Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Steven Spielberg’ün 1998 yılı yapımı Saving Private Ryan filmi, sinemanın kurguyu kullanarak gerçeği yansıttığı ve izleyiciyi en derinden sarstığı filmler arasında yerini almıştır. Filmin kadrosunda yer alan Tom Hanks, Tom Sizemore, Edward Burns, Barry Pepper, Vin Diesel, Giovanni Ribisi, Adam Goldberg ve Matt Damon performansları ile izleyiciyi savaş alanına çekip; savaşın caniliği içerisindeki umudu ve bu umut ile beraber gelen kalp çarpıntısını göstermiştir. Robert Rodat tarafından yazılmış olan filmde İkinci Dünya Savaşı’nın bir yüzü anlatılmıştır. Normandiya Çıkarması’nın kurgulanmış sahneleri ile başlayan film izleyiciyi ilk sekansından başlayarak son anına kadar savaşın içerisinde tutmuş ve bu nefessiz sürüklenişte izleyiciye özellikle çıkarmanın etrafında gelişen vahşet ile beraber bireyin hayat mücadelesini saf bir dil ile anlatmıştır.

Filmin Normandiya Çıkarması sonrası gelişen konusu ise filmin ana merkezini oluşturur ve bu merkez savaşın görünmeyen, anlatılmayan yüzünü temsil eder. Bu kısımda Hanks’in canlandırdığı yüzbaşı  John H. Miller ekibiyle beraber bir askerin peşine düşer. James Francis Ryan isimli askerin üç kardeşi de başka cephelerde yaşamlarını kaybetmiştir ve yüzbaşı Ryan’ı bulup onu eve göndermekle görevlendirilmiştir. Yüzbaşı Miller ve ekibi Ryan’ı ararken savaşın arka tarafında bir yolculuğa başlarlar ve bu noktada da cephenin dışındaki savaş alanını izleyicinin gözünün önüne sererler. Bu gerçekçi temsiller ile Saving Private Ryan sinemanın savaşı en iyi yansıtan filmleri arasında yerini almıştır. Eğer siz de Saving Private Ryan’ı sevenlerin arasında yer alıyorsanız sizin için derlediğimiz 10 filme bir göz atmalı ve yeniden gerçeğin yüzünüze çarpmasına tanık olmalısınız!

Saving Private Ryan’ı Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Germania anno zero – Germany Year Zero (1948)

germany-year-zero-filmloverss

Roberto Rossellini tarafından yönetilmiş olan Germania anno zero – Germany Year Zero yönetmenin savaş üçlemesinin sonuncu filmidir.. Üçlemenin ilki olan Roma, Città Aperta İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımının ilk filmi olarak sinema tarihine geçmiştir. Germany Year Zero filmi ise yine aynı akımın devamı niteliğindedir ve izleyiciler için deneyimlemesi kolay olmayan filmler arasında yerini alır. Film İkinci Dünya Savaşı’ndan harap bir şekilde çıkmış Berlin kentinde geçer. Berlin’de savaştan sonra tek bir sağlam bina kalmamıştır ve bu kaotik yıkım içerisinde insanlar yaşam mücadelesi vermektedir. Filmin ana karakteri Edmund yatalak babasına, gizlenen abisine ve geceleri askerlerle geçiren ablasına bakmaya çabalayan bir çocuktur. Edmund para ve yiyecek için her şeyi yaparken aldığı kararlar savaşın yıkımını çok net bir şekilde temsil eder ve izleyiciye unutulmaz bir deneyim yaşatır.

Ningen no jôken – The Human Condition I: No Greater Love (1959)

the-human-condition-i-no-greater-love-filmloverss

Junpei Gomikawa tarafından 1956 – 1958 yılları arasında yazılmış romandan beyazperdeye uyarlanan film serisi o zamana kadar yapılmış en uzun kurgu film olma özelliğini taşımaktadır. Japon yönetmen Masaki Kobayashi tarafından 1959 – 1961 yılları arasında çekilmiş olan The Human Condition serisi toplamda 10 saate yakın olan bir seridir ve o zaman için bu büyük bir devrim niteliğinde olmuştur. Serinin ilk filmi olan 1959 yılı yapımı No Greater Love’da serinin başrol oyuncusu Tatsuya Nakadai ile tanışır izleyici. Tatsuya Nakadai tarafından canlandırılan Kaji serinin ana karakteridir ve savaşa katılmak istemeyen sosyalist bir bireydir. Mecburiyetler ve arzular arasında kapana sıkışmış olan Kaji  Mançurya’da bir hapisanede amir olarak çalışır ancak elinden geldiğince mahkumlara iyi davranır. Bir gün Çin mahkumların kaçması yüzünden suçlanır ve savaşın içinde bulur kendini.

The Great Escape (1963)

the-great-escape-filmloverss

Paul Brickhill tarafından kaleme alınmış aynı isimli romandan uyarlanan film The Great Escape filmi gerçek bir hikayeye dayanan bir filmdir ve film bu gerçek hikayede hayatını kaybedenlere adanmıştır. James Clavell tarafından orijinaline sadık kalınmaya çabalanarak senaryosu yazılmış filmin yönetmen koltuğunda John Sturges yer alırken, oyuncu kadrosunda izleyici karşısına Steve McQueen, James Garner, Richard Attenborough, James Donald, Charles Bronson gibi isimler çıkar. The Great Escape filminde İkinci Dünya Savaşı’nın bir hapishanesine yolculuk yapılmaktadır. Almanlar tarafından esir tutulan bu Müttefik subaylar uzun bir çaba ile bir tünel kazmayı başarmışlardır ve kaçışlarını planlarlar. Büyük bir subay grubu birkaç dakika içerisinde hapishaneden kaçmayı başarırlar ancak şehrin farklı noktalarında Alman askerleri tarafından kaçan subaylar yakalanır ve 50 tanesi öldürülür.

Csillagosok, katonák – The Red and the White (1967)

the-red-and-the-white-filmloverss

Miklós Jancsó tarafından yazılan ve yönetilen film Csillagosok, katonák – The Red and the White Macaristan – Rusya ortak yapımı bir epik anlatı filmidir. Filmin başrolünde yer alan József Madaras’ın performansı ile beraber savaşın içerisindeki bireyin duygu dünyası beyazperdeye birebir yansıtılmış ve bu yansıtılmayla beraber tartışılması gereken tüm detaylar, hayatlar, hırslar ve savaşın arka perdesinde de olan olaylar ile beraber yaşananlar gün yüzüne çıkmıştır. Tüm bu açıklığı ve ışıkları açarak karanlıktakileri aydınlatması yüzünden film Rusya’da yasaklanmıştır. 1968 yılında Cannes Film Festivali’nde yarışacak olan ama festival iptal ediliği için programda yer alamamış olan filmin konusu Rusya İç Savaşı ekseninde dönmektedir. Birinci Dünya Savaşı ile başlayan hikaye Bolşevik Devrimi ile süregelen bir hayat savaşına gerçekçi bir bakış yaratır sinema perdesinde.

Voskhozhdenie – The Ascent (1977)

the-ascent-filmloverss

Vasil Bikov’un Sotnikov isimli kısa romanından uyarlanan film Voskhozhdenie – The Ascent’in senarist koltuğunda Yuri Klepikov yer alırken yönetmen koltuğunda da ünlü Rus sinemacı Larisa Shepitko yer alır. Larisa Shepitko’nun dört uzun metraj filminden biri olan ama aynı zamanda baş yapıtı olarak gösterilen The Ascent’in hikayesi iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda Alman’lardan kaçmaya çabalayan bir grup insan vardır; sivil köylüler ve Rus partizanlar. Belarus’un soğuna, açlığa, yorgunluğa ve düşmanın saldırılarına karşı durmaya çabalayan bu grup için partizanlardan iki kişi yiyecek bulmak umuduyla bir arayışa çıkar. Güçlü ve tecrübeli olan Rybak ve genç, güçsüz, hasta olan Sotnikov bu arayışın içerisinde iken esir düşerler ve Alman askerlerin işkencelerine maruz kalırlar. Ancak filmin sonunda yer alan İsa ve Judas göndermesi filmi başka bir noktaya taşır.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi