Birinci Çeçen Savaşı (Çeçenistan Savaşı)’nın ardından Ruslar ve Çeçenler önce Hasavyurt ardından da 1997 yılında değiştirilen maddeler ile birer anlaşma imzaladılar. Ancak, Rusya’nın Çeçenistan rüyası ve soykırım hayalinin bitmek tükenmemek bilmemesi sebebiyle dönemin yeni başbakanı Putin türlü bahaneler üreterek yeniden savaşın fitilini ateşledi. Putin’e göre Çeçenistan, Rusya topraklarında yer alıyordu. Oysa Hasavyurt Antlaşması’yla Çeçenistan’ın bağımsızlığı Ruslar tarafından kabul edilmişti. Rusya, bu tarihten itibaren Çeçenistan’ı topraklarına katabilmek için sivil, asker ayırmadan Çeçenistan’ı bombalamaya başladı. Ve her zaman olduğu gibi bu katliam tüm dünya tarafından bir primetime programı gibi sadece televizyon başında seyredildi…

Avrupa Birliği delegasyonunun başı olan Carole (Berenice Bejo) Rusların sivilleri öldürdüğünü ve Dünyanın bu trajediye dur demesi gerektiğini savunurken, Rusların yaptığı bu zulmü durdurabilmek için gerekli kanıtları toplamaya çalışmaktadır. Bu sırada Çeçenistan’da ailesi Rus askerler tarafından öldürelen Hadji, kabus gibi bir hayata adım atarken yolu Carole ile kesişir. Cephenin diğer tarafında ise hiç beklemediği bir anda askere katılmak zorunda kalan Kolia’nın acımasız bir askere dönüşünü seyrediyoruz.

2011 yılına The Artist ile En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil kazandığı beş dalda Oscar ödülü ile damga vuran Michel Hazanavicius adeta 180 derecelik bir dönüş yaparak kendisine başarı getiren türün aksine bu kez bir savaş filmi ile geri döndü. Yukarıda bahsettiğim dönemi savaşın farklı taraflarında bulunan üç (belki dört) kişinin hikayesiyle beyazperdeye yansıtan Hazanavicus, Arayış ile başarılı bir anlatı sunmayı başarsa da ne yazık ki film çok konuşuyor ama elle tutulur hiçbir şey anlatmayı başaramıyor. Lakin, Arayış’ın savaşı bir Rus askerini, ailesini savaşta kaybeden bir Çeçen çocuk ve tarafsız olarak tanımlayabileceğimiz Carole’ün gözlerinden anlatması kendisini ciddiye almamız açısından son derece önemli. Bu konuda başarılı sayabileceğimiz bir gözlemin ardından senaryoyu oluşturduğu her halinden belli olan Hazanavicius kendisine Oscar getiren, Hollywoodvari bir hikaye kurgusu tasarlamadan, cesur davranabilseymiş takdiri hak edebilirmiş. Özellikle karakterlerine yüklediği klişe özellikler – çocuk istemeyen kadının, bir çocuğa bakmak zorunda kalması gibi – böylesine önemli bir olayı konu alan bir filmin kendini küçültmesine sebep oluyor.

Sinemanın insanları yönlendirme ve bilgilendirme gibi bir görevi olduğunu düşünecek olursak yönetmenlerin ve ülke sinemalarının ellerinde sanatın her zaman büyük bir güç olduğunu söyleyebiliriz. The Search de konusu itibariyle Çeçen halkına karşı yapılan zulmü beyazperdeye aktardığı için takdiri hak ediyor lakin, Hazanavicius’un başarılı gözlemlerine karşı cılız bir anlatı sunması filmin vasatı aşamamasına sebep oluyor.

Birinci Çeçen Savaşı (Çeçenistan Savaşı)’nın ardından Ruslar ve Çeçenler önce Hasavyurt ardından da 1997 yılında değiştirilen maddeler ile birer anlaşma imzaladılar. Ancak, Rusya’nın Çeçenistan rüyası ve soykırım hayalinin bitmek tükenmemek bilmemesi sebebiyle dönemin yeni başbakanı Putin türlü bahaneler üreterek yeniden savaşın fitilini ateşledi. Putin’e göre Çeçenistan, Rusya topraklarında yer alıyordu. Oysa Hasavyurt Antlaşması’yla Çeçenistan’ın bağımsızlığı Ruslar tarafından kabul edilmişti. Rusya, bu tarihten itibaren Çeçenistan’ı topraklarına katabilmek için sivil, asker ayırmadan Çeçenistan’ı bombalamaya başladı. Ve her zaman olduğu gibi bu katliam tüm dünya tarafından bir primetime programı gibi sadece televizyon başında seyredildi… Avrupa Birliği delegasyonunun başı olan Carole (Berenice Bejo) Rusların sivilleri öldürdüğünü ve Dünyanın bu trajediye dur demesi gerektiğini savunurken, Rusların yaptığı bu zulmü durdurabilmek için gerekli kanıtları toplamaya çalışmaktadır. Bu sırada Çeçenistan’da ailesi Rus askerler tarafından öldürelen Hadji, kabus gibi bir hayata adım atarken yolu Carole ile kesişir. Cephenin diğer tarafında ise hiç beklemediği bir anda askere katılmak zorunda kalan Kolia’nın acımasız bir askere dönüşünü seyrediyoruz. 2011 yılına The Artist ile En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil kazandığı beş dalda Oscar ödülü ile damga vuran Michel Hazanavicius adeta 180 derecelik bir dönüş yaparak kendisine başarı getiren türün aksine bu kez bir savaş filmi ile geri döndü. Yukarıda bahsettiğim dönemi savaşın farklı taraflarında bulunan üç (belki dört) kişinin hikayesiyle beyazperdeye yansıtan Hazanavicus, Arayış ile başarılı bir anlatı sunmayı başarsa da ne yazık ki film çok konuşuyor ama elle tutulur hiçbir şey anlatmayı başaramıyor. Lakin, Arayış’ın savaşı bir Rus askerini, ailesini savaşta kaybeden bir Çeçen çocuk ve tarafsız olarak tanımlayabileceğimiz Carole’ün gözlerinden anlatması kendisini ciddiye almamız açısından son derece önemli. Bu konuda başarılı sayabileceğimiz bir gözlemin ardından senaryoyu oluşturduğu her halinden belli olan Hazanavicius kendisine Oscar getiren, Hollywoodvari bir hikaye kurgusu tasarlamadan, cesur davranabilseymiş takdiri hak edebilirmiş. Özellikle karakterlerine yüklediği klişe özellikler - çocuk istemeyen kadının, bir çocuğa bakmak zorunda kalması gibi - böylesine önemli bir olayı konu alan bir filmin kendini küçültmesine sebep oluyor. Sinemanın insanları yönlendirme ve bilgilendirme gibi bir görevi olduğunu düşünecek olursak yönetmenlerin ve ülke sinemalarının ellerinde sanatın her zaman büyük bir güç olduğunu söyleyebiliriz. The Search de konusu itibariyle Çeçen halkına karşı yapılan zulmü beyazperdeye aktardığı için takdiri hak ediyor lakin, Hazanavicius’un başarılı gözlemlerine karşı cılız bir anlatı sunması filmin vasatı aşamamasına sebep oluyor.

Yazar Puanı

puan - 54%

54%

The Search konusu itibariyle Çeçen halkına karşı yapılan zulmü beyazperdeye aktardığı için takdiri hak ediyor lakin, Hazanavicius’un başarılı gözlemlerine karşı cılız bir anlatı sunması filmin vasatı aşamamasına sebep oluyor.

Kullanıcı Puanları: 2.98 ( 3 votes)
54
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi