Salma Hayek, Frida filminin yapım sürecinde filmin yapımcısı Harvey Weinstein tarafından tacize uğradığını ve ölümle tehdit edildiğini açıkladı.

Weinstein’ın taciz ve tecavüz skandalları Hollywood’da büyük bir çözülmenin fitilini ateşlerken, taciz ve her türlü cinsel istismar karşısında birlik olmanın ve kamuoyu oluşturmanın önemini görmemiz kadınlar açısından en büyük kazanım oldu. Bugün ortaya çıkan tüm olaylar geçmişte zaten yaşanmıştı ve gündeme getirilebilirdi ancak taciz ve tecavüz konusunda ses çıkarmaktan kadınları alıkoyan en önemli hususun yalnız kalma korkusu olduğu tüm bu olaylarda bir kez daha gün yüzüne çıkmış oldu. Bu bağlamda Weinstein’ın bu korku politikasını etkili bir biçimde yürüttüğü bir gerçek. Nitekim, Salma Hayek de Frida filminin çekim süresince yaşadıklarını paylaştığı yazısında bu korku politikasını doğruluyor.

Salma Hayek: Weinstein Benim Kabusum

salma-hayek-frida-filmloverss

Salma Hayek konuyla ilgili kaleme aldığı yazıda, “Benim ses çıkarmamın bir öneminin olmadığını ya da bir fark yaratamayacağını düşündüm.” diyor. Bu gerçekten zaman zaman hepimizin içine düşebildiği bir durum. Ses çıkarmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceği düşüncesi… Ancak artık elimizde somut sonuçlar olduğu bir gerçek. Salma Hayek, uzun yıllar boyunca Frida Kahlo’yu canlandırma ve ressamın hayatına dair bir film yapma hayaliyle yanıp tutuşarak bu filmi finanse edebilecek bir yapımcı arayışına girmiş. Bu noktada olumlu cevabı Harvey Weinstein’dan almış. Salma Hayek’in belirttiği üzere Weinstein, kendisiyle anlaşma imzaladıktan sonra, otele gelmeye, her yerde karşısına çıkmaya başlamış. Bu tacizkar durumu kendisine masaj yapma, birlikte duş alma ve oral sekse kadar durmak bilmeden artırarak her seferinde Salma Hayek’in hayır cevabıyla karşılaşmış. Başlangıçta “tatlı sözlerle” ilerleyen bu süreç, hayır cevabını duydukça tehditkar bir hal almış. “Seni öldürebileceğimi biliyorsun değil mi, yapamayacağımı düşünme” diyen Weinsten yanı sıra, Salma Hayek’in üzerine uzun araştırmalar yaptığı ve kendisi için bu denli önemli olan projeyi başka bir oyuncuyla gerçekleştirme ve hatta filmi bitirme konusunda da Hayek’i tehdit etmiş. Weinstein’ı bir canavar olarak tanımlayan Salma Hayek bir an önce Weinstein’ın şirketinden kurtulmaya çalıştığını belirtiyor.

Weinstein, Salma Hayek’ten bir sürece yayılacak şekilde cinsel taleplerde bulunmuş ve talepleri yerine getirilmediği takdirde kendisi için Salma Hayek’i öldürmenin hiç de zor olmadığını eklemeyi ihmal etmemiş. Paranın, gücün ve şöhretin kadın ve erkek üzerinde bu kadar zıt etki yaratabiliyor olması ciddi anlamda incelenmesi gereken bir durum. Zira, para ve ün Weinstein’ı her şeyi yapmaya müktedir kılarken Salma Hayek gibi Hollywood’un ünlü kadınları üzerinde bambaşka bir baskı oluşturuyor. Bu baskı belki kamuoyu karşısında küçük düşme, açıklamalarına inanılmaması, yalnız kalma gibi biçimlere bürünüyor olabilir.

Weinstein, Pulp Fiction, Zoraki Kral ve Shakespeare in Love gibi birçok filmin yapımcılığını üstlenmiş, 1999’da Oscar ödülünü Shakespeare in Love ile kazanmıştı. 30 yıllık kariyeri boyunca sayısız kadına tacizde bulunduğu belirtilen Weinstein’ın en az 8 kadınla mahkemelik olmaktan çeşitli şekillerde kurtulduğu biliniyor. Weinstein’ın eğitimsiz ya da bilgisiz bir insan olduğunu iddia edemeyiz sanırım. Aksine bütün dünyanın seyir zevkini yönlendirerek, şekillendirerek ve seyirciyi de bu seyrin içerisinde dönüştürerek sistem içerisHarinde eritebilecek yapımlar ortaya koyabilecek kadar zeki, muhtemelen her durumda ve koşulda sözü geçecek nüfuza ve güce sahip bir erkek var karşımızda. Aslında tam da bu yüzden ortaya çıkan taciz gerçeğine şaşırmıyoruz. Çünkü zaten doğduğundan itibaren eril bir eğitimle her şeye müktedir olduğu algısıyla yetişen erkek, bu müktedirliğini toplumsal statüsüyle de taçlandırınca yapamayacağına inandığı herhangi bir şey kalmıyor.

Kaynak: New York Times

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi