinir.

Edebiyata her türde başarılı eserler bırakan Stephen King’in, favori korku filmlerini hiç merak ettiniz mi? Kendisinden tam da bekleyeceğimiz türde, benim de çok sevdiğim birbirinden farklı ve iyi filmlerin bir arada bulunduğu bir liste sizleri bekliyor. İşte karşınızda ünlü yazar Stephen King’in 7 favori korku filmi!

Stephen King’in 7 Favori Korku Filmi

The Blair Witch Project (1999)

the-blair-witch-project-filmloverss

Buluntu film (found footage) türünün atası diyebileceğimiz The Blair Witch Project, özellikle çekildiği dönemde yapılan etkili PR çalışmasıyla adından söz ettirmiş ve kült film statüsüne ulaşarak sevilen korku filmleri arasındaki yerini almıştır. Daniel Myrick ve Eduardo Sánchez ikilisinin yönetmenliğini üstlendiği film; söylentiden ibaret olan Blair Cadısı Efsanesi hakkında bilgi edinmek ve bu efsanenin nasıl bir anlatıdan günümüze kadar geldiğini öğrenmek için üç kişilik bir belgesel ekibinin, Maryland sınırlarındaki Black Hills Ormanları’nda yaptığı araştırmayı ve efsanenin bir yalandan ibaret olmadığını anlamasıyla yaşadıkları olayları konu alıyor. Özellikle internetin popüler olmaya başladığı dönemde çıkış yapan film; alışılagelmiş korku filmlerinden farklı olarak bolca kana ve şiddete yer vermiyor, tam aksine hikayesini doğaüstü bir güç üstüne kurarak izleyicisini korkutmayı başarıyor. Bu durum da filmin gerçekçi bir hava yakalamasına neden oluyor. Stephen King de bu gerçekçi havadan çok etkilenmiş olacak ki, The Blair Witch Project’i favori korku filmleri listesine yerleştiriyor.

The Autopsy of Jane Doe (2016)

the-autopsy-of-jane-doe-filmloverss

Geçtiğimiz yıl gösterime girmesine rağmen adını şimdiden ‘tek mekânda geçen unutulmaz korku gerilim filmleri’ arasına yazdıran The Autopsy of Jane Doe, Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yılın önemli korku filmlerinin yer aldığı Midnight Madness seçkisinde yer almasıyla büyük ses getirdi. Toronto dahil olmak üzere birçok festivalden ödülle ayrılan film, Virginia’da morgda çalışan bir baba ve oğlunun gizemli bir cinayete kurban giden Jane Doe’nun (kimliğini belirlenemeyen kadın cesetler için kullanılan bir ad) cesedini incelemelerini ve olayların gittikçe karmaşık bir hal almasını konu ediniyor. Baba ve oğulun cesedin derinliklerine inmesiyle, öğrendikleri gerçeklerin korkutucu bir hal aldığı film; morg konseptine uygun olarak seçilmiş karanlık ve basık atmosferiyle, detaycı bakış açısıyla ve patolojiyle ilgilenen insanları cezbedecek kurgusuyla adından söz ettiriyor. Başarılı korku filmi Trollhunter‘ın Norveçli yönetmeni André Øvredal‘un yönetmenliğini üstlendiği The Autopsy of Jane Doe, Stephen King için asla yalnız izlenmemesi gereken bir korku filmi.

Crimson Peak (2015)

crimson-peak-filmloverss

Crimson Peak için ‘muhteşem ve kesinlikle korkunç’ tanımlamasını yapıyor, Stephen King. Pan’s Labyrinth, Hellboy filmlerin yönetmeni Guillermo del Toro imzalı Crimson Peak, tam bir gotik gerilim filmi örneği. Hem korkunun en acı yüzünü, hem de romantizmin belki de en acıklı halini bir araya getiren bir tür. Her zamanki gibi bu filmde de hayal gücünü beyazperdeye muazzam bir şekilde aktaran Del Toro; güçlü ve ilgi çekici karakterleri içerisinde barındıran ve sinematografisiyle dikkatleri üzerine çeken iyi bir iş çıkarmış. Mia Wasikowska, Tom Hiddleston ve Jessica Chastain gibi başarılı oyuncuların kadrosunda bulunduğu film, özellikle son zamanlarda izlediğimiz gerilim filmlerine nazaran görsel gücü daha yüksek bir atmosferle izleyicisini selamlıyor. Aynı zamanda gotik atmosferi içerisinde kaybolacağınız bir yapım olarak da örnek teşkil ediyor, Crimson Peak. Bunun yanında film, sırlarla dolu Sör Thomas Sharpe’a aşık olan Edith’in başından geçen korkutucu olaylara odaklanıyor.

The Witch (2015)

the-witch-filmloverss

Prömiyerini yaptığı Sundance’ın “en ürkütücü filmi” olarak tanımlanan ve 2015 yılının en başarılı korku filmlerinden biri olan Robert Eggers imzalı The Witch; cadılık efsanesinin ilk ortaya çıkış öyküsünden esinlenen konusuyla, Anya Taylor-Joy, Ralph Ineson ve Kate Dickie’nin başarılı oyunculuk performanslarıyla ve büyüleyici atmosferiyle adından söz ettiriyor. Aynı zamanda korku filmindeki klişelerden uzak durup, korku filmlerinin tüm gerekliliklerini yerine getirerek ve izleyiciyi filmin gerilimli atmosferi içine sokarak korkuyu sonuna kadar yaşamamızı sağlıyor. The Witch; izleyiciyi gerim gerim geren atmosferinin yanında, karakterlerin savundukları düşünceler ile yaptıkları şeyler arasındaki tezatlığı da izleyiciye iyi bir şekilde yansıtmasıyla başarılı bir korku filmi olarak hafızalarımıza kazındı. Stephen King, özellikle rüyalarınıza girecek son sahnesiyle akıllarda yer edinecek film için bizlerle aynı düşünceye sahip. Film için ‘insanın ödünü kopartacak cinsten’  gibi bir  söylemde bulunması da bu durumu destekler nitelikte.

Final Destination (2000)

final-destination-filmlovers

Ölümün ne zaman geleceğini öngörebilen Alex Browning, Paris’e okul arkadaşlarıyla beraber yapacağı gezide bindiği uçağın havada bir kaza geçireceğini öngörür ve bir şekilde arkadaşlarıyla birlikte uçaktan inmeyi başarır. Bir süre sonra uçak, gerçekten düşer ve kazadan kurtulanlar teker teker ölmeye başlar. Cinayetlerin yerini ve zamanını önceden sezmeye başlayan Alex’in, ölüme karşı koymaya çalışmasını anlatan 2000 yapımı Final Destination; olay örgüsünü ilginç şekillerde karşımıza çıkan ölümler üzerinden oluşturuyor. Ölümün ne kadar çeşitli olabileceğini gösteren film; küçük ev aletlerinden tutun da bazen çamaşırları asmak için kullandığımız ipe kadar aklınıza gelebilecek her şeyi ölüm sebebi olarak gösteren muazzam kurgusuyla da dikkat çekiyor.  James Wong imzalı film; izleyiciyi gerçekleşen ölüm sahnelerine karşı alıştıra alıştıra hazırladığı gibi, kimin hangi sırayla öleceğini de mantıklı bir şekilde açıklayan senaryosuyla 2000’li yılların fenomen yapımlarından biri haline geldi. Seri üretim mantığıyla, kendisinden sonra farklı konulara sahip 4 devam filmi gelmiş olsa da Final Destination, diğer filmlerin arasından rahatça sıyrılıyor. Stephen King ise paranoyak olmanızı sağlayan filmi gerçekten korkutucu bulduğunu dile getiriyor.

Dawn of the Dead (2004)

dawn-of-the-dead-filmloverss

Bir zombi hikayesini konu alan, Zack Snyder’in yönetmenliğini üstlendiği ve George A. Romero imzası taşıyan aynı adlı filmin yeniden uyarlaması olan Dawn of the Dead; nedeni belli olmayan bir salgın sonucu gezegenin nüfusunun çoğunun hayatta kalmak uğruna insan eti yiyen zombilere dönüşmesini anlatıyor. Dünya ölüler tarafından yönetilmeye başlamak üzereyken, bu korkunç salgından bir şekilde kurtulmayı başaran ve bir alışveriş merkezine sığınan bir grup insanın hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor film. Oyuncu kadrosunda Sarah Polley, Ving Rhames, Jae Weber ve Mekhi Phifer gibi isimlerin yer aldığı film, yeniden çevrimleri başarılı olan yapımlar listesinde ön sıralardaki yerini almayı başarıyor. Stephen King’e göre en iyi açılış sahnesine sahip korku filmlerinden biri olan Dawn of the Dead, yönetmen Zack Snyder’in bakış açısıyla korkunun yanında çaresizlik duygusunu da iyi bir şekilde yansıtmayı başarıyor.

The Strangers (2008)

the-strangers-filmloverss

Yönetmen Bryan Bertino‘nun, çocukluğunda yaşadığı ve etkisinden çıkamadığı bir olayı senaryolaştırarak sinemaya aktardığı The Strangers; izleyiciyi korkutmayı ve germeyi hedefleyen, bu amacına başaran iyi bir korku-gerilim filmi. Kristen ve James arkadaşlarının düğünlerinden dönerken geceyi beraber geçirmeye karar verirler ve James’in ailesinin yazlık evin giderler. Hoyt ailesinin evine giden çift, bir anda dışarıdan bir ses duyan ikili irkilse de dışarıda bir şeyin olmadığına ikna olur ancak evlerine giren üç yabancı, hayatlarını kötü bir kabusun içerisine sürükler. Başrollerinde Liv Tyler ve Scott Speedman’ın yer aldığı film, temelinde kapısı kilitli evin bir içerisinde güvende olduğunu düşünen bir çiftin vahşet dolu hikayesini odak noktasına yerleştiriyor. Filmin gerçek bir olaydan esinlenmiş olmasının dışında en dikkat çeken özelliği ise yaşanan vahşetin bir nedene bağlanmaması. Eve giren üç yabancının, hiçbir neden yokken terör estirmesi izleyicinin filmi, pür dikkat izlemesine ve hep diken üstünde olmasına neden oluyor. Stephen King de yaşanan bu olaya dikkat çekiyor ve filmi, çok sevdiğini dile getiriyor.

Kaynak: Fandor

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi