Sinemanın başlangıcından bugüne cinselliğin temsilleri ve dönüm noktaları keşfetmesi oldukça keyifli bir infografikte bir araya getirildi! 

Sinema, Lumiere Kardeşler’in L’arrivée d’un train en gare de La Ciotat adlı trenin gara gelişini çektikleri filmi 28 Kasım 1895 yılında Paris’te Grand Café’de göstermeleriyle başlar. Büyük bir ekrandaki hareketli görüntüyle ilk kez karşılaşan izleyicilerin ilk tepkisi trenin gelişinden korkmak olmuştur. Trenin onlara yaklaşan görüntüsü izleyicileri şok eder. Tabii ki izleyici zamanla hareketli görüntüye alışmaya ve artık büyük ekranda göreceği daha farklı durumlara şaşırmaya başladı. İzleyicide bu şaşkınlığı yaratan en net unsurlardan biri de gizli yaşanmasına alışılan cinselliğin dev ekranda izlenmesi oldu. Cinselliğin sinemada temsili ne yazık ki oldukça inişli çıkışlı ilerledi çünkü her dönemin kendi içerisinde gelişen farklı sosyolojik ve siyasi yönelimleri var.

Türkiye’de 1970’lerde yaşanan seks furyasının ardından yaşadığımız yoğun sansür dönemleri gibi Hollywood da birçok farklı dönemden geçti. 1930’larda Hays Kodları olarak geçen sansür kuralları filmlerde kadın ve erkeği aynı yatakta uyurken göstermeyi dahi yasaklıyordu. Hatta o dönemde filmlerde karı-kocanın ayrı uyuması izleyici cephesinde de bir moda gibi yayılmaya başladı. Heteroseksüel cinselliğin tabu olmaktan çıktığı dönemde ise cinsellikle ilgili bir diğer tabu homoseksüel birlikteliğin gösterilmekten kaçınılması oldu. Tüm bu süreçleri tek bir infografikte toplayan Fandor, cinselliğin sinemadaki yolculuğunun izlerini sürmek için oldukça keyifli bir yol vadediyor.

sex-and-cinema-filmloverss

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi