Fakirliklerine alışık olduğumuz Gallagher ailesi orta sınıf bir aile olma yolunda hızla ilerliyor. Shameless 8. sezon 6. bölüm Icarus Fell and Rusty Ate Him” ile karşınızdayız.

Shameless denince ilk akla gelen şeyler tabi ki; seks, uyuşturucu, dolandırıcılık ve heyecanlı bir hayat… Bunlar mutlaka dikkat çekici unsurlar ama Shameless bu maddelerin altını doldurabilecek kalitede bir yapım. Shameless, yalnızca fakir bir ailenin Chicago gettolarında hayatta kalma hikayesini anlatmıyor. Alkolik, müptezel, para için yapmayacağı şey olmayan parazit baba Frank Gallagher (William H. Macy), Obamacare’den Amerika’daki kentsel dönüşüme, LGBTİ+ hareketinden işçi haklarına kadar geniş bir skalada, toplumsal konulardaki tiradlarıyla adeta yepyeni manifestolar yazıyor. Dizide ailenin geçiminden birinci derecede sorumlu olan en büyük abla Fiona Gallagher (Emma Rossum) üzerinden ilişkiler ve kadına dair muhteşem tespitler yapılıyor. Ailesi ve kendi hayatı arasında gidip gelen Fiona’nın buhranları ekrana çok iyi yansıtılıyor. Zekasıyla bu gettodan kurtulmak isteyen Lip Gallagher’ın (Jeremy Allen White) bir türlü ‘’yırtamamasını’’ izliyoruz. Lip üzerinden insanlığın bencilliğini, bu bencilliğinde haklı olup olmadığını tartışıyoruz. Ian Gallagher (Cameron Monaghan) ve Mickey Milkovich (Noel Fisher) üzerinden LGBTİ+ bireylerin hayatlarına, yaşadıkları zorluklara, patriyarkanın ilişkilere etkisine tanık oluyoruz. Debbie Gallagher (Emma Kenney) ve Carl Gallagher (Ethan Cutkosky) üzerinden de çocukluk ve ergenlik buhranları konularını izliyoruz. Ayrıca ailenin komşuları Veronica (Shanola Hampton) ve Kev’in (Steve Howey) üzerinden yapılan müthiş ‘’aile’’ taşlamasını da unutmayalım. Tüm bu muazzam büyüklükteki drama; seks, uyuşturucu, dolandırıcılık konulu bir komedi dizisinin alt metnini dolduruyor. Diziyi izleyenler, insan doğası gereği bir nebze mazoşist eğilimlerinden dolayı ve Gallagher ailesinin yaşadığı hayatın haz dolu olduğunu zannettiği için bu sefil hayatı imrenerek izliyorlar. İşte Shameless’ın başarısı bu. ‘’Genel ahlak’’a aykırı, muazzam taşlamaları olan, insan ilişkilerini tüm samimiyetiyle sorgulayan ve bunu yaparken kendi sefilliğine herkesi özendiren bir yapım. İşte biz Shameless’ı bu yüzden seviyoruz.

***Bu yazı Shameless 8. sezon 6. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Shameless 8. Sezon 6. Bölüm: ”Icarus Fell and Rusty Ate Him” 

nzRX

Sefilliğini sevdiğimiz Gallagher ailesi bu sezon giderek orta sınıfa doğru yaklaşıyor. Şu da bir gerçek ki zaten ailenin bir yerden sonra orta sınıf olması gerektiği için karakter değişim ve gelişimleri sırıtmıyor. Her biri bir şekilde hayatlarını düzene sokmak için çabalıyor ve maddi olarak bir yerlere gelmeye çalışıyor. Ian ve Fiona’nın geçen haftadan başlayan aralarındaki gerginlik hala devam ediyor. Ian’a göre Fiona’nın gözünü para bürümüş durumda ve o artık eski Fiona değil. Fiona ise hayatını kurtarmak için yaptıklarından dolayı kimseye hesap vermemesi gerektiğini düşünüyor. Fiona’nın yaşlı kiracısı ölüyor ve sevimli köpeğine yem oluyor. Fiona bölüm sonunda izin vermese de, bu olay sebebiyle öğreniyoruz ki, Amerika’da sahibi öldüğünde sahibini yiyen hayvanlar uyutuluyor. Fiona ölen kiracısının anısını yaşatmaya uğraştığında, Ian’ın kendisi hakkında ortaya koyduğu çelişkiyi onun da yaşadığını anlıyoruz.

Carl askeri okul parasını çıkarmak için kaçak ”UBBER” uygulamasına devam ediyor. Debbie’nin ise az kalsın bir çocuk daha dünyaya getirebilme ihtimalinin olduğu hatalar zinciri gibi bölüm oldu. Neyse ki mağazayı ”Allahu Ekber” bağırışlarıyla insanları korkutarak boşaltarak doğum kontrol hapına vaktinde ulaşabiliyorlar. Aslında bu sahneden Müslümanların Batı toplumunun gözünde hangi konumda olduğunu anlayabiliriz.

Lip ise hala alkole karşı direnişini devam ettirip üstüne bir de Brad’i kurtarmaya çalışıyor. Lip’in Brad için neden bu kadar uğraştığınnı profesörüne attığı tirattan anlıyoruz. ”O bile alkolü bırakamadıysa, ben nasıl bırakacağım?” Bu arada sarhoş Brad’i arayışları sırasında yaşanan olaylardan bir kere daha anlıyoruz ki; Michael Jordan, Chicago halkı için bir tanrı.

V ve Svetlana arasındaki ilişki hem duygusal hem de cinsel anlamda ilerledikçe durumu kıskanan Kev, gay olmaya karar veriyor. Bu sahnelerde eşcinselliğin bir tercih değil yönelim olduğunu çok güzel açıkladılar.

Ve son olarak Frank. Çalıştığı yerde ayın elemanı seçilen, kendine güzel bir araba alan ve iyice orta sınıfa girmeye başladığına inanan Frank ne yazık ki işten çıkarılıyor. Üstelik bir hatası ya da suçu olmadan. Bu sahnelerde de internetten alışverişin klasik firmalara ne denli zarar verdiğini ve buna ayak uyduramayanların asla ayakta kalamayacağını çok güzel işlediler. İlginç bir şekilde Frank bu kararı olgunlukla karşıladı ve önüne bakacağını söyledi. Acaba Frank gerçekten değişti mi diye bir an düşünsem de sonra yine aklıma geldi: O Frank Gallagher. Gallagherlar’ın orta sınıfa doğru hızla ilerlediği bir bölümü daha bitirdik. Bakalım önümüzdeki günlerde dizinin ilerleyişi nasıl olacak?

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi