İlk Broadway performansı 1987’de sahnelenen ve James Lapine’in yazarlığını üstlendiği; En İyi Müzik, En İyi Yazar ve En İyi Müzikal Aktris dallarında Tony ödülleri kazanarak döneme damgasını vuran üç saatlik müzikal Sihirli Orman (Into the Woods), 24 yılın ardından beyazperdede seyircisiyle buluşuyor.

Chicago (2002) ve Nine (2009) gibi müzikalleri üzerinden tatmin ediciliği ve teknik başarısı otoriteler tarafından defalarca tartışılmış olan Rob Marshall’ın yönetmenliğini üstlendiği Sihirli Orman’ın başarılı bir postmodern güldürüden uyarlanıp çok daha iyi bir sonuç için beklenti yaratması kaçınılmazdı.

Film; Grimm Kardeşler’in Cinderella, Rapunzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Jack ve Fasulye Sırığı gibi aşina olduğumuz masallarında yer alan karakterleri, çocuk sahibi olmak isteyen fırıncı bir çift ile bir cadının arasındaki çatışmadan besliyor. Babasının yıllar önce Cadı’nın bahçesinden çaldığı sihirli fasulyelerin bedeli olarak lanetlenen ve çocuk sahibi olamayan fırıncı, eski güzelliğine kavuşmak isteyen Cadı’nın isteklerini yerine getirebilmek için Sihirli Orman’ın derinliklerinde diğer masal kahramanlarıyla karşılaşacağı üç gece yarısı geçiriyor. Zaman zaman filme adını veren Sihirli Orman’ın büyüleyici atmosferi, karakterler arası çatışmaların iç içe geçmesi açısından özgün ve fantastik bir bağ kurmaya çalışsa da senaryo, gözden çıkarılamayacak kadar ciddi devamlılık hataları barındırmak ve masalları usulünce birbirine bağlayamamak gibi sorunlardan muzdarip. Bu bağların insanî zaaflarla sapmalara uğramasındaki çatışma unsuru (masal kahramanları arasındaki düşündüren ilişkiler gibi) bir yana, Sihirli Orman’ın en büyük kozu; Marshall’ın sırtını greenbox efektlerine dayamış olmasından ziyade, yıldız oyuncu kadrosu diyebilirim.

Johnny Depp (Kurt), Chris Pine (Fırıncı), Emily Blunt (Fırıncının Karısı), Anna Kendrick (Cindrella), James Corden ve Tracey Ullman gibi çok sayıda Hollywood yıldızını bünyesinde barındıran film, Cadı rolündeki performansıyla bir kez daha kalpleri fetheden Meryl Streep ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü için Oscar yarışındaki en güçlü adaylığını alıyor. Evinde Oscar heykelciği koleksiyonu yapan Streep’in bu sefer rakipleri arasında çok şansı olmasa da Akademi’nin başarılı oyuncuyu ne kadar sevdiği de bir bakıma ortada… Filmin En İyi Prodüksiyon Tasarımı ve En İyi Kostüm Tasarımı dalındaki iddialı adaylıklarını da es geçmemek lazım.

Hollywood’un son dönemde masal uyarlamalarına yedirdiği gotik bakış açısı, filmin yan karakterlerinin bir noktadan sonra abartılı bir oyunculuk sergilemesine yol açıyor. Karakterlerin konuşma havasında geçen diyalogları filmi müzikal kimliğinden yer yer alıkoyduğu gibi genel akışını da çok daha karmaşık bir noktaya getiriyor. Tim Burton’ın 2010 yapımı Alice in Wonderland’dan hatırladığımız bu sinema dili, Sihirli Orman müzikali üzerinde oldukça eğreti duruyor ve film seyircisini yoruyor.

En nihayetinde Lapine’in, Sihirli Orman ile masalları harmanlayan ve tiye alan üslubunun güldürürken düşündürme potansiyeli vardı ancak hayran kalınacak kostüm ve makyaj tasarımı ve sanat yönetimi ile Streep’in yaşına rağmen ışıldayan performansı yazının başında belirtmiş olduğum gibi filmin masallara saygı duruşu niteliğinde olup olmayacağı hususundaki beklentiyi karşılamıyor.

İlk Broadway performansı 1987'de sahnelenen ve James Lapine'in yazarlığını üstlendiği; En İyi Müzik, En İyi Yazar ve En İyi Müzikal Aktris dallarında Tony ödülleri kazanarak döneme damgasını vuran üç saatlik müzikal Sihirli Orman (Into the Woods), 24 yılın ardından beyazperdede seyircisiyle buluşuyor. Chicago (2002) ve Nine (2009) gibi müzikalleri üzerinden tatmin ediciliği ve teknik başarısı otoriteler tarafından defalarca tartışılmış olan Rob Marshall'ın yönetmenliğini üstlendiği Sihirli Orman'ın başarılı bir postmodern güldürüden uyarlanıp çok daha iyi bir sonuç için beklenti yaratması kaçınılmazdı. Film; Grimm Kardeşler'in Cinderella, Rapunzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Jack ve Fasulye Sırığı gibi aşina olduğumuz masallarında yer alan karakterleri, çocuk sahibi olmak isteyen fırıncı bir çift ile bir cadının arasındaki çatışmadan besliyor. Babasının yıllar önce Cadı'nın bahçesinden çaldığı sihirli fasulyelerin bedeli olarak lanetlenen ve çocuk sahibi olamayan fırıncı, eski güzelliğine kavuşmak isteyen Cadı'nın isteklerini yerine getirebilmek için Sihirli Orman'ın derinliklerinde diğer masal kahramanlarıyla karşılaşacağı üç gece yarısı geçiriyor. Zaman zaman filme adını veren Sihirli Orman'ın büyüleyici atmosferi, karakterler arası çatışmaların iç içe geçmesi açısından özgün ve fantastik bir bağ kurmaya çalışsa da senaryo, gözden çıkarılamayacak kadar ciddi devamlılık hataları barındırmak ve masalları usulünce birbirine bağlayamamak gibi sorunlardan muzdarip. Bu bağların insanî zaaflarla sapmalara uğramasındaki çatışma unsuru (masal kahramanları arasındaki düşündüren ilişkiler gibi) bir yana, Sihirli Orman'ın en büyük kozu; Marshall'ın sırtını greenbox efektlerine dayamış olmasından ziyade, yıldız oyuncu kadrosu diyebilirim. Johnny Depp (Kurt), Chris Pine (Fırıncı), Emily Blunt (Fırıncının Karısı), Anna Kendrick (Cindrella), James Corden ve Tracey Ullman gibi çok sayıda Hollywood yıldızını bünyesinde barındıran film, Cadı rolündeki performansıyla bir kez daha kalpleri fetheden Meryl Streep ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü için Oscar yarışındaki en güçlü adaylığını alıyor. Evinde Oscar heykelciği koleksiyonu yapan Streep'in bu sefer rakipleri arasında çok şansı olmasa da Akademi'nin başarılı oyuncuyu ne kadar sevdiği de bir bakıma ortada... Filmin En İyi Prodüksiyon Tasarımı ve En İyi Kostüm Tasarımı dalındaki iddialı adaylıklarını da es geçmemek lazım. Hollywood'un son dönemde masal uyarlamalarına yedirdiği gotik bakış açısı, filmin yan karakterlerinin bir noktadan sonra abartılı bir oyunculuk sergilemesine yol açıyor. Karakterlerin konuşma havasında geçen diyalogları filmi müzikal kimliğinden yer yer alıkoyduğu gibi genel akışını da çok daha karmaşık bir noktaya getiriyor. Tim Burton'ın 2010 yapımı Alice in Wonderland'dan hatırladığımız bu sinema dili, Sihirli Orman müzikali üzerinde oldukça eğreti duruyor ve film seyircisini yoruyor. En nihayetinde Lapine'in, Sihirli Orman ile masalları harmanlayan ve tiye alan üslubunun güldürürken düşündürme potansiyeli vardı ancak hayran kalınacak kostüm ve makyaj tasarımı ve sanat yönetimi ile Streep'in yaşına rağmen ışıldayan performansı yazının başında belirtmiş olduğum gibi filmin masallara saygı duruşu niteliğinde olup olmayacağı hususundaki beklentiyi karşılamıyor.

Yazar Puanı

Puan - 54%

54%

Zaman zaman müzikal kimliğinden sıyrılıp karakterlerin konuşma havasında geçen diyalogları, filmin akışını çok daha karmaşık bir noktaya getiriyor.

Kullanıcı Puanları: 3 ( 7 votes)
54
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi