Filmlerde gerçeklik arayanların sevmekte zorlandığı, sevenlerin ise içinde bambaşka bir gerçeklik bulduğu bir tür olan müzikal, başarılı olarak gerçekleştirilebildiğinde sinemanın sevilen filmlerinden olan Moulin Rouge, Grease gibi filmleri izleyiciyle buluşturabilirken başarısız bir örneği ise tahammül sınırlarını zorlayabilir.Not : Seni Seviyorum filmiyle adını çok daha geniş kitlelere duyurabilen yönetmen Richard LaGravenese’in müzikal filmi Son Beş Yıl’ın bu başarı skalasında nerede durduğunu belirtmek gerekirse ortalamanın biraz üstünde yorumu yapılabilir.

Öncelikle müzikal filmlerde müzik ve diyalog farklı şekillerde harmanlanabilse de Son Beş Yıl filminde diyalog miktarının asgari düzeyde olduğunu söylemek mümkün. Duyabileceğiniz birkaç cümle, telefon konuşması dışında bütün olaylar şarkı yoluyla izleyiciye aktarılıyor. Aslında bu da bir yandan izleyicinin filmde müzik ve diyalog arasında hiçbir gelgit yaşamamasına olanak sağlıyor. Baştan sona şarkılara adapte olmuş bir biçimde anlatının değişmesine fırsat tanımadan, herhangi bir yabancılaşmadan uzak bir şekilde film izlenebiliyor.

Bütün hikayenin şarkılar üzerinden anlatıldığı hatta karakterlerin telefon konuşmalarını ve tartışmalarını dahi şarkılarla gerçekleştirdiği filmde oyunculuk bakımından Anna Kendrick’in hakkını vermek gerekiyor. Jeremy Jordan’ın hal ve tavrı inandırıcı bir ilişki kurulumu sağlamasa da Anna Kendrick tek başına bu inandırıcılığı üstlenebilecek bir oyunculuk sergiliyor.

Filmin eksilerinden birinin ise çok klasik bir aşk hikayesi anlatması ve bu hikayenin içinde hiçbir sürpriz barındırmaması olduğu söylenebilir. Elimizde birbirine delicesine aşık olan genç bir çiftin klasik duygu durumları dışında herhangi bir hikaye yok. Cathy (Anna Kendrick) ve Jamie (Jeremy Jordan) birbirini seven genç bir çift. Jamie filmde başarılı bir yazar olarak tanımlanıyor. Genç yaşına rağmen yazdıkları oldukça beğeni topluyor ve yayımlanıyor. Bunun yanı sıra Cathy  bir oyuncu ve kıyafetler tasarlıyor. Ancak Jamie’nin katlanan başarılarının yanında Cathy hayatta hiçbir şey elde edemediğini hissediyor. Jamie’ye duyduğu aşkla ona destek olmaya çalışırken Jamie’nin git gide uzaklaşmasıyla evlilikleri kopma noktasına geliyor.

Hikayenin sığ yapısına rağmen filmin bu hikayeyi anlatış tarzı Son Beş Yıl filmini yukarılara taşıyor. Filmin sonunun oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini de söylemek gerekir. Filmin anlatmak için seçtiği bazı sahneler ise filmin açılışında Cathy’nin üzerinden çıkardığı takıların hikayelerini içeriyor. Cathy’nin söylediği şarkılar incelendiğinde sondan başa giden bir seyir izliyor, yani Cathy şarkı söylemeye ilişkinin bitiminden başlıyor ve filmin sonunda ilişkinin başlangıcına dönüyor, Jamie ise ilişkinin başından sonuna şarkılarıyla lineer bir çizgide ilerliyor. Filmin sonunda ise iki karakter biri ilişkinin başında diğeri ise sonunda birbirlerine son şarkılarını söyleyip ayrılıyorlar.

Sonuç olarak, müzikal severlerin hikayeden çok fazla bir yoğunluk beklemeden, Anna Kendrick’in de başarılı performansını görmek adına keyifle izleyebileceği, ancak türe çok alışkın olmayanların kolaylıkla sıkılabileceği bir film olarak değerlendirilebilir.

Filmlerde gerçeklik arayanların sevmekte zorlandığı, sevenlerin ise içinde bambaşka bir gerçeklik bulduğu bir tür olan müzikal, başarılı olarak gerçekleştirilebildiğinde sinemanın sevilen filmlerinden olan Moulin Rouge, Grease gibi filmleri izleyiciyle buluşturabilirken başarısız bir örneği ise tahammül sınırlarını zorlayabilir.Not : Seni Seviyorum filmiyle adını çok daha geniş kitlelere duyurabilen yönetmen Richard LaGravenese’in müzikal filmi Son Beş Yıl’ın bu başarı skalasında nerede durduğunu belirtmek gerekirse ortalamanın biraz üstünde yorumu yapılabilir. Öncelikle müzikal filmlerde müzik ve diyalog farklı şekillerde harmanlanabilse de Son Beş Yıl filminde diyalog miktarının asgari düzeyde olduğunu söylemek mümkün. Duyabileceğiniz birkaç cümle, telefon konuşması dışında bütün olaylar şarkı yoluyla izleyiciye aktarılıyor. Aslında bu da bir yandan izleyicinin filmde müzik ve diyalog arasında hiçbir gelgit yaşamamasına olanak sağlıyor. Baştan sona şarkılara adapte olmuş bir biçimde anlatının değişmesine fırsat tanımadan, herhangi bir yabancılaşmadan uzak bir şekilde film izlenebiliyor. Bütün hikayenin şarkılar üzerinden anlatıldığı hatta karakterlerin telefon konuşmalarını ve tartışmalarını dahi şarkılarla gerçekleştirdiği filmde oyunculuk bakımından Anna Kendrick’in hakkını vermek gerekiyor. Jeremy Jordan’ın hal ve tavrı inandırıcı bir ilişki kurulumu sağlamasa da Anna Kendrick tek başına bu inandırıcılığı üstlenebilecek bir oyunculuk sergiliyor. Filmin eksilerinden birinin ise çok klasik bir aşk hikayesi anlatması ve bu hikayenin içinde hiçbir sürpriz barındırmaması olduğu söylenebilir. Elimizde birbirine delicesine aşık olan genç bir çiftin klasik duygu durumları dışında herhangi bir hikaye yok. Cathy (Anna Kendrick) ve Jamie (Jeremy Jordan) birbirini seven genç bir çift. Jamie filmde başarılı bir yazar olarak tanımlanıyor. Genç yaşına rağmen yazdıkları oldukça beğeni topluyor ve yayımlanıyor. Bunun yanı sıra Cathy  bir oyuncu ve kıyafetler tasarlıyor. Ancak Jamie’nin katlanan başarılarının yanında Cathy hayatta hiçbir şey elde edemediğini hissediyor. Jamie’ye duyduğu aşkla ona destek olmaya çalışırken Jamie’nin git gide uzaklaşmasıyla evlilikleri kopma noktasına geliyor. Hikayenin sığ yapısına rağmen filmin bu hikayeyi anlatış tarzı Son Beş Yıl filmini yukarılara taşıyor. Filmin sonunun oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini de söylemek gerekir. Filmin anlatmak için seçtiği bazı sahneler ise filmin açılışında Cathy’nin üzerinden çıkardığı takıların hikayelerini içeriyor. Cathy’nin söylediği şarkılar incelendiğinde sondan başa giden bir seyir izliyor, yani Cathy şarkı söylemeye ilişkinin bitiminden başlıyor ve filmin sonunda ilişkinin başlangıcına dönüyor, Jamie ise ilişkinin başından sonuna şarkılarıyla lineer bir çizgide ilerliyor. Filmin sonunda ise iki karakter biri ilişkinin başında diğeri ise sonunda birbirlerine son şarkılarını söyleyip ayrılıyorlar. Sonuç olarak, müzikal severlerin hikayeden çok fazla bir yoğunluk beklemeden, Anna Kendrick’in de başarılı performansını görmek adına keyifle izleyebileceği, ancak türe çok alışkın olmayanların kolaylıkla sıkılabileceği bir film olarak değerlendirilebilir.

Yazar Puanı

Puan - 63%

63%

müzikal severlerin hikayeden çok fazla bir yoğunluk beklemeden, Anna Kendrick’in de başarılı performansını görmek adına keyifle izleyebileceği, ancak türe çok alışkın olmayanların kolaylıkla sıkılabileceği bir film olarak değerlendirilebilir.

Kullanıcı Puanları: 1.18 ( 2 votes)
63
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi