İhsan İpekçi’nin aynı adlı romanından uyarlanan Senede Bir Gün’ün aslında üç versiyonu bulunuyor. İlki erken dönem Yeşilçam’ın efsane isimlerinden Ferdi Tayfur tarafından çekilmiş, başrolünde ise yine aynı dönemin efsaneleri Cahide Sonku ve Süavi Tedü bulunuyordu. İkinci uyarlama ise Ertem Eğilmez’in yaptığı uyarlamaydı. 1965 yılında çekilen ve siyah beyaz olan film, bir iki ufak nüans dışında neredeyse burada ele alacağımız 1971 yılı renkli filminin birebir aynısı. Tabii bu ufak nüansların başında Hülya Koçyiğit yerine Nazlı karakterinin Selda Alkor tarafından canlandırılması geliyor.

Elhamra Sineması ve Melek Sinemasının (sonradan Emek Sineması) işletmeciliğini yapan İhsan İpekçi, aynı zamanda bir yazardır. Sinemaya olan tutkusu onu sinemacılık yapmaya yönlendirmişti. Ancak Senede Bir Gün romanı hakkında hala tam aydınlatılamamış bir konu mevcuttur. Nazım Hikmet 30’lu yıllarda arasında Muhsin Ertuğrul’un Bataklı Damın Kızı Aysel filmi de olmak üzere birçok senaryoya imza atmıştı. Nazım Hikmet’in yakın arkadaşı İhsan İpekçi vasıtasıyla İpek Film’de çalışmaya başlayınca, siyasi yasağı sebebiyle Nazım’ın yazdığı bazı eserlerin İhsan İpekçi (Koza) ismiyle bastırıldığı söyleniyor. Yani elimizdeki filmin çıktığı metin Nazım Hikmet’e ait olabilir.

Bu ön tarihi bilgiden sonra, gelelim filmin konusuna. Film içinde net olarak belirtilmese de bugünkü Yanbolu’da, Bulgaristan topraklarında geçen filmde, Kartal Tibet, Hilmi Efendi (Hulusi Kentmen) isimli bir çiftlik sahibinin yanında kahyalık yapan öksüz ve yetim bir genci, Emin karakterini canlandırır. Hülya Koçyiğit ise Hilmi Efendi’nin genç ve güzel kızı Nazlı’dır. Nazlı ve Emin çocukluklarından beri beraberdirler ve birbirlerine aşık olmuşlardır. Yakında da evlenmeyi planlamaktadırlar. İyi kalpli bir adam olan Hilmi Efendi, Emin’i sevmekte ve ona kızını vermeyi düşünmektedir. Ancak – sinemamızın bir numaralı kötü adamlarından – Bilal İnci’nin canlandırdığı Kiril Çorbacı karakteri, Nazlı’ya, ağabeyi Osman’a (Metin Serezli) ve eşi Zeynep’e (Suna Selen) musallat olmaktadır. Hatta Çorbacı Osman’ı öldürür. Bunun üzerine Hilmi Efendi bir karar verir. Bir gece yanlarına alabilecekleri eşyaları alacak ve Anadolu’ya kaçacaktır.  Kaçarken ihbar edilince, Emin aileyi kurtarmak pahasına kendini feda eder ve ağır yaralı bir şekilde hapse düşer. Hollywood’da ve hatta Avrupa Sineması’nda da bolca bulunan hapisten/kamptan kaçış tarzı bir hikaye başlar bu noktada. Aile kurtularak Anadolu’ya kaçar ancak Emin’i Yeşilçam’ın en renkli kadrolarından biri diyebileceğimiz bir grup insan koğuşta beklemektedir. Doktor rolünde, genç, sevdiğinden ayrı düşmüş yaralı bir ruh ile güzel sesiyle Adnan Şenses, kızıl saçlı Roman Yunus rolüyle kariyerinin en iyi performanslarından birini veren Münir Özkul, heyecanlı Ali rolünde Danyal Topatan ve her zamanki sert duruşu, yumuşak kalbi ile, tek gözü korsan bandajlı Reis, Kadir Savun ile kısa ve tüm gardiyanlar gibi üstü çıplak, muhteşem kötüler Arap Celal, Yusuf Sezer ve Lütfü Engin. Doktor Emin’in yaralarını iyileştirir ve Emin de diğerleri ile taş ocağında çalışmaya başlar. Bir yandan da Yunus’un yaptığı sicim ile kaçma planı yapmaktadır ekip. Filmin en etkileyici sahnelerinden biri taş ocağı sahnesidir. Ekibimiz ağır taşları sırtlarında küfeyle tepeye taşırken Adnan Şenses’in Doktor karakteri “Senede Bir Gün” şarkısını seslendirmeye başlar ama gardiyanlardan biri ona kırbaçla vurur, sonra şarkıya Kartal Tibet, Kadir Savun derken tüm mahkumlar eşlik etmeye başlar. Hapisten başarısız bir şekilde kaçmaya çalışan ekipten geriye yalnızca Emin ve Yunus kalır. Emin Nazlı’yı bulmaya gider. Ancak o sırada, kalbinden hasta olan Nazlı, Emin’in öldüğünü kabul etmiş ve nadir iyi kalpli rollerinden biriyle Önder Somer’in canlandırdığı Doktor Fuat ile evlenmeye karar vermiştir. Emin, tam düğün günü gelir. Artık yapacak bir şey yoktur. Ama yine de her sene aynı gün, bir günlüğüne buluşmaya karar verirler. Büyük usta İhsan Yüce’nin işlettiği bir kahvede senede bir gün buluşurlar ta ki bir gün Emin gelmeyene kadar.

Senede Bir Gün: Yeşilçam’ın Zirve Noktası mı?

Her şeyiyle klasik bir Yeşilçam filmi olan Senede Bir Gün hakkında biraz sonra söyleyeceklerimi aktarmadan önce size bir uyarıda bulunmam gerekiyor. Bu filmle kurduğum bağ tamamıyla öznel bir bağ ve benim en çok sevdiğim Yeşilçam filmi kesinlikle bu film. O yüzden objektif olmadığını düşündüğüm yorumlarımı elimden geldiğince gerekçelendirmeye çalışacağım.

Senede Bir Gün, Yeşilçam’ın Casablanca’sıdır. Büyük bir aşk, tamamına erdirilemeyen bir aşk, aşkı imkansız kılan harici politik koşulları düşünün.

Senede Bir Gün, Tarkan, Battal Gazi vs. filmleri gibi bir aksiyon içerir ama içindeki ideolojik fonksiyon onlar kadar rahatsız edici değildir. Bir hapishaneden kaçış filmidir, bir aşk filmi olmanın yanı sıra.

Senede Bir Gün, Münir Özkul’un (tartışılabilir) en iyi performansını içerir. Gerek mizah unsuru, gerek dramatik unsuru ile Yunus sinemamızın en iyi, en orijinal karakterlerinden biridir.

Senede Bir Gün, çoğu Yeşilçam aşk filmindeki ağlak romantizme sahip değildir. Evet, aşıklar kavuşamaz, evet Emin Nazlı’ya evli ve çocuklu olduğu yalanını söyler. Ama bunu “Bir Tek Dileğim Var Mutlu Ol Yeter” seviyesine indirmez. Çünkü Emin gerçek bir insandır. “Yalvarırım yalan olduğunu söyle Emin!” diyen Nazlı’ya direnemez. “Yalan, Nazlım!” der. Doktor Fuat da, tam bir geç dönem Osmanlı aydınıdır, Nazlı’nın ona hiçbir zaman aşkla bağlanmayacağını bilir ve gerçek aşkı Emin ile görüşmesine hem bir eş hem de bir doktor olarak hiç ses etmez.

Hatasıyla günahıyla, sevabıyla tüm güzellikleri ile Senede Bir Gün’ün 1971 versiyonu bana göre bugünden baktığımızda Yeşilçam’ın zirve noktasıdır.

Yönetmen: Ertem Eğilmez

Yapımcı: Nahit Ataman

Senarist: Sadık Şendil (İhsan İpekçi’nin aynı adlı romanından)

Görüntü Yönetmeni: Cahit Engin

Yapım Yılı / Süre: 1971 / 92 dk.

Oyuncular: Hülya Koçyiğit, Kartal Tibet, Metin Serezli, Bilal İnci, Kadir Savun, Münir Özkul, Önder Somer, Hulusi Kentmen, Adnan Şenses

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi