Büyülü sinema dünyasının iki önemli ismi; biri filmleriyle adeta kusursuzluğun simgesi olmuş olan usta yönetmen Stanley Kubrick, diğeri ise İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni Ingmar Bergman. Bu iki ismi ise bir araya getirmemizin sebebi, 9 Şubat 1960 tarihinde Kubrick tarafından Bergman’a yazılmış olan bir mektup.

“Perde büyülü bir dünyadır. Öyle bir gücü vardır ki, duyguları başka hiçbir sanat formunun yanına bile yaklaşamayacağı bir şekilde ortaya çıkarır.”

Çoğunlukla filmlerinde gerçek dünyadan ve toplumsal sorunlardan uzak; umutsuzluğun ve melankolinin ağırlığını hissettiğimiz filmleriyle kimileri tarafından eleştirilse de bu Ingmar Bergman’ın Avrupa sinemasında efsaneleşmesine engel değildi. İlk filmi Kris’le sinema dünyasına adım atan yönetmen, melodramatik bir oyunun uyarlamasını beyazperdeye taşıdığı bu filmiyle açtığı karanlık dönemini Fangelse ile doruk noktasına çıkarmıştı. İsveç’in depresyona meyilli havası, Bergman’ın sinemaya başladığı dönem İsveç’te yükselen intihar oranı da bu umutsuz atmosferi güçlendirmiş, Bergman filmleriyle konuşulmaya başlamıştı. Det Sjunde Inseglet (Yedinci Mühür)’le ise Ingmar sinemasında farklı bir döneme tanık oluruz, artık ünlü yönetmen filmlerinde metafizik soruşturmalara yer vermeye başlamıştır. Tanrı’nın var oluşu hakkında sorularına son olarak Sasom i en Spegel (Aynadaki Gibi), Nattvardsgaterna (İbadet Edenler) ve Tystnaden (Sessizlik) filmlerinde yer veren Bergman‘ı, beyazperdede ise en son Fanny och Alexander (Fanny ve Alexander) ile 1982 yılında gördük.

“Gerçekçiliği algılamak bir yetenek işidir. Çoğu insanda bu yetenek yoktur ama belki böylesi daha iyidir.” –Ingmar Bergman

Fotoğrafçılıktan sinemaya evrilen kariyerine başlangıcını Day of The Fight adlı kısa filmle yapan efsanevi yönetmen Stanley Kubrick, ilk uzun metraj filmi Fear and Desire’ı 1953 yılında izleyiciyle buluşturdu. Teknik kusursuzluk arayışı ve mükemmeliyetçi anlayışıyla sinema dünyasında önemli bir yeri olan Kubrick, 2001: A Space Odyssey, Full Metal Jacket, The Shining, Clockwork Orange gibi kült filmlere imza attı. 1999 yılında Eyes Wide Shut filminden sonra hayatını kaybeden yönetmenin ardında bıraktığı filmleri ve savunduğu fikirleri hala konuşmaya devam etmemizin sebeplerinin başında ise elbette ki ‘Kubrick Sineması’ başlığı altında ele aldığımız Kubrick’in sinemaya kattığı cesur farklılıklar vardır.

“Bir adam roman yazar. Bir adam senfoni yazar. Bir adamın ise film yapması gereklidir.” -Stanley Kubrick

Stanley Kubrick’ten Ingmar Bergman’a Mektup

Stanley Kubrick tarafından Ingmar Bergman’a yazılmış 9 Şubat 1960 tarihli mektubun orijinal resmini ve yaptığımız çeviriyi aşağıda bulabilirsiniz.

stanley-kubrick-ıngmar-bergman-mektup-2-filmloverss

Sevgili Ingmar Bergman,

Sen yeterli düzeyde dünya genelinde başarı ve beğeni kazandın. Ama ne olursa olsun, ben dünyaya olağanüstü ve göz alıcı katkıları olan filmleri yapan yönetmene övgülerimi ve minnettarlığımı iletmek istedim.(İsveç’te hiç bulunmadım, bu nedenle de tiyatro çalışmalarını göremedim.) Yaşama bakış açını, filmlerine daha derin bir etkiyle taşıyorsun. Ben bugün, senin büyük film yapımcısı olduğuna inanıyorum. Bunun ötesinde, söyleyebilirim ki filmlerin verdiğin ruh ve sağladığın atmosferle, performanslardaki inceliklerle  herkes tarafından eşsiz olarak nitelendiriliyor. Ben harika aktörlerin kutsanmış olduğuna inanıyorum. Max von Sydow ile Ingrid Thulin belleğimde hala canlı, sizin faaliyet gösteren şirketinizde gözden kaçmış başka isimler de var biliyorum. Sana iyi şanslar diliyorum ve filmlerini sabırsızlıkla bekliyorum.

Saygılarımla,

Stanley Kubrick

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi