Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa

Son yıllarda, özellikle 2000’lerin ortasından itibaren Avrupa Sineması içerisinde yükselişe geçen ülke sinemalarının başında Romanya geliyor. Cannes, Venedik, Berlin ve Locarno gibi önde gelen festivallerin listesinde bulunan ve gün geçtikçe daha fazla ürün ortaya koymayı başaran Rumen sinemacıların, kısa süre içerisinde bir akım oluşturabilecek kadar ürün ortaya koyabilmesiyle birlikte dünya sineması dahilinde de adından sıkça bahsettirdiği kimsenin itiraz edemeyeceği bir durum. Bu üretkenliğin belki de en önemli etkenlerinden biri de Romanya’nın halen üstünden atmaya çalıştığı Kominist rejimin kalın örtüsü olarak gösterebiliriz. İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin savaş ortamından beslendiği güçlü yapısı gibi, Rumen Yeni Akım Sineması da Komünist geçmişinden ve 90’lardan kalan savaş travmalarının artıklarından besleniyor.

Yaklaşık 10 yıldır yenilikçi yönetmenlerin elinden çıkan işlerle zengin bir arşiv oluşturan Rumen Yeni Dalgası dünya genelinde başarıya ulaşmış birçok yönetmen çıkarmış durumda. Corneliu Porumboiu, Cristian Mungiu ve Cristi Puiu gibi isimlerin yeni filmleri büyük heyecan uyandırmaya devam ediyor. 69. Cannes Film Festivali’nin ana yarışma kategorisinde yarışan Cristian Mungiu ve Cristi Puiu, bu akımın halen yükselişini sürdürdüğünün somut bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. Ortaya çıkan işlerin kalitesinden yola çıkarak bu yükselişin bir süre daha devam edeceğini ön görmek oldukça doğru olacaktır.

Genel bir perspektiften baktığımızda da bu akımın sahip olduğu detaylar teknik ve senaryosal olarak birçok benzerlik taşıyor. Dogma akımı gibi bir manifestoya sahip olmasa da kamera kullanımı açısından Dogmacılara benzer çekimler görebilmek oldukça mümkün. Bununla birlikte güçlü diyaloglar ve minimalist mekanlar bu akımın en öne çıkan özellikleri olarak bahsedilebilir. Komünist rejimin yarattığı sıkıntılardan yola çıkıp politik bir alt metin yaratılırken, günümüz Romanya’sına ve aile yapısına dokunan dramlara da sıkça rastlamak mümkün. Parçalanmışlıkların ve baskıların arasından yeşeren örnekler olarak bu yapımlar Rumen Sineması’nı şekillendiriyor. Öte yandan, bu akıma dahil edebileceğimiz yönetmenlerin hemen hepsi oyuncu kadrolarını çok iyi şekillendiren ve yöneten isimler olarak dikkat çekiyor. Hemen her filmde şahane performanslar ve sekanslar görebilmek mümkün. Özellikle son zamanlarda performansların kalitesi kendi standartını oluşturacak düzeyde gelişmiş durumda.

Avrupa sineması dahilinde son yıllarda en fazla ilerleme kaydeden ve yükselişte olan Rumen Yeni Dalga Sineması, tıpkı Yunan Yeni Dalga Sineması gibi bağımsız yapısını korumasını bilerek başarılı grafiğini sürdürmeye devam ediyor. Bu iki sinema akımı da kendi dertlerinden güçlenerek yepyeni bir gerçekçilik anlaşı ortaya koyuyorlar. Rumen Sineması’nın bu noktada erken bir yükselişle dünya sinemasına açıldığını düşününce daha olgun bir anlaşıya sahip olmaya başladığını da söyleyebiliriz. Dardenne Kardeşlerin gerçekçilik anlayışına yakın bir biçimde olgunlaşan bu sinema akımının bizlere net bir tavırla gösterdiği gerçek sıkıntıları ve sorunları insanı koltuğuna sabitleyen, sarsıcı final sahneleriyle oldukça değerli ve önemli bir yere sahip. 4 Months 3 Weeks 2 Days, Aurora, 12:08 East of Bucharest gibi birbirinden güzel örneklerle dolu Rumen Yeni Dalga Sineması’nı biraz yakından tanımak isterseniz doğru yerdesiniz.

Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi