Superbad’tan The Perks of Being a Wallflower’a The Way, Way Back’ten Boyhood’a son 10 yılın mutlaka izlenmesi gereken 10 büyüme hikayesi için sizleri şöyle alalım. 

Son 10 Yılın Mutlaka İzlenmesi Gereken 10 Büyüme Hikayesi

Superbad (2007)

superbad-filmloverss

Şu sıralarda Amerikan sinema ve televizyon dünyasının öne çıkan isimlerinden olan Seth Rogen ve Evan Goldberg’ün kendi hayatlarından yola çıkarak yazdıkları senaryoyu Greg Mottola yönetiminde izlediğimiz Superbad, bir yandan lisenin son günlerini yaşarken diğer yandan yaklaşan üniversite hayatının sancılarını hissetmeye başlayan Seth ve Evan’ın geçirdikleri çılgın bir günün hikayesi. Bromance havasını tam anlamıyla izleyici hissettirmeyi başaran film, kuşkusuz Amerikan komedisinin son on yıldaki en iyi örneklerinden de birisi.

Juno (2007)

juno-2007-filmloverss

Başrollerde Superbad’te de yer alan Michael Cera’yla birlikte Ellen Page’in yer aldığı Juno, lise çağında sevgilisi Paulie’den hamile kalan geç kız Juno’nun hikayesi. Akademi tarafından Orijinal Senaryo dalında Oscar’a layık görülen Diablo Cody’nin senaryosunu yazıp Jason Reitman’ın yönetmenliğini üstlendiği film, başarılı oyunculuk performansıyla birleşen film yönetimi ve incelikli diyaloglardan çıkan durum komedisiyle öne çıkıyor.

It’s Kind of a Funny Story (2010)

its-kind-of-a-funny-story-filmloverss

Yakın zamanda bu filmdekine benzer bir rolle Netflix dizisi Atypical’de karşımıza çıkan Keir Gilchrist’le birlikte Zach Galfiniakis ve Emma Roberts’ın başrollerini paylaştığı It’s Kind of a Funny Story, sorunlu bir ergenlik geçiren Craig’in kliniğe yatırılıp burada Bobby ve Noelle’le tanışmasının ardından değişen hayatına odaklanıyor. Galfiniakis’in kariyerindeki en iyi performanslarından birini ortaya koyduğu film, birbirinden keyifli karakterleriyle izleyicinin yüzünde tebessüm bırakırken Queen’den Under Pressure’ı ortaya koydukları sahneyle doruk noktasına ulaşıyor.

Submarine (2010)

submarine-filmloverss

Richard Ayoade’nin Joe Dunthorne’un aynı adlı romanından beyazperdeye uyarladığı Submarine, İngiltere’nin küçük bir kasabasında yaşayan 15 yaşındaki Oliver Tate’in ergenlik problemleri ve aile sorunlarıyla uğraştığı dönemde ilk aşkını bulmasıyla değişen hayatını ele alıyor. Yetişkinlerin kendi hayatlarında sıkışıp kalmasına rağmen Oliver ve Jordana’nın olabildiğince özgür olduğunu oldukça naif bir dille anlatan film, kuşkusuz İngiliz bağımsız sinemasının oldukça başarılı örneklerinden bir tanesi.

The Perks of Being a Wallflower (2012)

The-perks-of-being-a-wallflower-filmloverss

Stephen Chbosky’nin kendi kitabından beyazperdeye uyarladığı ve yönetmen koltuğunda da yer aldığı The Perks of Being a Wallflower, lisenin ilk yılında olan Charlie’nin hayatının okulun popüler çocukları Patrick ve Sam’le tanışmasının ardından bambaşka bir yöne sapmasını konu ediniyor. Duygusal yönüyle oldukça etkileyici olan film, finaliyle izleyiciyi şaşırtırken geriye izlemeye doyamayacağımız bir hikaye bırakıyor.

The Spectacular Now (2013)

spectacular-now-filmloverss

Son olarak ilk stüdyo filmi The Circle’la hayal kırıklığı yaratsa da End of the Tour ve ondan önceki filmi The Spectacular Now’la oldukça başarılı işler çıkaran James Ponsoldt filmleri derinlikli ana karakterleriyle dikkat çeker. Şu günlerde oldukça revaçta olan Miles Teller, Shailene Woodley ve Brie Larson gibi isimlerin kadrosunda yer aldığı film, okulun çılgın çocuklarından Sutter’ın kendisine göre iyi aile kızı olarak nitelendirebileceğimiz Aimee’yle tanışmasının ardından bambaşka bir yöne sapan hayatının hikayesi.

The Way, Way Back (2013)

the-way-way-back-filmloverss

Kendisini Community’nin çılgın müdürü olarak tanıdığımız Jim Rash ile Nat Faxon’un yazıp yönettiği The Way, Way Back, annesinin baskısıyla annesinin sevgilisi ve arkadaşlarıyla tatile çıkan içine kapanık Duncan’ın bir su parkında Owen’la tanışmasının ardından değişen hayatının hikayesi. Hikaye arkı bakımından It’s Kind of a Funny Story’yi andıran film, Sam Rockwell ve Steve Carrell’ın başarılı performanslarıyla öne çıkarken samimi ve eğlenceli tarzıyla dikkat çeker.

Sivas (2014)

sivas-2014-film-filmloverss

Kaan Müjdeci’nin yazıp yönettiği, dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapıp yine festivalde Altın Ayı için yarışan Sivas, 11 yaşındaki Aslan’ın Sivas adını verdiği köpeği sahip edinmesinin ardından değişen hayatının hikayesi. O dönemde Türkiye’nin aday adayı olsa da son beşe kalamayan Sivas; Muttalip Müjdeci, Hasan Özdemir, Ezgi Ergin, Furkan Uyar ve Hasan Yazılıtaş gibi profesyonel olmayan oyuncularının oldukça başarılı performansları ve minimal tarzıyla dikkat çeker.

Boyhood (2014)

boyhood-2-filmloverss

Dazed and Confused’la halihazırda oldukça başarılı bir büyüme hikayesi sunan Richard Linklater’ın hem büyüme hikayesi konseptini hem de kendi sinemasında sıkça izlerini gördüğümüz realist yaklaşımı bir basamak üste çıkardığı Boyhood, 13 yıla yayılan çekim süresiyle Mason’ın adeta bizim ellerimizde büyüdüğü algısı yaratıyor. Başroldeki Ellar Coltrane’in yanı sıra Linklater sinemasının vazgeçilmezlerinden Ethan Hawke ile Patricia Arquette’in başarılı performanslarıyla öne çıkan film, şahsi fikrime göre tam bir başyapıt.

Me and Earl and the Dying Girl (2014)Me-and-Earl-and-the-Dying-filmloverss

Jesse Andrews’ün kendi romanından beyazperdeye uyarladığı, Alfonso Gomez-Rejon’un ikinci uzun metrajı olan Me and Earl and the Dying Girl, lisede kendine göre bir dünyası olan Greg’in kansere yakalanmış Rachel’la annesinin zorlamasıyla takılmaya başlamasının ardından hayata olan bakış açısının değişmesinin hikayesi. Başta Avrupa sineması olmak üzere birçok kült filme eğlenceli referanslar veren film, finaliyle de orijinal tarzını gösteriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi