Semir Aslanyürek’in yönettiği Erkan Can, Emre Altuğ ve Gürkan Uygun’un başrollerini üstlendiği Lal bu hafta vizyona giriyor. Yazarlarımızdan Özlem Durmaz iki çocuğun samimi yolculuk hikayesini anlatan Lal filminin yönetmeni Semir Aslanyürek ile buluşarak filmle ilgili merak edilenleri sordu.

[youtube video_id=”XtjxW_Z4tSI” width=”600″ height=”350″]

Ö.D:  Yılmaz Güney’in anısına bir film çektiniz. Peki, bu filmi çekmeye ne zaman, nasıl karar verdiniz?

S.A: Bir panelde, sohbet sırasında öğrencilere çocukken Yılmaz Güney’le fotoğraf çektirmek istediğimi ama yapamadığımı anlattım. Panel bitince o yola çıksaydık ne olurdu diye düşündüm ve bu filmi yapmaya karar verdim.

Sinema benim için yapamadıklarımı yapabilmek için bir fırsat.

Ö.D: Peki, Filmin konusu nasıl ortaya çıktı?

S.A: Ben çocukken Yılmaz Güney Yumurtalık’a gelmişti. Lal bir arkadaşımla onu görmeye ve Yılmaz Güney’le fotoğraf çektirmeye gitmek istedik ama minibüse bindikten sonra  geri dönmek zorunda kaldık çünkü herkes birbirini tanıyordu ve minibüs şoförü de bizi tanıdı. Azarı işitince gerisin geri eve döndük.

Ö.D: Bu durumda Lal için gerçek bir hikayeden uyarlama diyebilir miyiz?

S.A: Evet ama onlar yola çıktı, bizse eve döndük. Sinemayla, çıkmak istediğim yola çıkabildim. Zaten sinema benim için yapamadıklarımı yapabilmek için bir fırsat. İçimde kalanları sinema sayesinde hayata geçirebiliyorum. Eve Giden Yol’da da babamla amcamı barıştırmıştım oysa onlar barışamadan öldüler. 

Profesyonellik sanatın düşmanıdır…

Ö.D: Neden böyle bir final sahnesi tercih ettiniz?

S.A: Yol zorlu değilse yola çıkmanın anlamı yok. Kolayca gittiğin bir yolda aslında gitmezsin çünkü değişen pek bir şey olmaz. Çocukların çıktığı yol da zor bir yol ve zorlukların bedeli var. Çocuklar da bu bedeli ödediler.

Ö.D: Başroldeki çocuklar, gerçekten başarılılar. Daha önce deneyimleri var mıydı?

S.A: Hayır değiller. Yaklaşık yüz çocuk arasından seçildiler. Hatta bir ara, filmi çekmekten vazgeçtim lal rolündeki çocuk oyuncuyu bulamadığım için. Ama son anda, “bir çocuk daha var” dedi bir arkadaşım. O çocukla görüşmeye giderken kapıda gördüğüm bir çocukla çalışmak istediğimi söyledim. Zaten o çocuk, bana gösterilecek olan çocukmuş.

Beni en çok şaşırtan kesinlikle Emre Altuğ oldu.

Ö D: Amatör oyuncularla çalışmak zor olmuyor mu?

S.A: Oyuncuların çoğu profesyonel. Ama bence profesyonellik sanatın düşmanıdır, amatör olmak ya da amatör ruhu kaybetmemekse sanat için büyük bir avantaj.

Ö D: Oyunculardan en çok hangisi sizi zorladı ya da şaşırttı?

S.A: Oyuncular gerçekten harika insanlardı. Hepsi tek tek çok özeldi gerçekten. Kaprissiz ve uyum içindelerdi. Beni en çok şaşırtan kesinlikle Emre Altuğ oldu. Pop kültürü içinde olması ekipte ona karşı bir ön yargı oluşturmuştu, özellikle kapris yapması  konusunda korku vardı. Ama en ufacık bir kaprisi olmadığı gibi işimizi de çok kolaylaştırdı. Hatta kullandığı fayton devrilip çocuklarla altında kaldığında bile hiçbir şey yokmuş gibi kalkıp çekimlere devam etti. Şaşırtıcıydı!

Ö.D: Dışarıdan bakıldığında film çekmek oldukça keyifli gözüküyor lakin çekim aşamasında ne tür zorluklar çıkıyor?

S.A: Film çekmek kesinlikle kolay değil! Ekonomik ve fiziki şartları oluşturmak oldukça zorluyor.

Ö.D: Umarım umduğunuzu bulur ve emeklerinizin karşılığını alırsınız hocam.

S.A: Umarım!

 

*filmloverss.com özel haberidir, kaynak göstermeden izinsiz kullanılamaz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi