Fransa’da 2012 yılında vizyona giren Şeflerin Savaşı, ülkemizde izleyiciyle yeni buluşacak. Filmin senaryosunu Olivier Dazat ile birlikte yazan Daniel Cohen filmin yönetmenliğini de üstleniyor. Başrolde dünyaca ünlü, Leon rolüyle hafızalara kazınan Jean Reno’yu tecrübeli ve herkes tarafından tanınan şef rolüyle izliyoruz. Michaël Youn ise hazırladığı yemekler söz konusu olduğunda sergilediği takıntılı tavırlar sebebiyle, bir türlü girdiği işte dikiş tutturamayan ve sürekli kovulan bir aşçıyı canlandırıyor. Hamile karısının artık Jacky’ye güveninin kalmaması ve ondan düzenli bir işte para kazanmasını istemesi üzerine hayallerinden vazgeçen Jacky boyacılık işine girer ancak bu iş ona yıllardır hayranı olduğu ve her tarifini yılına kadar ezbere bildiği büyük şef Alexandre Legarde ile tanışma fırsatı verir. Şeflerin Savaşı bu noktada çok da oturmayan bir isim çevirisi olmuş denilebilir çünkü izleyicide bu iki mutfak aşığının birbirini geçmek adına girişecekleri bir savaş hikayesi izlenimi uyandırıyor, ancak film bu noktada izleyiciye Alexandre’a duyduğu hayranlıkla mesleki egolarından sıyrılmış bir Jacky karakteri izletiyor.

Şeflerin Savaşı, eğlenceli bir seyirlik vaat etse de, zaman zaman düşüyor ve ortalama doksan dakikalık bir komedi filmi için bu düşüşler biraz fazla görülebilir. Filmde yan hikayeler olarak Jacky’nin karısıyla olan ilişkisinin yanı sıra, Alexandre’ın kızıyla olan ilişkisini de izliyoruz ve filmde bir çözülme sağlayan bu hikaye bize Alexandre’ın karakterini ve tutkularını ortaya çıkarabilmesi açısından önemli bir şans sunarken film içerisinde çok da başarılı işlenememiş ve filmin çözülmesinin duygu yoğunluklu olması gerekirken –çünkü çözüm içeridedir- olay odaklı ilerlemesine sebep olmuş ve bu olay odaklı çözülme karakterin duygusal değişimini ve bu noktaya nasıl geldiğini anlayabilmemiz açısından tatminkar bir anlatı sunabilmekten çok uzak kalmış denilebilir.

Modern ve gelenekselin çatışmasının damak tadı üzerinden ele alındığı Şeflerin Savaşı, postmodern bir çözüm üretiyor denilebilir. Usta oyuncu Reno, filmin de izin verdiği ölçüde ortalama bir oyunculuk sergilemiş. Michaël Youn daha hareketli ve öne çıkan bir karakter olarak keyifle izleniyor.

Sonuç olarak Şeflerin Savaşı, izleyiciye bir şey katmayı vaat etmemekle birlikte bir götürüsü de olmayan bir film. İnsanın bazen kafasını boşaltmak için oyalanmak istediği tarzda ortalama filmlerden biri olarak değerlendirilebilir.

Fransa’da 2012 yılında vizyona giren Şeflerin Savaşı, ülkemizde izleyiciyle yeni buluşacak. Filmin senaryosunu Olivier Dazat ile birlikte yazan Daniel Cohen filmin yönetmenliğini de üstleniyor. Başrolde dünyaca ünlü, Leon rolüyle hafızalara kazınan Jean Reno’yu tecrübeli ve herkes tarafından tanınan şef rolüyle izliyoruz. Michaël Youn ise hazırladığı yemekler söz konusu olduğunda sergilediği takıntılı tavırlar sebebiyle, bir türlü girdiği işte dikiş tutturamayan ve sürekli kovulan bir aşçıyı canlandırıyor. Hamile karısının artık Jacky’ye güveninin kalmaması ve ondan düzenli bir işte para kazanmasını istemesi üzerine hayallerinden vazgeçen Jacky boyacılık işine girer ancak bu iş ona yıllardır hayranı olduğu ve her tarifini yılına kadar ezbere bildiği büyük şef Alexandre Legarde ile tanışma fırsatı verir. Şeflerin Savaşı bu noktada çok da oturmayan bir isim çevirisi olmuş denilebilir çünkü izleyicide bu iki mutfak aşığının birbirini geçmek adına girişecekleri bir savaş hikayesi izlenimi uyandırıyor, ancak film bu noktada izleyiciye Alexandre’a duyduğu hayranlıkla mesleki egolarından sıyrılmış bir Jacky karakteri izletiyor. Şeflerin Savaşı, eğlenceli bir seyirlik vaat etse de, zaman zaman düşüyor ve ortalama doksan dakikalık bir komedi filmi için bu düşüşler biraz fazla görülebilir. Filmde yan hikayeler olarak Jacky’nin karısıyla olan ilişkisinin yanı sıra, Alexandre’ın kızıyla olan ilişkisini de izliyoruz ve filmde bir çözülme sağlayan bu hikaye bize Alexandre’ın karakterini ve tutkularını ortaya çıkarabilmesi açısından önemli bir şans sunarken film içerisinde çok da başarılı işlenememiş ve filmin çözülmesinin duygu yoğunluklu olması gerekirken –çünkü çözüm içeridedir- olay odaklı ilerlemesine sebep olmuş ve bu olay odaklı çözülme karakterin duygusal değişimini ve bu noktaya nasıl geldiğini anlayabilmemiz açısından tatminkar bir anlatı sunabilmekten çok uzak kalmış denilebilir. Modern ve gelenekselin çatışmasının damak tadı üzerinden ele alındığı Şeflerin Savaşı, postmodern bir çözüm üretiyor denilebilir. Usta oyuncu Reno, filmin de izin verdiği ölçüde ortalama bir oyunculuk sergilemiş. Michaël Youn daha hareketli ve öne çıkan bir karakter olarak keyifle izleniyor. Sonuç olarak Şeflerin Savaşı, izleyiciye bir şey katmayı vaat etmemekle birlikte bir götürüsü de olmayan bir film. İnsanın bazen kafasını boşaltmak için oyalanmak istediği tarzda ortalama filmlerden biri olarak değerlendirilebilir.

Yazar Puanı

puan - 51%

51%

Şeflerin Savaşı, izleyiciye bir şey katmayı vaat etmemekle birlikte bir götürüsü de olmayan bir film. İnsanın bazen kafasını boşaltmak için oyalanmak istediği tarzda ortalama filmlerden biri olarak değerlendirilebilir.

Kullanıcı Puanları: 4.4 ( 1 votes)
51
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi