50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterilen ancak herhangi bir ödülle dönememesine rağmen bu hafta 40’dan fazla kopyayla vizyona giren Sev Beni’nin Festival’den eli boş dönmesi ne kadar sürpriz olmadıysa benzeri Türk filmlerinden çok daha fazla kopyayla vizyona girmesi de bir o kadar normal. Kesinlikle kötü bir iş değil ancak, ne festivaller tarafından bol kepçe ödüllendirilecek ne de  klasik vizyon seyircisini çok memnun edebilecek bir iş değil. Biraz arada kalmış olmasına rağmen süresi boyunca seyircisini sıkmayacak, keyifle seyredilebilecek bir yapım Sev Beni.

Filmi, Sev Beni’ye göre oldukça az sayıda kopyayla vizyona giren ve bütçesi oldukça dar bir yapım olarak hatırladığımız Kara Köpekler Havlarken’in de  yönetmeni olan Mehmet Bahadır Er yönetiyor. Ancak, bu kez ne Kara Köpekler Havlarken’de olduğu gibi dar bir bütçeyle ne de tek başına. Er’e yönetmen koltuğunda Maryna Er Gorbach eşlik ederken ikili filmlerinin arkasına ülkelerinden bakanlık desteği de almışlar.

Filmin konusunu kısaca evlilik hazırlığında olan bir Türk gencinin bekarlığa veda amacıyla yurt dışına gidip oradan bir kadına aşık olma hikayesi olarak özetleyebiliriz. Ancak filmin amacı imkansız bir aşk hikayesini anlatmak değil, iki tarafında içinde bulunduğu sıkışmışlığı dolaylı olarak seyirciye aktarmak.  Bu noktada film, ilk bakışta her ne kadar klişe bir hikayeyi konu alıyor gibi gözükse de evliliğe hazır olmayan, ailesinin bulduğu bir kızla görücü usulü evlendirilmek istenen, ki belki de hayatında aşkı hiç tatmamış bir Türk genciyle, zengin bir adamın metresi olarak yaşayan ve bu görkemli hayatının devam edebilmesi için hayatını paylaştığı adamdan da bir şekilde hamile kalmaya çalışan bir Ukraynalı’nın içinde bulunduğu aile ve toplum baskısını, farklı ülkelerde ikamet etmelerine rağmen benzer evrensel problemlerin içinde sıkışmış olmalarını kendine dert ediniyor. İyi de yapıyor ama yine de klişelerden kurtulamıyor.

9737596163_8fd1938ee9_o

Başrolde Ushan Çakır ile Viktoria Spesivtseva yer alırken ikiliye Güven Kıraç, Yavuz Bingöl ve daha çok yönetmen koltuğunda görmeye alışık olduğumuz Murat Şeker eşlik ediyor. Ushan Çakır kariyerinde yükselişte olan genç ve başarılı olacağına inandığım bir aktör. Sev Beni’deki performansı da bunu kanıtlıyor. Filmin oyunculuk açısından en büyük sürprizi ise çok kısa bir süre görünmesine karşın yer aldığı sahnelerle filmin enerjisini bir basamak yukarı çıkaran Murat Şeker olmuş.

Seyirciye yeni bir şeyler sunmayan ancak ilk başta da belirttiğim gibi süresi boyunca da sıkmadan kendini seyrettiren bir film Sev Beni. Türdeşlerine göre farklı bir sonla bitiyor olmasıysa filmin en büyük avantajı ve bana göre de en büyük artısı. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi