“Direkler eğik, burnumuz batmış suya;

İnsan düşmanının sillesinden kaçar ya

Soluğunu ensesinde duya duya

Ve koşar başını hiç kaldırmadan,

Gemi öyle koştu, rüzgar öyle coştu:

Kaçtık güneye hiç durmadan.”

Samuel Taylor Coleridge’ın The Rime of the Ancient Mariner – Yaşlı Gemici isimli şiirinin ilk bölümünde yer alan bu dizelerle açılıyor Sarmaşık. Filmini üç bölüme ayıran ve ayırdığı her bölümde Yaşlı Gemici’den dizelere yer veren Tolga Karaçelik, kitaptaki hikayeden etkilenmesine rağmen genel olarak ülke insanımıza has özellikleri olan karakterler tercih ederek, hem yerel hem de evrensel normlara uygun bir anlatı biçimiyle oldukça başarılı bir psikolojik gerilime imza atıyor.

Filmin konusuna göz atacak olursak, Sarmaşık isimli gemi tahliye limanı olan Angola’ya gidecektir. Ancak, sefer devam ederken geminin armatörü iflas eder ve geminin kaptanı kendisine ulaşamaz. Uzun süredir maaşını alamayan mürettebat gemiden ayrılırken, gemiyi olası tehlikelere karşı koruyabilmesi için altı kişinin gemide kalmasına karar verilir. Kaptan Beybaba, makineden Kürt, gemicilerden Alper, Cenk ve Nadir, usta gemici sıfatıyla da İsmail gemide kalır. Karaya çıkmaları için neredeyse hiçbir sebebi olmayan bu altı kişi için yatarak para kazanmak başlarda keyifli gelse de erzağın tükenmesiyle bu durum yerini işkenceye bırakıyor.

Karakterler arasında yaşanan çekişme ve hırs gemideki sorunların su yüzüne çıkmasıyla yerini kavga ve şiddete, mürettebat arasındaki hiyerarşi de yerini isyan ve ayaklanmaya bırakıyor. Hem fiziksel hem de zihinsel çatışmalar da bu noktadan sonra başlıyor. Geminin kaptanı Beybaba’nın liderlik özelliklerini bir bir yitirmesi ya da günümüz bencil “lider” tanımına daha yakın bir karaktere bürünmesi, filmin başından itibaren kadraja her girdiğinde tedirginlik hissi yaratan Cenk’in hiyerarşiye ve düzene olan baş kaldırışı, iyi gözlemlenmiş ve yazılmış detaylar. Bu çatışmalar süresince gerilimin temposu son derece başarılı bir şekilde ayarlanmış. Tolga Karaçelik, gerilimin düzeyini ayarlamakta film boyunca başarılı olurken aynı zamanda hikayeyi ağır ağır işleyerek gemide ağırlaşan şartlar sonrasında karakterlerin yaşadığı travmaları ve sanrıları seyirciye aktarmakta zorlanmıyor. Bu noktada, karakterler aracılığıyla seyircinin de zihni gerçek ile hayal arasında git geller yaşamaya başlıyor. Birinci bölümden itibaren kullanılan sümüklü böcek metaforunun, karakterlerin gemide kaldıkları süre içerisinde, gerçeklikten olan uzaklaşmalarını simgelediğini söyleyebiliriz. Nitekim, Tolga Karaçelik’in sümüklü böcek metaforunu yine Samuel Taylor Coleridge’ın Yaşlı Gemici adlı kitabında kullandığı “sümüklü yaratıklar” betimlemesinden etkilenerek kullandığını eklemek gerekiyor.

32. İstanbul Film Festivali’nin, Yeni Bir Bakış bölümünde yer alan Kapringen ile hem atmosferi hem de geçtiği mekan açısından benzer özellikler taşıyan Sarmaşık, kullanılan gri tonlarıyla yaratılmak istenen atmosferi seyirciye yansıtmakta oldukça başarılı oluyor. Bu noktada uzunca bir süre Nuri Bilge Ceylan ile çalıştıktan sonra Kelebeğin Rüyası gibi projelerde de yer alan Gökhan Tiryaki’nin dokunuşları filme seviye atlatmış. Zira; görüntü yönetiminin yanı sıra bir filmin sinemasal anlamda sahip olması gereken neredeyse tüm özelliklere sahip olan Sarmaşık’ta yer alan oyunculuklar da son derece başarılı. Öncelikle, rol aldığı her filmde hayranlıkla seyrettiğimiz Nadir Sarıbacak’ın performansı tüyler ürpertici. Nadir Sarıbacak’a yer aldığı süre açısından en yakın performansı Alper karakterini canlandıran  Özgür Emre Yıldırım’ın da aşağı kalır yanı yok. Oyunculukların yanı sıra, seyircinin de sanrıların birer parçası haline gelmesini sağlayan saykodelik müzikler filmin bir diğer avantajı.

Dünyanın en başarılı bağımsız yapımlarının yer aldığı Sundance Film Festivali’nde yarışacağı haberleri geldiği andan itibaren merak uyandıran Sarmaşık’ın yarattığı beklentiyi fazlasıyla karşıladığını söyleyebilirim. Daha da önemlisi “festival filmi” algısını değiştirebilecek, genç bir yönetmenin olması, sinemamızın geleceği açısından oldukça önemli.

İyi seyirler.

“Direkler eğik, burnumuz batmış suya; İnsan düşmanının sillesinden kaçar ya Soluğunu ensesinde duya duya Ve koşar başını hiç kaldırmadan, Gemi öyle koştu, rüzgar öyle coştu: Kaçtık güneye hiç durmadan.” Samuel Taylor Coleridge’ın The Rime of the Ancient Mariner - Yaşlı Gemici isimli şiirinin ilk bölümünde yer alan bu dizelerle açılıyor Sarmaşık. Filmini üç bölüme ayıran ve ayırdığı her bölümde Yaşlı Gemici’den dizelere yer veren Tolga Karaçelik, kitaptaki hikayeden etkilenmesine rağmen genel olarak ülke insanımıza has özellikleri olan karakterler tercih ederek, hem yerel hem de evrensel normlara uygun bir anlatı biçimiyle oldukça başarılı bir psikolojik gerilime imza atıyor. Filmin konusuna göz atacak olursak, Sarmaşık isimli gemi tahliye limanı olan Angola’ya gidecektir. Ancak, sefer devam ederken geminin armatörü iflas eder ve geminin kaptanı kendisine ulaşamaz. Uzun süredir maaşını alamayan mürettebat gemiden ayrılırken, gemiyi olası tehlikelere karşı koruyabilmesi için altı kişinin gemide kalmasına karar verilir. Kaptan Beybaba, makineden Kürt, gemicilerden Alper, Cenk ve Nadir, usta gemici sıfatıyla da İsmail gemide kalır. Karaya çıkmaları için neredeyse hiçbir sebebi olmayan bu altı kişi için yatarak para kazanmak başlarda keyifli gelse de erzağın tükenmesiyle bu durum yerini işkenceye bırakıyor. Karakterler arasında yaşanan çekişme ve hırs gemideki sorunların su yüzüne çıkmasıyla yerini kavga ve şiddete, mürettebat arasındaki hiyerarşi de yerini isyan ve ayaklanmaya bırakıyor. Hem fiziksel hem de zihinsel çatışmalar da bu noktadan sonra başlıyor. Geminin kaptanı Beybaba’nın liderlik özelliklerini bir bir yitirmesi ya da günümüz bencil “lider” tanımına daha yakın bir karaktere bürünmesi, filmin başından itibaren kadraja her girdiğinde tedirginlik hissi yaratan Cenk’in hiyerarşiye ve düzene olan baş kaldırışı, iyi gözlemlenmiş ve yazılmış detaylar. Bu çatışmalar süresince gerilimin temposu son derece başarılı bir şekilde ayarlanmış. Tolga Karaçelik, gerilimin düzeyini ayarlamakta film boyunca başarılı olurken aynı zamanda hikayeyi ağır ağır işleyerek gemide ağırlaşan şartlar sonrasında karakterlerin yaşadığı travmaları ve sanrıları seyirciye aktarmakta zorlanmıyor. Bu noktada, karakterler aracılığıyla seyircinin de zihni gerçek ile hayal arasında git geller yaşamaya başlıyor. Birinci bölümden itibaren kullanılan sümüklü böcek metaforunun, karakterlerin gemide kaldıkları süre içerisinde, gerçeklikten olan uzaklaşmalarını simgelediğini söyleyebiliriz. Nitekim, Tolga Karaçelik’in sümüklü böcek metaforunu yine Samuel Taylor Coleridge’ın Yaşlı Gemici adlı kitabında kullandığı “sümüklü yaratıklar” betimlemesinden etkilenerek kullandığını eklemek gerekiyor. 32. İstanbul Film Festivali’nin, Yeni Bir Bakış bölümünde yer alan Kapringen ile hem atmosferi hem de geçtiği mekan açısından benzer özellikler taşıyan Sarmaşık, kullanılan gri tonlarıyla yaratılmak istenen atmosferi seyirciye yansıtmakta oldukça başarılı oluyor. Bu noktada uzunca bir süre Nuri Bilge Ceylan ile çalıştıktan sonra Kelebeğin Rüyası gibi projelerde de yer alan Gökhan Tiryaki’nin dokunuşları filme seviye atlatmış. Zira; görüntü yönetiminin yanı sıra bir filmin sinemasal anlamda sahip olması gereken neredeyse tüm özelliklere sahip olan Sarmaşık’ta yer alan oyunculuklar da son derece başarılı. Öncelikle, rol aldığı her filmde hayranlıkla seyrettiğimiz Nadir Sarıbacak’ın performansı tüyler ürpertici. Nadir Sarıbacak’a yer aldığı süre açısından en yakın performansı Alper karakterini canlandıran  Özgür Emre Yıldırım’ın da aşağı kalır yanı yok. Oyunculukların yanı sıra, seyircinin de sanrıların birer parçası haline gelmesini sağlayan saykodelik müzikler filmin bir diğer avantajı. Dünyanın en başarılı bağımsız yapımlarının yer aldığı Sundance Film Festivali’nde yarışacağı haberleri geldiği andan itibaren merak uyandıran Sarmaşık’ın…

Puan

yazar puanı - 76%

76%

76

Sundance Film Festivali’nde yarışacağı haberleri geldiği andan itibaren merak uyandıran Sarmaşık’ın yarattığı beklentiyi fazlasıyla karşıladığını söyleyebilirim.

Kullanıcı Puanları: 4.66 ( 16 votes)
76
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi