Kadın erkek ilişkilerinde fiziki uyumluluk adına gereken toplumsal aforizmalara göz attığınızda çoğunlukla aynı söylemlerle karşılaşırsınız: kadın erkekten daha genç ve erkekten en az 10 cm daha kısa olmalıdır. Dolayısıyla bunlardan en az bir tanesinin olmaması bile ilişkinin kabul görmemesi, farklı algılanması hatta bazen kısa sürede sonlanmasına yol açabilir. Benzer şekilde bu normlara karşı gelen kadınlar da özellikle bizim toplumumuzda “anormal” damgasını yemeye mahkumdur.

Sinema sektöründe de bu konuyu işleyen benzer, sürüyle film izlemiş olabilirsiniz. Kariyerinin zirvesinde başarılı kadınların kendilerinden genç sevgililer edinmesi ama o ne der, bu ne der sancıları arasında istemem yan cebime koy dercesine korkakça geri çekilmeleri ve sonrasında ammaaaannn elalemden bana ne hayata bir defa geliyorum canım! diyerek gönüllerince ilişkilerini yaşadıkları mutlu sonlu filmlerden bahsediyorum. 2005 yılında çekilen Prime, 2006 yılında çekilen pek mutlu sonlu olmasa da Notes on a Scandal ya da 2007 yılında çekilen I Could Never Your Woman filmleri aynı konuyu farklı açılardan hatta bazen aynı açılardan ele alan filmlerdir.

itboy-filmloverss2

Gelelim 2013 yapımı Son Moda Aşk (20 ans d’écart) isimli Fransız filmine. Alice 38 yaşında, bir kadın dergisinde editörlük yapmaktadır. Mesleki deformasyon denilebilecek şekilde artık yaratıcılığını kaybetmiş, işini görev tanımları neyse ona göre yapmaya çalışan, aynı zamanda bekar bir annedir. Müdürü kendisinden memnun değildir ve bunu dile getirerek açıkça bir tehdit olarak belirtmiştir. Öte yandan bir yanlış anlaşılma sonucu Alice’in kendisinden 19 yaş küçük, genç öğrenci Balthasar’la ilişki yaşadığı herkesçe konuşulmaya başlar. Alice önceleri rahatsız olur fakat sonra bir arkadaşının tavsiyesine uyarak bu genç ruhun eski yaratıcılığını tetikleyerek onu patronunun gözünde yeniden zirveye oturtacak anahtar olarak görmeye başlar. Böylece Alice ve Balthasar biraz oyun, biraz gerçek maceralı bir aşka yelken açarlar.

itboy-filmloverss3

Film konu olarak çok da özgün olmayan bir fikri benimsediğinden kendinden öncekileri taklit seviyesinde yer yer klişelere yönelebiliyor. (bkz. Ben 40 olduğumda sen 21 olacaksın, 50’yken 31 olacaksınla başlayan konuşma.) Öte yandan aşkın yaşı yoktur tezini savunurcasına toplumsal dayatmaları da eleştirmekten geri durmuyor. Kızının babası bu ilişkiyi öğrenip tepki verdiğinde, izleyici adamın kendinden 10-15 yaş küçük bir kadınla birlikte olduğunu da eş zamanlı olarak öğrenir. Alice bunu dile getirince de aldığı tepki “Hadi ama, ben erkeğim!” olur. Erkeklerin kendilerinden küçük kadınlarla birlikte olma hakları varken maalesef kadınlar bunun kenarından bile geçemezler. Bu noktada önceki türdeşlerinden ayrılarak bu konuya ciddi bir eleştiri getiren filmde, konu öyle öne çıkarılmak istenmiş ki, başrol oyuncularından öte, yan rollerde izlediğimiz isimlerin neredeyse tümü yaş farkı olan ilişkiler sürmektedirler. (bkz. Alice’in eski kocası, Balthasar’ın babası…) Bu da aslında bir noktada kadının toplumsal rolündeki yanlışları izleyicinin gözüne sokmayı hedefliyor ve şöyle diyor: Erkekler genç kadınları sever de kadınlar genç erkekleri sevemez mi?

Yaş farkından ortaya çıkan komik esprilerle bezeli, sempatik oyuncularıyla içinizi ısıtacak bir film, Son Moda Aşk. Yer yer klişelere sapmak zorunda kalsa da izlemesi keyifli asla sıkmayacak bir Fransız filmi. Haftanın şansı hak eden vizyon filmlerinden…

Keyifli seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi