Daha önce Düzenbaz ve Umut Işığım filmlerinde de bir arada izlediğimiz Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ikilisi, göz doldurucu kostümler ve nefes kesen doğa manzaraları eşliğinde Serena’da bir araya geliyor. Üstelik, bu birlikteliği sağlayan ve yöneten kişi, “Başka Bir Yerde” yapıtıyla tanıdığımız Danimarkalı yönetmen Susanne Bier oluyor.

Serena, buraya kadar gerçekten de mükemmel bir film beklentisi oluşturuyor, öyle değil mi? Oysa ki film gerçek bir hayal kırıklığı yaratmaktan öteye gidemiyor ve maalesef vasattan öte bir izlenim sunamıyor.

Ron Rash’in 2008 tarihli aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan eser, 1929 yılında tanışıp ilk görüşte aşık olan ve ardından Kuzey Carolina’ya yerleşip kerestecilik yaparak yeni bir hayat kurmayı amaçlayan bir çiftin hayatını anlatıyor. Serena, güzel ve baştan çıkarıcı; bunun yanında küçüklüğünde yaşadığı travmalar dolayısıyla hem masum hem de güçlü kadın imajı veren bir karakterdir. Serena’yı ilk gördüğü anda ona aşık olan George ise, doğa aşkı ile kapitalizm arasında bocalayan ama yine de işinde en iyi yerlere gelmek isteyen biri olarak karşımıza çıkar. Serena’nın küçüklüğünden beri içinde bulunduğu sektör olan kerestecilik alanında edindiği bilgiler, George’un kendisine olan aşkının hayranlık boyutuna gelmesine sebep olur. Öyleki yalnızca hayat eşi değil aynı zamanda iş ortağı olarak da görmeye başlayacağı Serena, George’un üzerinde hiç beklenmedik etkilere sebep olacaktır. Geçmişinde yaşadıklarından ötürü duygusal ilişkilere kendisini kapamış olan Serena ise, her ne kadar “güçlü kadın” izlenimi sunsa da, zamanla ortaya çıkabilecek problemlere göğüs geremeyecek, dolayısıyla da bambaşka çözümlere yönelecektir.

Bir “Çok Satanlar” uyarlaması olan Serena, aslında iyi oyuncuları, başarılı yönetmeni ve seçilen lokasyonuyla birlikte yüksek beklentiler uyandırmasına karşın bu beklentileri bir türlü karşılayamayan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sebebi beklentilerin hali hazırda yüksek olması mı, yoksa filmin gerçekten de kötü olması mıdır bilinmez; ancak gerçek olan bir şey var ki, filmin kurgu ve ses alanında yaşanılan problemleri beyazperdeye birebir yansımış. Öyleki, 2012 yılında çekimleri tamamlanmış olan bu film günümüze kadar beklemiş ve bu süreçteki post-production aşamasında çok fazla müdahaleye uğramış. Serena, ya gerçekten de hangi noktaya odaklanacağına şaşırıp oldukça hızlı bir tempoda çekilen bir film olmuş, ya da post prodüksiyon aşamasında uzunca bir kurgulanma sürecinden geçerek hikayeden uzaklaştırılmış.

Sonuç olarak Serena filminde verebileceğiniz tek tepki “Eee peki?” oluyor. Bu, sonu izleyiciye bırakılan bir David Lynch filmi değil, fakat filmin sonunda yapabileceğiniz kimi çıkarımlara karşın aslında 1 saat 45 dakika boyunca kafanızı kurcaladığınız sosyolojik, ideolojik sorunsalların cevaplarıyla karşılaşmanızın da mümkün olmadığı bir film.

Daha önce Düzenbaz ve Umut Işığım filmlerinde de bir arada izlediğimiz Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ikilisi, göz doldurucu kostümler ve nefes kesen doğa manzaraları eşliğinde Serena’da bir araya geliyor. Üstelik, bu birlikteliği sağlayan ve yöneten kişi, “Başka Bir Yerde” yapıtıyla tanıdığımız Danimarkalı yönetmen Susanne Bier oluyor. Serena, buraya kadar gerçekten de mükemmel bir film beklentisi oluşturuyor, öyle değil mi? Oysa ki film gerçek bir hayal kırıklığı yaratmaktan öteye gidemiyor ve maalesef vasattan öte bir izlenim sunamıyor. Ron Rash’in 2008 tarihli aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan eser, 1929 yılında tanışıp ilk görüşte aşık olan ve ardından Kuzey Carolina’ya yerleşip kerestecilik yaparak yeni bir hayat kurmayı amaçlayan bir çiftin hayatını anlatıyor. Serena, güzel ve baştan çıkarıcı; bunun yanında küçüklüğünde yaşadığı travmalar dolayısıyla hem masum hem de güçlü kadın imajı veren bir karakterdir. Serena’yı ilk gördüğü anda ona aşık olan George ise, doğa aşkı ile kapitalizm arasında bocalayan ama yine de işinde en iyi yerlere gelmek isteyen biri olarak karşımıza çıkar. Serena’nın küçüklüğünden beri içinde bulunduğu sektör olan kerestecilik alanında edindiği bilgiler, George’un kendisine olan aşkının hayranlık boyutuna gelmesine sebep olur. Öyleki yalnızca hayat eşi değil aynı zamanda iş ortağı olarak da görmeye başlayacağı Serena, George’un üzerinde hiç beklenmedik etkilere sebep olacaktır. Geçmişinde yaşadıklarından ötürü duygusal ilişkilere kendisini kapamış olan Serena ise, her ne kadar “güçlü kadın” izlenimi sunsa da, zamanla ortaya çıkabilecek problemlere göğüs geremeyecek, dolayısıyla da bambaşka çözümlere yönelecektir. Bir “Çok Satanlar” uyarlaması olan Serena, aslında iyi oyuncuları, başarılı yönetmeni ve seçilen lokasyonuyla birlikte yüksek beklentiler uyandırmasına karşın bu beklentileri bir türlü karşılayamayan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sebebi beklentilerin hali hazırda yüksek olması mı, yoksa filmin gerçekten de kötü olması mıdır bilinmez; ancak gerçek olan bir şey var ki, filmin kurgu ve ses alanında yaşanılan problemleri beyazperdeye birebir yansımış. Öyleki, 2012 yılında çekimleri tamamlanmış olan bu film günümüze kadar beklemiş ve bu süreçteki post-production aşamasında çok fazla müdahaleye uğramış. Serena, ya gerçekten de hangi noktaya odaklanacağına şaşırıp oldukça hızlı bir tempoda çekilen bir film olmuş, ya da post prodüksiyon aşamasında uzunca bir kurgulanma sürecinden geçerek hikayeden uzaklaştırılmış. Sonuç olarak Serena filminde verebileceğiniz tek tepki “Eee peki?” oluyor. Bu, sonu izleyiciye bırakılan bir David Lynch filmi değil, fakat filmin sonunda yapabileceğiniz kimi çıkarımlara karşın aslında 1 saat 45 dakika boyunca kafanızı kurcaladığınız sosyolojik, ideolojik sorunsalların cevaplarıyla karşılaşmanızın da mümkün olmadığı bir film.

Yazar Puanı

Puan - 63%

63%

Bir “Çok Satanlar” uyarlaması olan Serena, aslında iyi oyuncuları, başarılı yönetmeni ve seçilen lokasyonuyla birlikte yüksek beklentiler uyandırmasına karşın bu beklentileri bir türlü karşılayamayan bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
63
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi