Prenses Mononoke’den sonra uzun metraj animasyonlarla artık karşımıza çıkmayacağını açıklayan Hayao Miyazaki Ruhların Kaçışı ile yeniden izleyicisiyle buluştuktan sonra artık tüm dünyada tanınan bir isim haline geldi. Ruhların Kaçışı’ndan önce ülkesinde zaten adını duyurmuş ve animasyonun usta ismi olarak tanınmış Miyazaki’nin başarısına bu animasyonunun ardından dünya ilgisiz kalmadı. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü alan ilk animasyon oldu, bununla da bitmedi, Akademi de Miyazaki’yi görmezden gelemedi. 2003 yılında En İyi Animasyon Ödülü’nü Ruhların Kaçışı filmi kazandı. Oscar ödülünü kazanmasıyla birlikte Uzakdoğu sinemasını takip etmeyenler bile Miyazaki’yi takip etmeye, animasyonlarının tümünü izlemeye çalıştı. Artık Miyazaki, Disney’le karşılaştırılır oldu. Kendisi her ne kadar bundan rahatsız olsa da, sevenleri Disney’den bile daha büyük bir isim olduğunu düşünüyorlar.

Gelelim Ruhların Kaçışı’na. İçinde sayısız gönderme yer alan bu animasyon her karesinde bir ders veriyor. Her ne kadar Miyazaki filmdeki göndermeleri kabul etmeyip sadece 10 yaşındaki çocukların sevebileceği bir şeyler yapmak niyetiyle bu animasyonu yaptığını söylese de filmin başından sonuna kadar bulabildiği tüm tekerlere çomak sokuyor. Paraya önem vermeyen, açgözlülük belirtisi göstermeyen Chihiro isimli bir kızın ailesiyle yeni evlerine taşınmaya giderlerken yollarını kaybetmesiyle başlıyor Ruhların Kaçışı. Karşılarına çıkan bir tünele girdiklerinde tünelin sonunda farklı bir dünyayla karşılaşırlar. Terk edilmiş zannettikleri bir lunaparkta lezzetli yemekleri görüp açgözlülükle yemeye başlayan annesi ve babasına nazaran Chihiro korkmaya başlamıştır ve bir an önce oradan kaçmak ister. Ancak bu arada annesi ve babası yedikleri yemekler yüzünden domuza dönüşür. Bu sırada hava kararmaya başlamıştır ve Chihiro etrafta ruhlar görmeye başlar. Geri dönüş yolu da sular altında kalınca hem kendisini hem de ailesini kurtarmak için ruhların dinlenme ve temizlenme yeri olan bu esrarengiz yerde çalışmaya başlar. Bu o kadar kolay olmaz tabi. Haku adında bir çocuğun yardımıyla kendisini bu dünyaya kabul ettiren Chihiro, çok çalışmak zorundadır.

S-A

Özellikle kapitalizm karşıtı göndermeler içeren film baş karakter Chihiro üzerinden tüm sistemi eleştiriyor. Herkesin bir parça altın için birbirini yediği bu dünyada bir avuç altını elinin tersiyle iten, sadece iyilik ve sevgiyle tüm kötülüklere karşı duran Chihiro, kendisine ‘Sen’ adını koyup adını değiştirerek onu da tüm çalışanlar gibi itaatkar yapmaya çalışan Yubaba’ya rağmen adını, geçmişini ve ailesini unutmaz ve sisteme dahil olmaz. Gerçek adını unutan ve Yubaba’nın yardımcılığını yapan Haku’ya yardım etmek için de elinden geleni yapar. Saflığı ve temizliğiyle sisteme karşı ayakta kalabilen Chihiro, Yubaba’nın ikiz kardeşi olan ve Yubaba’nın tersine iyi bir cadı olan Zeniba’ya da yardım eder ve onun da güvenini kazanarak kendisine yardım etmesini sağlar.

Az önce de söylediğim gibi Miyazaki’nin sadece çocuklar için yaptığını söylediği Ruhların Kaçışı içinde barındırdığı sayısız mesajla sadece çocukların seveceği bir animasyon olmaktan öte büyüklerin de ders alacağı bir yapım. Çizimleriyle, konusuyla, mekan ve karakter seçimleriyle mükemmel bir iş çıkartmış Miyazaki. Animasyonun bu büyük ustasının en önemli yapımı olarak gösterilen bu animasyon muhakkak izlenmeli. İzlerken iş yaşamına, çalışma koşullarına, kapitalizme göndermeler bulacaksınız. Hatta daha fazlasını görecek, anlayacak ve ustaya siz de büyük saygı duyacaksınız.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi