Her şey sinemanın konusu olabilir ancak insan olmanın derinliklerine inen ve deneyimlediğimiz duyguları bambaşka şekillerde bize aktaran filmlerin yeri çoğu zaman ayrı olmuştur. İnsanın en aşina olduğu duygulardan biri olan yalnızlığı, sinemanın yalnız karakterlerinin derlendiği bir video ile yeniden inceleyelim.

Hepimiz binlerce kez duyduğumuz için çok iyi biliyoruz ki “insan sosyal bir varlıktır.” Bu sosyalliğin bir getirisi olarak kurduğumuz komuniteler şüphesiz hayatımızı yalnız idare ettireceğimiz bir başka kurgusal dünyaya oranla çok daha kolaylaştırdı. Bugün aniden I am Legend misali dünyada tek başımıza kalsak ya da medeniyetten uzak bir yere düşsek kaçımız en basitinden bir ateş yakabilir, sıfırdan akıllı telefon üretmeye girmiyorum bile. Yaktığımız çakmaktan kullandığımız telefona, ulaşım araçlarına, giydiğimiz ayakkabıya kadar hepsi sosyal bir varlık olarak bir grup halinde yaşamanın ve en temelden başlayarak iş bölümü gerçekleştirmiş olmanın bir sonucu.

Bu demek değil ki birlik olmak güzel, yalnız olmak kötü. Birlik olmak elbette her amacın kendi doğrultusunda insanı ileri taşır ama modernitenin yoğun binalarının, yorucu hayat şartlarının, kalabalığının, gürültüsünün içerisinde yalnız kalıp rahat bir nefes almak bugünlerde herkesin temel ihtiyacı haline geldi. Tabi bunda şikayet ettiğimiz modernitenin tuzağına düşmüş bir şekilde bireyselleşme vurgusuna da kendimizi fazlaca kaptırmış olmamızın etkisinin olduğunu düşünüyorum. Yalnızlık bir seçim olduğu sürece güzeldir, özgürdür. Bu durumun tersini ele alacak olursak zorunlu bir yalnızlığın içine düşmek ise o özgürlüğe esir olmak gibidir. Toplumun genel düşünce yapısı göz önünde bulundurulduğunda da aslında yalnızlığı tercih etmenin büyük bir cesaret gerektirdiğini de görebiliriz. Sinemaya gidip kendinize bilet aldığınızda gişedeki çalışanın sorgulayan “tek kişi mi?” sorusundan yalnız yemek yediğinizde hissettiğiniz gerginliğe ya da yalnız yaşamanın dahi zaman zaman garip karşılanmasına kadar birçok algı şekillendirici etmenle baş etmek gerekiyor.

Sinemanın Yalnız Karakterleri: Yalnızlığın Temsili

Videoyu incelediğinizde gözünüze çarpacak belli başlı bazı noktalar olacak. Bunlardan bazılarını kısaca sıralamak gerekirse yalnızlığın veriliş biçiminin genellikle geniş bir landscape varlığı ve insanın arkadan neredeyse bir silüet olarak görünmesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu geniş alanlarda boşluğa bakan insan, izleyicide bir nevi büyük doğa karşısında insanın güçsüzlüğü ve hatta çaresizliği üzerine net bir hissiyat yaratıyor. Yanı sıra, genellikle çok kalabalık bir şekilde görmeye alıştığımız toplu taşıma araçlarında bu kez tek başına ve cama yaslanmış karakterler görürüz. Bu tip yalnızlık da aslında izole olmak ve kalabalık içinde yalnız kalmak üzerine benzer hissiyatlar yaratır. Tabi ki sinemada yalnızlık sadece bu şekilde sunulmuyor, yalnızlığın yansıtıldığı çok çeşitli anlatım teknikleri var ve bu kolaj çalışması da elbette çalışmayı yapan bireyin yalnızlığı nasıl tanımladığına göre de değişkenlik gösterebilir. Nitekim videonun başından neredeyse sonlarına kadar yalnızlığın depresif yönü ile yüzleştiriliyoruz ve müziğin de eşliğiyle kasvetli bir havaya bürünüyoruz ancak sonlara doğru kırılan bu yapı yalnızlığın özgürleştirici hissiyatıyla noktalanıyor.

Sinemanın yalnız karakterleri videosuna aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi