Ülke olarak en önemli özelliklerimizden biri, başarılı olamadığımız konularla ilgili “O şartlar bizde olacak neler yaparız(?)”, “Biz bu düşük bütçeyle bunları yapabiliyorsak, daha büyük bütçelerle neler yapabiliriz kim bilir(?)” ya da en basitinden sinema dünyası için “Hollywood ile aramızda büyük farklılıklar var, siz bu filmlere geleceksiniz ki biz daha iyi işler yapabilelim.” deniyor. Ancak, kimse seyirci burada ne kadar mağdur bunu sormuyor. Hem ülke sinemamızı desteklemek amaçlı hem de kendi kültürümüzden bir şeyleri görebilmek adına beyazperdenin karşısına geçtiğimiz çoğu filmin sonunda salondan hüsranla ayrılıyoruz. Peki, sonucunda ne oluyor? İlk filmi izledik diye Dabbe’nin devamı çekiliyor, Çılgın Dersane zorlama ikinci filmiyle devam ediyor. Ve “para kazandırır” fikriyle sadece 1 dakikalık bir videonun uzun metraj filmi çekiliyor. Peki, Türk filmi sevenler bunu mu hak ediyor?

Yönetmenler de kendilerine göre haklı tabii ki, örneğin; Nuri Bilge Ceylan’ın 3 Maymun’unun yanı sıra Devrim Arabaları ve O..Çocukları zarar ederken Semum ve Plajda filmleri yapımcılarına kar ettirdi. Ancak Nuri Bilge Ceylan ödül almaya doymadı ve Bir Zamanlar Anadolu ile Cannes’da Jüri Özel Ödülünü aldı. Peki, önceki senelerde de 3 Maymun’la da aynı festivalden ödülle dönmemiş miydi? Dönmüştü. Bu bir yönetmenin sinemaya bakış açısı olarak adlandırılabilir. Herkesçe beğenildi mi? Hayır. Peki, ya Semum’un yönetmeni Hasan Karacadağ ne yaptı: Dabbe: Bir Cin Vakası. Ne kadar izlendi? 12 hafta sonunda 350.000’den fazla. İyi film kötü film, beğenilir beğenilmez orası ayrı ancak Cannes’dan ödülle dönen Bir Zamanlar Anadolu ne kadar izlendi?  Cevabını şöyle vermek istiyorum. Dabbe’nin yarısından bile az.

İsimleri ve filmleri kişiselleştirip kimseyi direk olarak eleştirmek değil niyetim. Yalnızca bazı verileri vermeden anlatmanın doğru olmayacağını düşünüyorum. Peki, güzel filmler çıkmıyor mu? Çıkıyor. İzleniyor mu? Eh işte. Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir diye bir belgesel çekiliyor mesela. 7000 kişi izliyor. Kabul ediyorum uç bir örnek oldu bu. Peki, 2012’nin en çok izlenen filmleri hangileri? Tabii ki, ilk sırada yarattığı onca meraktan sonra bana göre tam bir fiyasko ile sonuçlanan, Hollywood özentisi Fetih 1453 bulunuyor. Ama en azından bu zamana kadar çekilen en büyük bütçeli Türk filmi olması ve tarih filmi olması sebebiyle Fetih 1435 filmini yine de ayrı tutuyorum. Bu filmin hemen ardından en çok izlenen filmler listesinde sırasıyla Ata Demirer’in başrolde olması sebebiyle izleyiciyi beyazperdeye çeken Berlin Kaplanı, Sen Kimsin, Dabbe: Bir Cin Vakası ve yine ilk 10’a göz kırpan SüperTürk var. Söylemek isterim ki Oğlum Bak Git, henüz ilk haftasında ve şimdiden ilk 10’a girmiş bulunuyor.

Bahsetmek istediğim iyi bir film yapmak için tek ihtiyaç olan şey para değil. Tıpkı az izlenen ama çok sevilen Amerikan bağımsızlarının olduğu, birkaç sene öncesine kadar belirli bir kesimin soğuk durduğu Fransız sinemasının yükselişi gibi.

Son olarak bu filmler izleniyor ve gişe yapıyorsa sanırsam bunda en büyük suç yine bizlerin. Biz bu filmlere değer verdiğimiz sürece daha kötüleri ile karşılaşmaya devam edeceğiz. O yüzden film severler bunu hak ediyor mu diye sormuştum ya en başında; sanırsam hak ediyormuşuz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi