Ya Sonra filmiyle yönetmenliğe ilk geçişini yapan Özcan Deniz, Sevimli Tehlikeli ile dördüncü kez yönetmenlik koltuğuna oturuyor. Bugüne kadar Evim Sensin, Su ve Ateş gibi filmlere de imzasını atan Deniz, birçok masaldan esinlenerek kaleme aldığı ve çizgi roman ögelerine de yer verdiği Sevimli Tehlikeli ile, bu kez daha farklı bir alanda kendini gösteriyor; ancak vasatın üzerinde bir yapıma imza atamıyor.

Külkedisi, Robin Hood, Rapunzel, Beyaz Atlı Prens gibi masallar ve folklorik hikayelerden derlenerek oluşturulan senaryo, Zeliş ile Zarok’un aksiyon dolu aşk macerasını anlatıyor. Göğsünde bulunan doğum lekesinde yazan harfleri, karşılaşacağı beyaz atlı prensin ismine yoran Zeliş, masallara inanmaya direnerek bu hayalinin peşinden koşacak, ancak birçok masaldan derlenen kendi hikayesinin, tek bir Külkedisi masalından ibaret olmadığını anlayacaktır. Filmin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenen Özcan Deniz ise, romantik komedi severleri mutlu edebilmek adına her türlü klişeye başvurmaktan geri kalmayacaktır.

Edirne’nin bir köyünde, fakir ama mutlu bir ailede dünyaya gelen Zeliş, tarlada çalışan annesi tarafından beşiğe bırakılır. Herhangi bir tehlike arz etmediği düşünülen bu dostane köyde annenin tarlaya geri dönmesi ile bebek, Zarok adındaki küçük bir çocuk tarafından kaçırılır. Ne yaptığının bilincinde olmayan ve yalnızca babası olduğunu düşündüğü kişinin söylediklerini yerine getiren Zarok, hemen ardından emri asıl veren kişilerin “babasını” öldürdüğüne ve bebeği alıp kaçtıklarına şahit olur. Zeliş, İstanbul’daki zengin bir ailenin miras meselesi uğruna kaçırılmış ve bu ailedeki sahte yerini almıştır. Zor şartlar altında büyüyüp ileride hırsız olacak Zarok’un yolu ise, elbette ki bu zengin ailenin evine de düşecektir ve böylece Zarok, hırsızlık yapmak için girdiği evdeki gerçekleri zamanla öğrenerek, kendisini birçok maceraya sürükleyecek olaylar silsilesiyle karşılaşacaktır.

Romantik komedi türünde bir film olan Sevimli Tehlikeli’nin, aynı zamanda kimi toplumsal eleştirileri de içerisinde barındırıyor olması filmin olumlu olarak ele alınabilecek yönlerini oluşturuyor. Örneğin, hırsızlık yapmasından dolayı kendisine yöneltilen “helal para mı ama bu” sorusuna Zarok, “boşver” diyerek, başkalarının da onlardan çaldığı cevabını veriyor. Üstelik, mirası elde edebilmek için çabalayan iki aileden birindeki baba figürü, karşımıza emniyet müdürü olarak çıkıyor. Planlarını mahvetmemesi için Zarok’tan kurtulmaya çalışırken emniyet müdürünün önerdiği çözüm ise manidar: “Atın çatıdan gitsin, zaten hırsız değil mi, kaçarken düştü dersiniz”. Emniyet müdürü, Zarok’un cebine hırsızlık süsü verilecek eşyaların konulması gerektiğini söylemeyi de unutmuyor. Böylece toplumda, güçlülerin güçsüzler üzerindeki haksız hakimiyeti vurgulanıyor.

Film, her ne kadar masal anlatımı olsa ve bu sayede birçok klişeyi kaldırabilecek bir türe hizmet ediyor olsa da, masalın kendisine sunabileceği klişe olanaklarını maksimum seviyede kullanıyor. Öyle ki, bir sonraki sahnede yaşanacakları tahmin etmek bir yana dursun, bir sonraki saniyede yer alacak diyalogları öngörmek dahi mümkün. Dolayısıyla bir merak duygusu uyandırmayan senaryo, tempoyu yüksek tutmaya çalışan aksiyon sahneleri ve kullanılan müzikler arasında yok oluyor. Böylece film; ilhamını aldığı birçok masalı bir araya getirirken, ortaya orijinal bir yapım çıkarmak yerine içinde dram ögeleri de barındıran “derleme” bir yapım olarak karşımıza çıkıyor.

Sonuç olarak Sevimli Tehlikeli, her ne kadar romantik komedi severlere ortalama bir yapım vadediyor olsa da, orijinal bir olay örgüsü ve yapım izlemek isteyenlere hayal kırıklığı yaşatabilir. Masalların sonu her ne kadar belli olsa da, sonuna kadar olan süreçte uyandırabildiği merak, onları günümüze kadar taşıyan etmenler arasında yer alıyor. Sevimli Tehlikeli ise; ilhamını aldığı tüm bu masallara karşın,  her saniyesi tahmin edilebilir diyaloglar ve birbirine benzeyen sahnelerle yalnızca vasat bir film vaat ediyor.

Ya Sonra filmiyle yönetmenliğe ilk geçişini yapan Özcan Deniz, Sevimli Tehlikeli ile dördüncü kez yönetmenlik koltuğuna oturuyor. Bugüne kadar Evim Sensin, Su ve Ateş gibi filmlere de imzasını atan Deniz, birçok masaldan esinlenerek kaleme aldığı ve çizgi roman ögelerine de yer verdiği Sevimli Tehlikeli ile, bu kez daha farklı bir alanda kendini gösteriyor; ancak vasatın üzerinde bir yapıma imza atamıyor. Külkedisi, Robin Hood, Rapunzel, Beyaz Atlı Prens gibi masallar ve folklorik hikayelerden derlenerek oluşturulan senaryo, Zeliş ile Zarok’un aksiyon dolu aşk macerasını anlatıyor. Göğsünde bulunan doğum lekesinde yazan harfleri, karşılaşacağı beyaz atlı prensin ismine yoran Zeliş, masallara inanmaya direnerek bu hayalinin peşinden koşacak, ancak birçok masaldan derlenen kendi hikayesinin, tek bir Külkedisi masalından ibaret olmadığını anlayacaktır. Filmin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenen Özcan Deniz ise, romantik komedi severleri mutlu edebilmek adına her türlü klişeye başvurmaktan geri kalmayacaktır. Edirne’nin bir köyünde, fakir ama mutlu bir ailede dünyaya gelen Zeliş, tarlada çalışan annesi tarafından beşiğe bırakılır. Herhangi bir tehlike arz etmediği düşünülen bu dostane köyde annenin tarlaya geri dönmesi ile bebek, Zarok adındaki küçük bir çocuk tarafından kaçırılır. Ne yaptığının bilincinde olmayan ve yalnızca babası olduğunu düşündüğü kişinin söylediklerini yerine getiren Zarok, hemen ardından emri asıl veren kişilerin “babasını” öldürdüğüne ve bebeği alıp kaçtıklarına şahit olur. Zeliş, İstanbul’daki zengin bir ailenin miras meselesi uğruna kaçırılmış ve bu ailedeki sahte yerini almıştır. Zor şartlar altında büyüyüp ileride hırsız olacak Zarok’un yolu ise, elbette ki bu zengin ailenin evine de düşecektir ve böylece Zarok, hırsızlık yapmak için girdiği evdeki gerçekleri zamanla öğrenerek, kendisini birçok maceraya sürükleyecek olaylar silsilesiyle karşılaşacaktır. Romantik komedi türünde bir film olan Sevimli Tehlikeli’nin, aynı zamanda kimi toplumsal eleştirileri de içerisinde barındırıyor olması filmin olumlu olarak ele alınabilecek yönlerini oluşturuyor. Örneğin, hırsızlık yapmasından dolayı kendisine yöneltilen “helal para mı ama bu” sorusuna Zarok, “boşver” diyerek, başkalarının da onlardan çaldığı cevabını veriyor. Üstelik, mirası elde edebilmek için çabalayan iki aileden birindeki baba figürü, karşımıza emniyet müdürü olarak çıkıyor. Planlarını mahvetmemesi için Zarok’tan kurtulmaya çalışırken emniyet müdürünün önerdiği çözüm ise manidar: “Atın çatıdan gitsin, zaten hırsız değil mi, kaçarken düştü dersiniz”. Emniyet müdürü, Zarok’un cebine hırsızlık süsü verilecek eşyaların konulması gerektiğini söylemeyi de unutmuyor. Böylece toplumda, güçlülerin güçsüzler üzerindeki haksız hakimiyeti vurgulanıyor. Film, her ne kadar masal anlatımı olsa ve bu sayede birçok klişeyi kaldırabilecek bir türe hizmet ediyor olsa da, masalın kendisine sunabileceği klişe olanaklarını maksimum seviyede kullanıyor. Öyle ki, bir sonraki sahnede yaşanacakları tahmin etmek bir yana dursun, bir sonraki saniyede yer alacak diyalogları öngörmek dahi mümkün. Dolayısıyla bir merak duygusu uyandırmayan senaryo, tempoyu yüksek tutmaya çalışan aksiyon sahneleri ve kullanılan müzikler arasında yok oluyor. Böylece film; ilhamını aldığı birçok masalı bir araya getirirken, ortaya orijinal bir yapım çıkarmak yerine içinde dram ögeleri de barındıran “derleme” bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak Sevimli Tehlikeli, her ne kadar romantik komedi severlere ortalama bir yapım vadediyor olsa da, orijinal bir olay örgüsü ve yapım izlemek isteyenlere hayal kırıklığı yaşatabilir. Masalların sonu her ne kadar belli olsa da, sonuna kadar olan süreçte uyandırabildiği merak, onları günümüze kadar taşıyan etmenler arasında yer alıyor. Sevimli Tehlikeli ise; ilhamını aldığı…

Yazar Puanı

Puan - 30%

30%

32

Sevimli Tehlikeli, ilhamını aldığı tüm masallara karşın, her saniyesi tahmin edilebilir diyaloglar ve birbirine benzeyen sahnelerle yalnızca vasat bir film vaat ediyor.

Kullanıcı Puanları: 4.04 ( 8 votes)
30
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi