Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa

İntikam duygusu insanı ele geçirdiğinde büyük tehlikelere yol açabilen korkutucu bir duygudur. İnsanların hayatlarını sonsuza kadar etki edebilecek sonuçlar doğurma potansiyeli vardır. Elbette ki insanın iç dünyasına ayna tutma görevini elinden bulunduran sanatın parçalarından biri olan sinema, bu duyguya bol bol yer verir. İşte karşınızda intikam duygusunun ön plana çıktığı kesinlikle izlenmesi gereken 15 başarılı film.

‘Eğer bir mücadeleyi kaybedersen, bütün hayatın boyunca peşinden gelir ve intikamını alana kadar seni rahatsız eder.’

-Muhammed Ali

Bir kişiyi insan yapan en önemli özelliklerinden birisi hissettiği duygulardır. Üzüntü, mutluluk ve hırs gibi duygular günlük hayatımıza yön verir ve bizi şekillendirir. Bu duygulardan birisi de intikam duygusudur. İçimizdeki hırs, üzüntü ve kaybetme duygularının bir araya gelmesi ile oluşur. Bir insanın sahip olduğu en tehlikeli duygulardan biri olan intikam, yüzlerce insanın hayatına son vermiş veya hayatları sonsuza kadar değiştirmiştir. Çektikleri acının ve yaşadıkları üzüntünün etkisiyle birçok insanın gözleri intikam duygusu ile dönmüştür. Elbette intikam duygusu her zaman bu kadar sert ve etkili olarak karşımıza çıkmaz. Muhammed Ali’nin yukarıdaki sözünde de belirttiği gibi bir maç kaybettiğinizde de intikam duygusu sizi ele geçirebilir. Hatta bu sayede gelecek defa kazanan taraf siz olabilirsiniz. Ancak çoğunlukla intikam sonucu kötü olan bir eyleme dönüşür. Yapılan bir sürü yanlışın ardından kişi ardına baktığında o yanlışları yaparken neler düşündüğünü bilemez. Bu hataları ve kötülükleri yapan kişi gerçekten kendisi midir? Bu kişi intikam duygusunun etkisiyle, kendisini üzen bir insanı daha da üzmeyi amaçlamıştır. Bu sayede intikamını alıp huzurla uyuyabilecektir artık ya da öyle düşünmektedir. Peki gerçekten huzura kavuşacak mıdır? Bu yaptıklarında haklı mıdır?

İntikam duygusunun ardında genellikle kişiye verilen zararın kişinin içsel hayatına etkisi yatar. Bazı insanlar ne kadar darbe yeselerde affetmenin gücüne inanırlar ve bunun en büyük intikam olduğunu düşünürler. Ne de olsa affedilmeyi gerektirecek bir hareket yaptığını kişiye göstermek ayrıca bir intikam değil midir? Hem böylece verilen zarar minimumda kalır. Ancak affetmek kolay değildir ve bir şey yapılmalıdır kişinin içindeki acıyı dindirmek için. Böylece intikam duygusu eyleme dökülür ve intikam alındığı anda insanın içini anlık bir ‘huzur’ kaplar. Artık kendisini üzen kişi de üzülmüştür. Fakat dünyada artık bir tane daha üzgün insan vardır. İntikam duygusu bu sebeple zapt edilmesi gereken bir duygudur. Daha da önemlisi insanların intikam duyguları kabartılmamalıdır. Dünya tarihinde binlerce örneğini gördüğümüz intikamlar, edebiyat ve sinemada da karşımıza çıkmıştır. İntikam konusu izleyiciyi içine çeker, hele ki karakterin intikam alma sebeplerini destekliyorsa. Aksiyon filmlerinin birçoğu da temelini intikam hikayelerinden alır.  İşte karşınızda bu tarz intikamları temel alan kesinlikle izlenmesi gereken 15 intikam filmi.

Sinema Tarihinden Mutlaka İzlenmesi Gereken 15 İntikam Filmi

Kind Hearts and Coronets (1949)

Kind-Hearts-and-Coronets-filmloverss

Robert Hamer’in yönettiği bu siyah beyaz film, ilginç bir konuyu mizahi bir dil ile anlatıyor. Roy Horniman’ın Israel Rank: The Autobiography of a Criminal isimli kitabından esinlenmiş. Louis Mazzini’nin annesi aristokrat bir aile olan D’Ascoyne ailesinin bir üyesidir. Ancak bir opera sanatçısı ile kaçar ve ailesi tarafından reddedilir. Louis yetişkinliğe ulaştığında annesinin intikamını almaya karar verir ve bu amaçla ailenin yeni dükü olmayı hedefler. Bu mertebeye erişmek için ise bütün varislerden kurtulması gerekir. Bu komedi filmi izleyiciye bambaşka bir hikaye sunuyor ve bu işi çok iyi beceriyor. Filmin kadrosunda Dennis Price ve Sir Alec Guiness gibi isimler yer alıyor.

Cape Fear (1962)

cape-fear-filmloverss

J. Lee Thompson tarafından yönetilen ve John D. MacDonald’ın The Executioners kitabından uyarlanan Cape Fear’ın başrollerinde ise dönemin aranan ismi Gregory Peck ve Robert Mitchum var. Max Cady isimli bir adam genç bir kadına tecavüz eder ve Sam Bowden isimli avukatın uğraşları ile 8 yıl hapis cezası alır. Bu cezası bittiğinde ise kendisinin 8 yılına mal olan avukatın ailesinin hayatını zehir etmeye karar verir. Dönemi için ağır bir dile sahip olan film, Robert Mitchum’un performansı ile öne çıkıyor. Öyle ki Max Cady, izleyiciyi hareketleri ile oldukça rahatsız ediyor. Filmin aynı isimli daha sert bir versiyonu 1991 yılında Martin Scorsese tarafından çekildi. Bu filmde Max Cady rolünde karşımıza çıkan isim ise Scorseseile beraber çok sefer gördüğümüz Robert De Niro olmuştu.

Il Grande Silenzio – The Great Silence (1968)

il-grande-silenzio-filmloverss

Sergio Corbucci’nin yönettiği bu ‘spaghetti western’, bu türdeki filmlerde fazlaca gördüğümüz intikam temasına farklı bir bakış atıyor. Kış mevsiminde geçen bu film barındırdığı karanlık ton ve bir o kadar farklı sonu ile dikkat çekiyor. Filmde dilsiz bir kovboy olan Gordon nam-ı diğer Silenzio, ebeveynlerinin katili olan ve boğazını kesip onu dilsiz bırakan adamdan almaya çalıştığı intikam anlatılır. Quentin Tarantino’nun son filmi The Hateful Eight’in esin kaynağı olan film, Jean-Louis Trintignant ve Klaus Kinsi’nin performansları ile izleyiciyi büyüleyen bir etkiye sahip. Spaghetti western hayranlarının izlemesi gereken filmlerin başında geliyor.

Last House on the Left (1972)

Last-house-on-the-left-filmloverss

İçerdiği şiddet ve rahatsız edici sahneler ile dikkat çeken bu filmin yönetmeni korku sinemasının efsane ismi Wes Craven. İki kızın konsere gitmeden önce uyuşturucu almaya çalışırken kaçırılmaları sonucu başlarına gelenleri konu alır.  Kızları kaçıran Krug ve adamları onlara tecavüz eder ve onları hayattan bezdirirler. Ancak kızlardan birinin ailesi olanların intikamını almaya karar vermesi ile filmin şiddetli tonu hiç duraksamaz. Wes Craven az bilinen filmlerinden biri olan film, birçok ülkede yasaklanmış bazı ülkelerde ise kesilerek yayınlanmıştır. Film 2009 yılında, aynı isimli başarısız bir yeniden çevrim ile karşımıza çıkmıştır. Filmin başrollerinde ise Sandra Peabody, Lucy Grantham ve David Hess yer alır.

Theater of Blood (1973)

theatre-of-blood-filmloverss

Günümüzde internetin yaygınlaşması ile birlikte insanların fikir ve görüşleri kolayca yayılan ve istenen yere ulaşan bir hale geldi. Ancak her şeyde olduğu gibi bu durumda da bir aşırılık vardı. İnsanlar fikir ve görüşleriyle uymayan her şeyi görmezden gelmeye aşağılamaya başlamıştı. Douglas Hickox’un yönettiği bu kara mizah filmi, günümüzde birçok fanatik izleyicinin yapmayı en azından aklından geçirdiği bir duruma odaklanıyor; film eleştirmenlerini öldürmek. Edward Lionheart isimli bir tiyatro oyuncusunun kendisine kötü incelemeler veren eleştirmenleri eziyet etmesini konu alan film, kara mizah severlerin kaçırmaması gereken bir intikam filmi olmayı başarıyor. Vincent Price’ın Lionheart rolüyle parladığı film, ilginç sahneleri ile dikkat çekiyor.

Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi