Şeytan Tohumu

Şeytan Tohumu

2004 yılında bir üniversite öğrencisi eBay üzerinden açık artırmayla elinde lanetli olduğunu iddia ettiği bir kutuyu satışa çıkarır. İddiasına göre kutu tıpkı önceki sahibinde olduğu gibi ona da birçok uğursuzluğu peşinden getirmiştir ve kutu hayatına girdiğinden beri hiçbir şey yolunda gitmemiştir. Hikaye oldukça ilgi çeker ve satış sayfası kısa sürede 140.000 hit alarak bir anda oldukça popüler hale gelir. Kutunun içerisinde bir tutam saç, kurutulmuş bir tomurcuk gül, mumlar ve bir Dibbuk (şeytani güçleri olduğuna inanılan lanetli ruh) bulunmaktadır.

Korku filmi furyasında başlı başlına bir alt tür olabilecek kapasiteye sahip “based on a true story (gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir)” durumu bu hafta vizyona giren The Possession filminin temelini oluşturuyor. Başlangıçta anlattığım olaydan “esinlenen” film hepimizin yıllardır aşina olduğu şeytan çıkarma hikayesini konu alıyor. Senaristler ve yapımcılar izleyicinin bu aşina olma durumunu öylesine kanıksamışlar ki, neredeyse ufak dokunuşlara bile ihtiyaç duymadan aynı filmi yeniden çekmişler.

sNcNUs29200

Filmin ana hikayesi boşanma sonucu dağılmış orta sınıf bir ailenin, en küçük kızı Emily’e ( ki burada akıllara Exorcism of Emily Rose geliyor) musallat olan kötücül bir ruhtan kurtulma çabasına odaklanıyor. Aileden kopma noktasındaki işkolik baba, yeni flörtüyle yeni bir hayat kurmaya çalışan ama aklı hala eski kocasında olan anne, Emily ve ablası… Baba rolünde daha önce P.S I Love You ve Texas Killing Fields’te izlediğimiz, Javier Bardem’le ikiz kardeşi kadar benzerlik gösteren Jeffrey Dean Morgan bulunuyor. Anne rolündeyse The Closer dizisinin sıra dışı amiresi Kyra Sedgwick yer alıyor. Emily rolünün altından başarıyla kalkan minik yıldız Natasha Calis’ten de bahsetmemek olmaz.

Genel itibarıyle önceki şeytan çıkarma konulu filmlerden fazlasını vaat etmeyen film bilindik hikaye, bilindik davranışlar ve bilindik yöntemlerle ilerliyor. Fakat bu defa şeytandan kurtuluş yolunu haçlar ve pederler eşliğinde değil, bir haham ve zeytinyağlı sular arasında bulmayı amaçlıyor. The Possession bu kültüre yabancı olduğunu düşündüğü izleyicisi için, Yahudilik ve öğretileri hakkında yüzeysel olarak olaylarla bağlantı kurmasına yarayacak birkaç sahne verdikten sonra ritüeli başlatıyor. Yol, yöntem konusunda değişikliğe gittiğini sanırken klişelerden kurtulamıyor. Korku ve vahşet konusuna gelirsek, bazı animasyon filmlerinde daha ürkütücü sahnelerine tanık olduğumu söyleyebilirim. Hele şeytani ruhun çekilen MR sırasında tespit edildiği bir sahne var ki, teknolojinin gelebileceği son nokta konusunda insanoğlunun hayal gücünün ne kadar zengin olduğunun sağlam bir temsilidir.

MV5BMTQ1MjA1OTQzNl5BMl5BanBnXkFtZTcwMTczNDIyOA@@._V1._SX640_SY426_

Filmin tek olumlu yanının son dakikalara dek minik Emily’nin abartılı bir fiziksel değişime uğramayışı olduğunu söylenebilir. Bu sayede daha “gerçekçi” bir yaklaşım hedeflenmiş ve başarılı da olunmuş. Danimarkalı yönetmen Ole Bornedal’ın yönettiği filmin senaryosu 2005 yapımı Boogeyman filminin hikayesini de kaleme alan ikili Juliet Snowden ve Stiles White tarafından yazılmış.

Ülkemizde Şeytan Tohumu olarak vizyona giren The Possession türdeşleriyle aynı yoldan, aynı hikayeden ilerleyen yenilik anlamında bir şeyler sunmayan sıradan ve vasat bir film olarak sınıflandırılabilir. Buna rağmen korku filmi severler arasında özellikle gerçek hikaye kurgularına ilgi duyan, türün hayranları açısından tercih edilebilir.

Keyifli seyirler…

1 Yorum

Yorum yazın