Kimi doğuştan şanslı oluyor-oyuncu anne-babalar sağ olsun- kimiyse şöhret basamaklarını birer birer çıkıyor. Bundan sonra yeni bir yazı konseptiyle ünlü oyuncuların sinema kariyerlerine yolculuk yapacağız. Bu yazıya da yakışacak isim olarak aklıma ilk gelen Robert Downey Jr oldu. Oyuncu bir babanın oğlu olmanın hem avantajlarını hem de dezavantajlarını sonuna kadar yaşamış olan Robert kariyerinin zirvesinde uyuşturucu batağına saplanarak zora girmiş olsa da kısa sürede toparlanarak kaldığı yerden devam etti. İlk defa 5 yaşında kamera karşısına geçen oyuncunun 80’lerin sonunda yükselen kariyeri dalgalanmalara rağmen artarak devam etti.


1987-Less Than Zero: Ünlü yazar Bret Easton Ellis’in romanından uyarlanan filmde Robert Downey Jr. uyuşturucu bağımlısı bir gencin arkadaşlarıyla yaşadıklarını canlandırıyor. Kariyerindeki ilk önemli çıkış diyebileceğimiz filmde ilk defa Robert Downey Jr. İsmini kullandı. Bundan önceki tüm filmlerinde jr. kullanılmamıştı. Filme dair ilginç detaylardan bir tanesi Brad Pitt’in de filmde yer alması ve jenerikte ismi geçmemesidir. Bu rol için Pitt’e sadece 38 Dolar ödeme yapılmış. Ama bununla ilgili detaylar da başka bir yazıya artık.:)


1992-Chaplin: Robert’ın kariyerindeki en önemli filmlerden birisidir. Usta Charlie Chaplin’in çalkantılı hayatını konu alan biyografi türündeki film eleştirmenlerden tam not aldı. Robert Downey Jr. Anthony Hopkins, Dan Aykroyd, Marisa Tomei, Kevin Kline ve Milla Jovovic gibi birbirinden önemli isimlerle kamera karşısına geçti. Konu itibari ile gerçeği yansıtıyordu yansıtmıyordu tartışmaları sürerken Downey’nin oyunculuğu kesinlikle takdire değer. Filmin yönetmen koltuğunda ise Jurassic Park’ın tonton profesörü John Hammond rolüyle tanıdığımız Richard Attenborough bulunuyor.


1994-Natural Born Killers: İki seri katilin medya tarafından yüceltildiği ve malzeme haline geldiği filmde Robert ahlaki değerleri olmayan bir tv gazetecisini canlandırıyor. Programına malzeme sağlamak için her yolu deneyen oyuncu, rolüne hazırlanırken Avusturalyalı TV programcısı Steve Dunleavy’nin yayınlarını öyle fazla izlemişti ki aksanı tamamen bir Avusturalyalı’nınkiyle aynı olmuştu. Bunun üzerine senaryoya canlandıracağı karakter Wayne Gale’in Avustralya kökenleri eklendi. Filmin senaryosu Quentin Tarantino tarafından yazılırken yönetmenliğini Oliver Stone yaptı.


1998- US Marshalls: “Muhtemelen aksiyon tarihinde çekilmiş en kötü film.” diyor Robert Downey Jr. kendi filmi için. “Filme dair geriye dönüp baktığımda tek hatırladığım elimizde silahlarla bir oraya bir buraya deli gibi bir koşuşturma.” diye de ekliyor. Peki, neden böylesine kötülediği halde bu filmde yer aldığını soranlara da cevabı açık: Tommy Lee Jones.


2003- Singing Detective: Mel Gibson, Adrien Brody gibi usta isimlerle kamera karşısına geçmesi, neredeyse %100’lük bir performans göstermesine rağmen bu müzikal çalışma adını sinema tarihinde çok fazla duyuramadı. Hasta yatağında gördüğü halüsinasyonlar yüzünden zor zamanlar geçiren bir yazarı canlandıran Robert rolü için eleştirmenlerden tam not aldı ama bu pek gişeye yansımadı.


2003-Gothika: Halle Berry ile başrollerini paylaştığı korku-gerilim filminde Berry’e gizemli hayatını çözmesine yardımcı olan bir polis memurunu canlandırdı. Filme dair ilginç hikayelerden biri de bir sahnede Robert’ın Halle’ı kolundan yakalayıp bileğini çevirmesi gerekirken Robert güç denemesi yapar ve Halle’un bileğini kırar. Bu yüzden çekimler 8 hafta ertelenmek zorunda kalır. 40 milyona çekilen film tüm dünyada 140 milyon gişe başarısı elde etmiş olsa da Robert’ın kariyerinde önemli bir yer elde edemedi.


2005-Kiss Kiss Bang Bang: Val Kilmer’la beraber “Cehennem Silahı” tadında çekilen komedi filmi sakar bir hırsızın kendini bir anda bir oyuncu provasında bulmasıyla başlayan macerayı konu alıyor. 15 milyon dolara mal olan film toplamda yaklaşık 15.5 milyon dolarlık gişe elde ederek yapımcısını fazlasıyla zarara soksa da film hala daha sevilen yapımlar arasında yer alıyor. Çekimler boyunca Robert Downey Jr. rehabilitasyon sürecinden yeni çıktığı için, bunu bilen Val Kilmer çekim süresince sete alkol sokturmamış.


2008-Tropic Thunder: Amerikan komedi filmi dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri de şüphesiz Ben Stiller oluyor. Üstelik filmde Jack Black de varsa tadından yenmez bir yapım olacağı şüphesiz. 2008 yılında yönetmenliğini de Ben Stiller’ın yaptığı film Amerika’da beklenmedik bir ilgiyle karşılaştı. Bir savaş filmi çekmeye çalışan ekibin kendilerini gerçek bir savaşın ortasında bulmalarını konu alan filmde Robert Downey Jr. rol icabı siyahi bir savaşçıyı canlandıran sarışın mavi gözlü bir Avusturalyalı oyuncuyu canlandırıyordu. Her aktörün kolay kolay kabul etmeyeceği böylesine zor bir rolden sonra Robert Oscar’a aday gösterildi. Bu filmden sonra oyuncunun komedi-aksiyon filmlerindeki önlenemez yükselişi başladı desek sanırım yanlış olmaz.


2008-Ironman: Dünyamıza pek çok süper kahramanı kazandırmış olan Marvel Comics’in en fazla tanınan isimlerinden biri olan IronMan beyazperde konusunda geç kalınmış karakterlerden biri diyebiliriz. 2008’e kadar çizgi romanlar ve çizgi filmler dışında karşılaşmadığımız süper kahraman zengin bir iş adamı olan Tony Stark’ın teknolojiyle olan bağını ve bunu bir süper kahraman olup kötülüğe karşı nasıl kullandığını anlatıyor. Başrollerde Robert Downey Jr.’a eşlik eden esas kızımız ise Gywneth Paltrow. 2010’da 2. si çekilen filmin 2013 yılında 3. sünün de vizyona girmesi bekleniyor.


2009-2011 Sherlock Holmes serisi: Yönetmenliğini İngiliz Guy Ritchie’nin yaptığı,tarihteki en ünlü dedektif Sherlock Holmes rolünü Robert Downey Jr canlandırdı.  Dedektifin can dostu Watson rolünde ise Jude Law’ı izledik. İkilinin maceraları, Robert’ın mükemmellik derecesindeki oyunculuğu ile öylesine sevildi ki ikinci film aradan çok geçmeden 2011’de vizyona girdi. Gölge Oyunları her açıdan ilkinden kat kat daha iyiydi. Gizem, aksiyon, macera ve komedi öğelerinin lezzetini sonuna kadar içinde barındıran film Sherlock’un maceraları sırasında yaşadıkları ve sürpriz sonuyla izleyiciyi mest etti.


2012-Avengers: Süper kahramanlardan ve Marvel’ın hayatımıza kattıklarından az önce bahsetmiştim. En sevdiğimiz kahraman hangisi ayrımına sokmamak için olacak Marvel tüm kahramanlarımızı bir arada toplayıp çok şükür Dünya’mızı olası tehditlerden korudu. Filmde Kaptan America, Thor, Hulk ve Ironman bir araya gelir ve birlikten kuvvet doğar diyerek düşmanı def ederler. Yaklaşık 1,5 yıldır, çekim haberleri ve fısıltıları kulaktan kulağa yayıldığından bu yana tüm dünyada merakla beklenen yapım 4 mayıs Cuma günü vizyona girdi. Bütçesi 220 milyon olan filmin ilk hafta gösteriminden elde ettiği gişe başarısı da izleyicide merakın göstergesi oluyor: 178 milyon.

Kariyeri boyunca 70’ten fazla film ve dizide rol alan oyuncu Robert Downey Jr.’ın burada bahsedemediğimiz daha çok filmi bulunuyor. Scanner Darkly, Due Date, Zodiac, One Night Stand ve Ally McBeal bunlardan bazıları. En başında söylediğimiz gibi kariyerindeki çalkantılı gençlik günlerini geride bırakarak önüne bakan ve emin adımlarla ilerleyen oyuncunun daha birçok filmini izleyeceğiz gibi görünüyor.

Peki ya sizin en sevdiğiniz Robert Downey Jr. filmi hangisi?

Ayça

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi