Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa

Shameless, 5. ve 6. Sezonunda hepimiz için önemli bir mevzu olan soylulaştırmayı olay akışının önemli bir parçası haline getirdi. Shameless vesilesiyle soylulaştırmayı tartışarak, şehirdeki dönüşümün kent yoksullarını nasıl etkilediği üzerine biraz konuşalım istedik. 

Soylulaştırma, isminden de anlaşılacağı gibi, belli bir kentsel mekanı seçkin kesimlere ait ilan etmeye verilen isim. Soylulaştırma, yeni orta sınıfın kent yoksullarının yaşadığı alana yerleşmeye başlamasıyla gerçekleşen ve şehrin çehresini değiştiren bir süreçtir. Yeni orta sınıfın arzı doğrultusunda, kent yoksullarının yaşadığı alanların değeri artışa geçer ve kent yoksullarının ekonomik gücü, artık orada yaşamaya yetmez.

Günümüzde soylulaştırma, yeni orta sınıfın küresel bir aktöre dönüşmesiyle çok daha vahim bir seyir kazandı. Bunun en iyi örneklerinden biri Paris. Paris artık yalnızca kent yoksullarını şehrin çeperine sürüklemiyor, çok uzun zamandır şehirde yaşayan orta sınıf, şehirde yaşayabilecek ekonomik gücü her geçen gün biraz daha yitiriyor. Çünkü şehir gitgide turistik ve küresel bir çehre kazanmaya başlıyor. Şehirde yaşanan dönüşümün neticesinde, yerelde günlük hayatını geçiren bir insanın dışarı çıkıp bir kahve içmesi dahi ciddi bir lüks olmaya başlıyor.

Elbette Shameless, küresel aktörlerin müdahil olduğu bir soylulaştırma sürecini konu edinmiyor. Shameless’taki soylulaştırmanın kaynağında yeni orta sınıfın merkezde yaşama gayesi güden kesimi var. Fransızcada “bobo” şeklinde kısaltılan, hem şehir merkezinde yaşayıp hem de yüksek kiralar ödemek istemeyen bohem burjuvalar bunlar. Bu sürecin bir emsalini bugün Türkiye’de özellikle Karaköy civarında gözlemlememiz mümkün. Karaköy’de süregelen dönüşümü tek başına bir olgu olarak ele almazsak, İstanbul’da tamamlanmış üç ayrı dalgada üç farklı tip soylulaştırmadan bahsedebiliriz. İlki 1970’li yılların sonundan itibaren Arnavutöy ve Kuzguncuk civarındaki soylulaştırma. Bu tip soylulaştırmanın belirgin özelliği, bölgeye taşınan yeni orta sınıfın mahalleye entegre olması. İkincisi 90’lar sonunda Cihangir, Galata ve Asmalımescit civarında yaşanan, rantın ön plana geçmesiyle beraber değişimin çok daha sert gözlemlendiği bir soylulaştırma tipi. Bugün Karaköy ve civarındaki dönüşüm hala bu sürecin devamı niteliğinde olduğunu da söylememiz mümkün, bu soylulaştırma türünde ise, alım gücü olmayan yerel halk zamanla değişime boyun eğerek bölgeden uzaklaşır. Üçüncüsü ise, yine yakın geçmişte Haliç, Fener ve Balat civarında gözlemlenen, bölgenin tepeden inme politikalarla tümüyle nüfus değiştirmesine yol açan en radikal soylulaştırma türü. Shameless, bu soylulaştırma türleri arasından en çok bir kesimi ekonomik bakımdan marjinal ilan edip de mekanın dışına iten ikinci tip soylulaştırmaya benziyor.

Shameless beşinci sezonun başında soylulaştırmanın artık olay akışının önemli bir parçası haline gelebileceğini işaret etse de, izleyenlerin çoğunun bu konudaki beklentileri tam olarak karşılanmamıştı. Dizinin dikkatli takipçileri, soylulaştırmanın olay akışını baştan sona değiştireceğini düşündü, özellikle Frank’in alıştığımızın aksine, ayakları yere basan konuşmaları bunu ifade ediyordu. Beşinci sezon bittiğinde, böyle bir beklenti içerisinde olanlar ciddi anlamda hayal kırıklığına uğramışlardı. Çünkü dizi bıraktığı yerde soylulaştırmayı dizinin akışına öylesine eklemiş, üzerine bir sürü nasihat vermiş, ama kahramanlarımızın yaşantılarına mahallelerindeki ciddi dönüşümün, pek de bir etkisi olmamış gibi duruyordu.

Her ne kadar beşinci sezonun izleyicide yarattığı izlenim, soylulaştırma temasının senaryoda bir boşluk yarattığı şeklinde de olsa, Frank 5. Sezonun 2. Bölümünde şu kelimeleri sarf ediyordu:

“Gülün gülün, seneye böyle gülemeyeceksiniz çünkü buralarda oturmaya artık gücünüz yetmeyecek. Önce gelir yerleşirler, sonra tamamen ele geçirirler.”

Frank’in alametinin 6. Sezonun 3. bölümünde gerçekleşmesiyle anladık ki, senaryoda bir boşlukla veya olay akışını katletmek uğruna verilen ulvi bir mesajla karşı karşıya değildik. Senaryo oldukça akıllıca kaleme alınmış, bize sonraki sezonda neler olacağını kahramanlarımız 5. Sezonun başında duyursa da, dizi kendisini iki sezon boyunca biz durumdan haberdar edilmemişiz gibi izletmişti. Shameless senaristlerinin bu akıllıca hamlesi, günümüz Türkiye’si için bu denli önemli bir konuyu mercek altına almışken, Shameless’ın zaman akışını takip ederek soylulaştırma üzerine tartışma yürütmek faydalı olur diye düşündük.

Not: Yazının ikinci sayfası, Shameless’ın 5. sezonuna dair, üçüncü sayfası ise dizinin 6. sezonuna dair spoilerlar içermektedir. 

Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi