Özellikle Fifty Shades of Grey’in dünya çapında yakaladığı büyük gişe başarısından sonra seks içerikli filmlerin sayısında bir artış olacak gibi gözüküyor. 2013 yılında ülkemizde vizyona girmesi beklenen fakat içeriği sebebiyle sansüre uğrayan Nymphomaniac ile Fifty Shades of Grey öncesinde benzer içerikli filmlere olan ilgi Türkiye’de de olmak üzere tüm dünyada artmaya başlamıştı. Bu noktada filmlerin içeriğinden ziyade filmlerin basına dolayısıyla seyirciye servis ediliş şekli bu filmlere olan beklentiyi yükseltiyor ya da başka bir yere çekiyor. Çoğu zaman filmin içerisinde yer alan bu sahneler çok küçük bir yer kaplasa da fragmanlarda veya kliplerde filmin içerisinde çok daha önemli bir yer kaplıyor gibi gösteriliyor. Bu doğrultuda sinemada ve televizyonda pek çok örneklerini görebildiğimiz bu yapımların hızla artışa geçmesinin arkasındaki nedenlerden biri de filmin seyirciye sunuluş şekli ve yersiz sansür uygulamaları olabilir mi diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Kafamıza takılan bir diğer nokta ise seks sahnelerinin gerçekten yoğun bir şekilde işlendiği filmlerle eski moda erotizm geri döndü diyebilir miyiz ya da şöyle sorabilir miyiz eski moda erotizm yeni dönem filmlerine yeniden nasıl girdi? Knock Knock’ın yönetmeni Eli Roth anlattı!

Hostel serisi, Cabin Fever ve The Green Inferno gibi birçok korku-işkence filminin yönetmeni Eli Roth her şeyin bir daire içerisinde döndüğünü ifade ediyor. Roth, 2013’te Toronto Film Festivali’nde prömiyerini yapan The Green Inferno‘nun ardından yönetmenliğini ve yardımcı senaristliğini üstlendiği Knock Knock ile aşina olduğu bölgenin dışarısına çıkıyor. “Kan, vahşet ve ölümler olmaksızın daha performanslara dayalı bir film yapmak istedim. Kendimi tekrar etmek istemiyorum. Öyle olsam da aslında tek bir tür içinde bilinen kişi olmak istemiyorum. Yaşlandıkça farklı şeyler olmaya başlıyor. Yani şu an evliyim. Yeni nesil için Fatal Attraction’ın olmadığını düşündüm. Ben 20 yaşındaki bir kadının da görebileceği, sevebileceği ve bu iki kadını gerçekten anlayabilecekleri bir film yapmak istedim. Aynı zamanda 40 yaşındaki adamların da evli adamların da görebileceği ve Reeves’in bulunduğu konumu anlayabilecekleri bir film yapmak istedim.” diyen Eli Roth Fifty Shades of Grey‘in bu türe büyük bir kapı açtığının ve seksin geri dönmesine ön ayak olduğunun altını çiziyor.

Seks Filmleri Ticari Amaçlı mı?

Film için Roth‘un bugüne kadarki en ticari filmi diyebiliriz. Elbette ki Keanu Reeves‘in bunda etkisi büyük olabilir; ancak bunun ardındaki gerçek Knock Knock’un Fifty Shades of Grey‘in peşinden gelen seks temalı filmlerin ilki olması. Filmin adı ailesi hafta sonu evde olmayan evli mimar Evan’ın (Keanu Reeves) evine gelen iki genç kadına gönderme yapıyor. Filmde kadınlar Evan’la flörtleşmeye başlarlar ama Evan pek ilgili davranmaz. Israr ederler ve ardından epeyce baştan çıkarıcı tuhaf bir sahne girer: Sandalye kapmaca. Roth‘un amacı kaybolmaya başlar ve bu kısmında film rahatsız edici bir komediden ev istilası hikâyesine dönüşür.

knock-knock-keanu-reeves-filmloverss

Eli Roth, Adrian Lyne ve Paul Verhoeven‘in ilk filmlerinden bahsederek 80’lerin erotik filmlerinden bahsediyor. Knock Knock‘ı Fatal Attraction, Fifty Shades of Grey‘i ise 9½ Weeks olarak düşünürsek seks istismarının altın çağı için çok fazla eski örnekler bulabiliriz. Sylvia Kristel‘in yedi filmden oluşan Emmanuelle serisi gibi emsallere baktığımızda da bunun genel olarak 70’lerde zirveye oturduğunu görebiliriz.

Bu yeni seks istismarı filmlerinin ilki Paul Mazursky‘nin Bob & Carol & Ted & Alice‘in 60’larına güçlü bir dönüş yapan Patrick Brice‘ın yazıp yönettiği The Overnight‘tır. Adam Scott ve Taylor Schilling‘in başrolleri paylaştığı film, sırf eğlence bulmak için Los Angeles’a taşınan bir ailenin yakınlık kurduğu komşuları tarafından seks partisine hazırlanmalarını anlatıyor. Sonrasında gelen The D Train pısırık bir öğrenci olan Dan’in kendisiyle aynı dönemde okuyan okulun en popüler öğrencisi Oliver’la birlikte olmak için aklını çelmeye çalışmasını konu alıyor. Dan için pantolonların inmesi sadece yılın en göz kamaştırıcı seks sahnesini değil aynı zamanda her boş Hollywood komedisinin eşcinsellik alt metnini merkezine alarak en zekice komedilerden birini de oluşturuyor.

Şimdilerde ise geçtiğimiz Cannes Film Festivalinde prömiyerini yapan Gaspar Noé‘in “yumuşatılmış pornografik filmi” Love ile sert seksin üç boyutlu gösterimiyle seyirciyi yerinden zıplatan bir filmimiz var. Noé, filminin Fransa’da pornografinin sansür yemesinden önceki dönemin yani 70’lerin hoşgörülü toplumunun köklerine sahip olduğunu söylüyor. “Filmimde birçok türden şeyler var. Gerçek olan şeyler, yapay ya da sahte olan şeyler. Ben hisleri göstermek istedim. Hiç tecavüze uğramadım, karakterlerim gibi hiç ensest ilişki mağduru olmadım. Âşık olmak anlatabileceğim inanılmaz bir şeydi. Başıma gelen buydu.” diye açıklıyor Noé kendisini.

Fantezilerimizle ya da korkularımızla bağlantısı olsun olmasın özdeşleştirme seks istismarı deneyiminin anahtar bölümüdür. Eli RothSeyirciyi heyecanlandırmak, tenlerinin altın girmek istiyorum. Birisinin ‘Geçen gece çıldırmış bir durumdaydım. Düşündüm ki Aman Tanrım, bu Knock Knock filmi gibiydi.’ demesi benim rüya senaryomdur. ‘Bu benim başıma gelebilirdi.’ bunu seyirciye söyletmek istersiniz.” diyor.

Kaynak: Guardian

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi