Her ne kadar kendisi kelimenin kullanımıyla pek barışık olmasa da “bağımsız” filmleriyle sinefillerin gönlünde taht kurmuş bir isim olan Jim Jarmusch’un son filmi Sadece Aşıklar Hayatta Kalır bu çabasını sürdürerek yönetmenin tarzında giderek ustalaştığının ispatı niteliğinde. Jarmusch müzik ve edebiyat tarihiyle beslediği filmini, fantastik bir dokunuşla entelektüel bir bakış açısından yansıtmaktan da geri durmuyor. Fakat yer yer bu perspektif amacını aşarak zorlama dokunuşlara dönüşebiliyor.

“Popüler kültürdense alt kültüre ait olmayı tercih ederim. Ana akıma hitap etmek hiç ilgimi çekmiyor…”

Jarmusch tıpkı belirttiği cümleye uygun bir evren yaratıyor. İsimleriyle müsemma karakterler Adam ve Eve bu alt kültürü fazlasıyla benimsemiş, bohem vampirler olarak insanlardan uzak otantik birer yaşam sürmektedir. Eve’in tutkusu kitaplar, Adam’ınkiyse müziktir. Son derece entelektüel olan bu ikilinin en yakın dostlarının da bir başka vampir, Christopher Marlowe olduğunu söylemek sanıyorum ki şaşırtıcı olmayacaktır. Sıra dışı tavırları ilişkilerine de yansıyan ikili bir şekilde uzun bir ayrılıktan sonra yeniden bir araya gelirler ve Eve’in çatlak kız kardeşi Ava’nın da hayatlarına dahil olmasıyla yorucu ve bezgin bir mücadeleye atılırlar. Fakat yaşanan her şey bildiğimizin aksine çok daha yavaş ve sakin bir yol çizmektedir.

Vampirizm konusunda yenilikçi yöntemler denemek isteyen Jarmusch bu konuda da özgün dokunuşlarını eklemeyi ihmal etmiyor. Kanla beslenme geleneğini bozmadan bunu post modernize ederek laboratuarlardan para karşılığı satın alma formuna dönüştürüyor. Bu da vampirleri dehşetengiz yaklaşımlarından uzaklaştırarak daha sakin bir perspektife oturtuyor. Tabii geleneksel vampir sabırsızlığını da Ava’ya yükleyerek bu açığı da bir nebze olsun kapatmayı başarıyor.

Only Lovers Left Alive - Filmloverss

“Spesifik türde izleyiciler için filmler yapmak istemiyorum. Yapmak istediğim şey hikayeler anlatmak, ama bunu tahmin edilebilir klasik yöntemlerden ziyade tamamen yepyeni bir formda yapmak… Filmlerde alışkın olduğumuz manipulatif yöntemler kullanmaktan kaçınıyorum.”

Manipülatif yöntemlerden kaçınmak için müzik ve edebiyata yönelen yönetmen her ne kadar “spesifik türde” izleyiciyi hedeflemediğini belirtse de Sadece Aşıklar Hayatta Kalır bu izleyici türünün keyif alacağı bir yapım. Adam’ın vintage gitarlara duyduğu tutku veya Dr Faustçuluk oynaması, Shakespeare-Marlowe atışmaları gibi sürekli tekrar eden edebi ve müzikal göndermeler bu türde ilgisi olmayan izleyiciler için anlamlandırması güç diyaloglara dönüşüyor ve içeriğinde barındırdığı zekice göndermelerin havada kalmasına sebep oluyor. Öte yandan ana akıma karşı duruşunu da açıkça belirten yönetmenin bunu özellikle tercih ettiği fikri de savunulabilir.

Tom Hiddleston ve Tilda Swinton’ın başarılı performanslarına Mia Wasikowska, Anton Yelchin ve John Hurt de eklenince ortaya son derece başarılı bir iş çıkmış. Yaratılan evrenin ruhuyla böylesine uyumlu oyuncu seçimleri ve yaratıcı mekan tercihler kesinlikle ayrı bir başarı olarak değerlendirilmeyi hak ediyor. Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive) bu hafta Başka Sinema kapsamında vizyonda kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım olarak öne çıkıyor.

Keyifli seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi