Özellikle birçok filmdeki rolleriyle tanıdığımız Jon Favreau’nun hem yazıp, hem yönetip hem de başrolde oynadığı Iron Man’den sonraki ilk elle tutulur yönetmenlik deneyimi olan Şef (Chef) dram, macera ve komedi unsurlarını içinde barındıran keyifli bir aile filmi.

Ekibiyle birlikte şık bir restoranda şeflik yapan Carl, restorana gelecek olan bir gurme için özel bir menü hazırlar fakat restoran sahibi buna karşı çıkınca her zamanki yemekleri yapar ve beğenilmez. Bu olayın ardından morali bozulan Carl, tam olarak nasıl işlediğini bilmediği sosyal ağların azizliğine uğrayarak internette kendini rezil ettiği videoların binlerce kişi tarafından izlendiği popüler biri haline gelir fakat istediği şey popülerlikten çok yemek yapmaktır. Bunun üzerine işinden ayrılıp hayallerinin peşine düşer.

Jon Favreau’nun başrolde oldukça başarılı bir performans gösterdiği yapım özellikle yan rollerdeki yıldız oyuncularla dikkat çekiyor. Scarlett Johansson, Robert Downey Jr. ve Dustin Hoffman gibi ünlü oyuncuların birkaç sahneden oluşan ufak rolleri canlandırıyor oluşu yönetmenin kendine ve oyunculuğuna olan güveninin ne derece yüksek olduğunun bir kanıtı. Ayrıca bu, bol yıldızlı kadrosuna rağmen minimal bir çizgide kalabilmeyi sağlaması açısından da oldukça önemli.

Hikayeden de anlaşıldığı üzere yemek kültürü üzerine kurulmuş olan film, bunun hakkını verircesine oldukça geniş ve bol ayrıntılı yemek yapma sahnelerini içerisinde barındırıyor. Yönetmen bu sahnelerde Carl’ın neden bu işi yapmaktan keyif aldığını seyirciye hissettirmek için etkileyici çekimler yapmaya çalışmış. Başarılı olduğunu bir nebze söyleyebiliriz ama benzer türdeki filmlere kıyasla bir artısı yok.

İyi kötü beklenilebilir bir senaryoya sahip olan Şef’in en büyük başarısı, kurgusundaki orijinal sahneler kesinlikle. Yönetmen bu konuda filmi izlenebilir kılmanın yanı sıra final sahnesiyle hem genel aile izleyicisini mutlu edip hem de iyi kötü farklı bir tarz oluşturmayı başarmış. Ama hiç kuşkusuz bu konudaki en başarılı sahne Carl’ın Robert Downey Jr.’ın canlandırdığı karakterle olan konuşma sahnesi. Bu sahnede yönetmen gerçekten de filmden bağımsız inanılmaz üst seviyede bir yaratıcılık göstermiş.

Tüm bunların dışında filmin oldukça sıra dışı bir yanı var. Son dönemdeki birçok filmde tek tük rastlamaya başladığımız sosyal medyanın sinemadaki yansımaları Şef’te tam anlamıyla zirve yapıyor. Neredeyse filmin çeyreğinin twitter ve vine muhabbeti üzerine kurulu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hatta twitterın tasarımının filmin kurgusuyla harmanlandığı sahnelerde bu yapı zirveye oynuyor. Bu gelecekte filmin bir dönem filmi olarak ele alınacağı anlamına geliyor aslında. Bu açıdan Şef’in iyi kötü bir öncül olduğunu söyleyebiliriz.

Tüm bunların ötesindeyse filmin, türün gerekliliklerini yerine getirebilmek adına orijinalliğini kaybetmesi başarısına gölge düşürüyor. Yaratıcı yan karakterler ve ufak hikayeler, realist ayrıntıların yok sayıldığı temsili klip estetiği tarzındaki sahnelerin arasında eriyip gidiyor. Ayrıca yönetmenin film boyunca temellendirmeye çalıştığı baba oğul ilişkisi de tam olarak amacına hizmet edemiyor.

Jon Favreau günümüz sosyal ağlarıyla renklendirdiği hikayesini finale, belli bir tarza oldukça iyi ve oldukça kötü sahneleri bir arada oluşturarak getiriyor. Bu açıdan net bir başarı ya da başarısızlık örneği değil ama incelikli yemek yapma sahneleriyle ve biraz klip havası oluştururcasına hunharca kullanılmış olsa da müzikleriyle keyifli bir seyir sunuyor.

Özellikle birçok filmdeki rolleriyle tanıdığımız Jon Favreau’nun hem yazıp, hem yönetip hem de başrolde oynadığı Iron Man’den sonraki ilk elle tutulur yönetmenlik deneyimi olan Şef (Chef) dram, macera ve komedi unsurlarını içinde barındıran keyifli bir aile filmi. Ekibiyle birlikte şık bir restoranda şeflik yapan Carl, restorana gelecek olan bir gurme için özel bir menü hazırlar fakat restoran sahibi buna karşı çıkınca her zamanki yemekleri yapar ve beğenilmez. Bu olayın ardından morali bozulan Carl, tam olarak nasıl işlediğini bilmediği sosyal ağların azizliğine uğrayarak internette kendini rezil ettiği videoların binlerce kişi tarafından izlendiği popüler biri haline gelir fakat istediği şey popülerlikten çok yemek yapmaktır. Bunun üzerine işinden ayrılıp hayallerinin peşine düşer. Jon Favreau’nun başrolde oldukça başarılı bir performans gösterdiği yapım özellikle yan rollerdeki yıldız oyuncularla dikkat çekiyor. Scarlett Johansson, Robert Downey Jr. ve Dustin Hoffman gibi ünlü oyuncuların birkaç sahneden oluşan ufak rolleri canlandırıyor oluşu yönetmenin kendine ve oyunculuğuna olan güveninin ne derece yüksek olduğunun bir kanıtı. Ayrıca bu, bol yıldızlı kadrosuna rağmen minimal bir çizgide kalabilmeyi sağlaması açısından da oldukça önemli. Hikayeden de anlaşıldığı üzere yemek kültürü üzerine kurulmuş olan film, bunun hakkını verircesine oldukça geniş ve bol ayrıntılı yemek yapma sahnelerini içerisinde barındırıyor. Yönetmen bu sahnelerde Carl’ın neden bu işi yapmaktan keyif aldığını seyirciye hissettirmek için etkileyici çekimler yapmaya çalışmış. Başarılı olduğunu bir nebze söyleyebiliriz ama benzer türdeki filmlere kıyasla bir artısı yok. İyi kötü beklenilebilir bir senaryoya sahip olan Şef’in en büyük başarısı, kurgusundaki orijinal sahneler kesinlikle. Yönetmen bu konuda filmi izlenebilir kılmanın yanı sıra final sahnesiyle hem genel aile izleyicisini mutlu edip hem de iyi kötü farklı bir tarz oluşturmayı başarmış. Ama hiç kuşkusuz bu konudaki en başarılı sahne Carl’ın Robert Downey Jr.’ın canlandırdığı karakterle olan konuşma sahnesi. Bu sahnede yönetmen gerçekten de filmden bağımsız inanılmaz üst seviyede bir yaratıcılık göstermiş. Tüm bunların dışında filmin oldukça sıra dışı bir yanı var. Son dönemdeki birçok filmde tek tük rastlamaya başladığımız sosyal medyanın sinemadaki yansımaları Şef’te tam anlamıyla zirve yapıyor. Neredeyse filmin çeyreğinin twitter ve vine muhabbeti üzerine kurulu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hatta twitterın tasarımının filmin kurgusuyla harmanlandığı sahnelerde bu yapı zirveye oynuyor. Bu gelecekte filmin bir dönem filmi olarak ele alınacağı anlamına geliyor aslında. Bu açıdan Şef’in iyi kötü bir öncül olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bunların ötesindeyse filmin, türün gerekliliklerini yerine getirebilmek adına orijinalliğini kaybetmesi başarısına gölge düşürüyor. Yaratıcı yan karakterler ve ufak hikayeler, realist ayrıntıların yok sayıldığı temsili klip estetiği tarzındaki sahnelerin arasında eriyip gidiyor. Ayrıca yönetmenin film boyunca temellendirmeye çalıştığı baba oğul ilişkisi de tam olarak amacına hizmet edemiyor. Jon Favreau günümüz sosyal ağlarıyla renklendirdiği hikayesini finale, belli bir tarza oldukça iyi ve oldukça kötü sahneleri bir arada oluşturarak getiriyor. Bu açıdan net bir başarı ya da başarısızlık örneği değil ama incelikli yemek yapma sahneleriyle ve biraz klip havası oluştururcasına hunharca kullanılmış olsa da müzikleriyle keyifli bir seyir sunuyor.
puan - 60 / 100

6

Şef bir başarı ya da başarısızlık örneği değil ama incelikli yemek yapma sahneleriyle ve biraz klip havası oluştururcasına hunharca kullanılmış olsa da müzikleriyle keyifli bir seyir sunuyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
6
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi