Türker İnanoğlu denildiği zaman akla ilk olarak sinema gelir. Türkiye’de sinema sanatının gelişiminde büyük pay sahibi olan Bay Sinema, geçmişten bu güne kadar sinema ve sanat dünyasına ait biriktirmiş olduğu elindeki bütün materyalleri bir müzede toplamış durumda. Beyoğlu’nun merkezinde beş katlı bir binaya kurulmuş olan Türker İnanoğlu Sinema-Tiyatro Müzesi ve Sanat Kitaplığı sanatseverlerin kesinlikle uğraması gereken bir yer.

Türkiyenin ilk ve tek sinema müzesi olarak 2001 yılında Kavacık’ta kurulan TÜRVAK Sinema Müzesi, bu süreçte tiyatro kökenli sanatçılardan yoğun bir destek gördü. İnanoğlu, bu desteğin üzerine borcunu ödemek için müzeye tiyatro bölümünü de ilave etmek için hazırlıklara başladı ve tiyatro müzesini de projeye dahil etti. 2010 yılında Beyoğlu’na taşınan müze, 2011 yılının Ocak ayında kapılarını ziyaretçilere açtı.

Müzenin girişinde, matbaa ressamlarının yaptığı özgün Türk film afişleri, aramızdan ayrılmış usta sanatçıların portreleri ve 1904 model Türkiye’ye gelen ilk sinema projeksiyon cihazı karşılıyor sizi. 60’lı ve 70’li yıllarda Ses Dergisi’ni desenleriyle süslemiş Faruk Alpkurt’un çizdiği sinema ve tiyatro camiamızın tanınmış isimlerinin karikatürleri de yine bu katta sergilenmekte. 

Birinci katta bulunan Sinema Müzesi; Ali Efendi Sinema Salonu, Lütfi Ö. Akad Salonu, Fuat Uzkınay Sinema Cihazları Salonu ve Nişan Hançer Sinema Belgeleri Salonu olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Ali Efendi Sinema Salonu, 35mm’lik kopyalardan son teknoloji dijital kopyalara kadar geniş bir yelpzede gösterim imkanı sunan 82 kişi kapasiteli; özel gösterim, sunum ve etkinlikler için ideal bir salon olarak dikkat çekiyor. Lütfi Ö. Akad Salonu’nda; sinema filmi çekimlerinde kullanılan kameralar ve ışıklar, 16 ve 35 mm. kurgu ve montaj masaları; film kopyalama, bant okuma, tele-sine, film projeksiyon, developman (film banyo cihazı) gibi cihazların yanı sıra sualtı kamerası ve tek çekimlik fotoğraf makineleri de bulunuyor. Ziyaretçilerin, sinemanın tarihini ve günümüze kadar nasıl bir yol kat ettiğini, en ince ayrıntılarıyla görebilecekleri Fuat Uzkınay salonunda da sinemamıza uzun yıllar hizmet veren birçok kamera, küçüklü büyüklü film gösterim aygıtları ve  eski fotoğraf makinelerinin yanı sıra Muhsin Ertuğrul’un ilk sesli filmi çektiği kamera (İstanbul Sokaklarında / 1931) mutlaka görülmesi gereken, en ilginç parçalardan birisi olarak bu salonda yerini alıyor. Salonun duvarlarında ise film setlerinden siyah-beyaz fotoğraflar sergileniyor.

İkinci katta yer alan Sinema ve TV Müzesi’nde Halit Refiğ ve Osman Seden Salonları, Adnan Öztrak Televizyon Cihazları Salonu ve balmumu heykellerin sergilendiği ayrı bir bölüm bulunmaktadır. Hayatımıza girdiği günden itibaren televizyonun geçirdiği tüm evrimleri görebileceğimiz, 2 inch, 1 inch Ampex kayıt cihazları, TV kameraları, siyah beyaz dönemi sinyal tabelaları, 70’li yılların stüdyo monitörleri, TRT’nin ilk siyah beyaz ve renkli kamerası, video kaydediciler, özel efekt cihazları (ağır çekim, hızlı çekim), stüdyo ve aktüel kameralar bu katta sergilenmektedir. Günümüz Jimmy-Jib aygıtının atası sayılan vinçli şaryo, sinemanın tarihine tanıklık etmiş çok önemli cihazlardan kurgu-eşleme, kömürle çalışan film projeksiyon, tele-sine cihazları, eski ses stüdyolarında kullanılmış ve binlerce filme hizmet vermiş elle kumanda edilen miksaj masası, çeşitli ses aygıtları, dublaj mikrofonları, İstanbul Radyosu bağışı ses kayıt cihazları, duvarlarda ise film afişleri ve film sahnesi fotoğrafları bu kattaki diğer ilgi çekici öğeler. Müzenin en ilgi çekici özelliklerinden bir diğeri de tiyatro ve sinema dünyamızdan önemli isimlerin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde bir ekip tarafından yapılmış olan balmumu heykelleri. Kemal Sunal, Sadri Alışık, Yılmaz Güney, Hulusi Kentmen, Adile Naşit ve daha pek çok ismin heykelleri, sizleri geçmişe götürmek için bekliyorlar.

Tiyatro Müzesi’nin bulunduğu üçüncü kat geleneksel ve modern ülke tiyatromuza dair çok kapsamlı bir arşiv niteliği taşımaktadır. Özellikle Handan Ural Ertuğrul ile kurulmuş dostluk ilişkisi sonucunda, kendisinden alınan eşyalar ile  oluşturulmuş Muhsin Ertuğrul Salonu, size farklı hisleri yaşatmak için hazır bekliyor.

Dördüncü katta yer alan Türker İnanoğlu Salonu’nda ise Erler Film’e ait afişler, set fotoğrafları, TV program ve dizilerinden örnekler, siyasilerle birlikte çekilen fotoğraflar, yine İnanoğlu”nun ilk mesleki deneyimlerinden sinema ve televizyon sektöründeki yönetmenlik ve yapımcılık dönemlerine ilişkin film afişi, fotoğraf, belge, ödül ve plaketlerin, film senaryolarının yine bu salonda sergilendiğini belirtelim.

Beşinci ve teras katında Boğaz manzarasıyla çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapma potansiyeline sahip olan müze Pazartesi günleri hariç 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyarete açık. 

Dünyada sayıları çok olmamakla birlikte başarılı sinema müzelerine rastlamak mümkün. Bu tarz bir müzenin ülkemizde olması kesinlikle büyük bir şans. Görsel sanatlara ilgiliyseniz Galatasaray Lisesi’nin yan sokağındaki bu güzel müzeye yolunuzu düşürmeye çalışın. Pişman olmayacaksınız. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi