Romantik komedilerden hoşlanmayanlar için 10 romantik komedi önerimiz var. Bakalım aşk hikayeleri konusunda seçici davrananları ikna edebilecek miyiz?

Romantik komedileri sevmiyor olabilirsiniz. Aşk filmi deyince hararetler basıyor olabilir. Romantik insanlarla aynı ortamda bulunmak bile ruhunuzu daraltıyor, sizi bambaşka bir gezegenden geliyormuş gibi hissettiriyor olabilir. Zaten çiçek, ayıcık, mum ışığında yemek falan demesinler bile size, çok saçma değil mi? Ama insan denen sosyal canlı aşık olmaya, sevmeye ve hayatı bir başkasıyla paylaşmaya pekala meyilli olduğu için en cool, en odun olanlarımızın bile karşı koyamadığı üç beş tane aşk filmi illa var. Biz de aralarından en odun olanımızın bile sevebileceği filmler seçmeye çalıştık.

Uyarı: Bu içerik, içinde barındırdığı filmler hakkında ufak tefek spoiler’lar içermektedir. Lütfen filmlerin isimlerine baktıktan sonra altında yazanları okuyup okumayacağınıza karar verin.

Romantik Komedi Sevmeyenlerin Mutlaka İzlemesi Gereken 10 Romantik Komedi

Chasing Amy

Chasing Amy-filmloverss

Chasing Amy kendi ismini günlük hayata bir deyim olarak taşımayı başarmış bir Kevin Smith klasiği. Muhtemelen bu filmdeki aşk hikayesi, gerçek hayatta olsa en çılgın ama bir film nezdinde en sıradan aşk hikayesi olmaya adaydır. İlişki başlamadan tam bir anlayış tomurcuğu olan, ona bambaşka dünyanın kapılarını aralayan özgür bir kadın uğruna tüm gemileri yakmaya hazır Holden‘la, durmak istediği limanı bulan ama kendisini diğer her şeyin önüne koymayı da bilen Alyssa‘nın hikayesi, bildiğimiz tüm klişelerden özgün bir aşk hikayesi çıkartıyor ortaya.

Filme Kevin Smith‘in tüm filmlerinde gördüğümüz Jay ve Sessiz Bob ikilisinin dahil olduğu yerde, filmin isminin neden Chasing Amy yani türkçesiyle Amy’nin İzinde olduğunu öğreniyoruz. Hayatımızı geçirmek istediğimiz insanı tam da bulduğumuz an, sırf onu kendimizden bile kıskanır hale geldik diye korkup, o korkuyla her şeyi batırıp, o kişiyi kaybettiğimiz zaman, sonsuza kadar o kişinin izinden gidiyoruz. Silent Bob, Amy’nin izinde ve çoğumuzun kendi Amy’si var.

Silver Linings Playbook

Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence

Birlikte olmak istediğiniz insana kavuşmadan evvel, tam olarak ne kadar delirmiş olabilirsiniz? Silver Linings Playbook‘u izlerken hangi karakteri kendinize daha yakın göreceğinizi şimdiden kestirmemiz zor, ama hangi karakter size daha yakınsa, yine de kendi durumunuza şükredebilirsiniz.

Pat ve Tiffany‘nin birbirleriyle kurdukları bağ çok sağlam olabilir ama “aşk” denince kafanızda canlanan konseptten kesinlikle çok uzaktalar. Vesselam alternatif aşkları topladığımız bu listede, sanıyoruz ki en Hollywood tarzı olanlarından biri bu, keza mutlu sonla bitiyor. Yine de Pat‘in eski karısına, Tiffany‘nin kocasına olan hissiyatlarını baz alıp, durumlarının pek acayip olduğunu söyleyebiliriz. Yani Pat ve Tiffany, hayatlarının aşkını kaybedince birbirlerini bulan iki insan.

Annie Hall

annie hall plane-filmloverss

Annie Hall, Chasing Amy ile hemen hemen aynı temaya sahip. Sadece öküz bir geek’in yerine öküz bir entel koyuyorsunuz erkek karakter olarak. Hatta Annie ve Alyssa farklı zamanlarda, farklı yerlerde ve farklı bedenlerde yaşayan aynı kadın deme cesaretini bile gösterebiliriz. Bu iki kadın da onlar olmadan yaşamayı beceremediği için onlarsız yaşamalarını gerektiren koşulları yaratan iki adamdan muzdaripler hayatlarında.

Annie Hall, en büyük aşkların hep en çok mahvettiklerimiz olduğunu hatırlatıyor bizlere. Sorunun gerçekten karşı tarafta değil de bizde olduğu tüm hikayeleri, filmi izlediğimizde maziden çıkartıp bugüne taşıyor Woody Allen. Bu esnada hayal, gerçek ve kurguyu bütünüyle birbirine karıştırıyor olabileceğimizi kabul eder hale gelmemiz de cabası.

Clueless

clueless cast-filmloverss

Birini aradığımızı bile fark etmeyiz, çünkü o hep burnumuzun dibindedir. İnsan farkında olmadan birine yıllarca aşık olabilir mi? Evet, aslında çocukluk arkadaşıyla hayatını birleştirme kararı alan çoğu insanın yaptığı tam olarak da budur. Gerçi Clueless‘ta durum bir nebze daha karışık ama en azından ana temayı anladınız.

Bazen hayatınızı geçirmek isteyebileceğiniz kişi yolun başından beri oradadır da, ya bir gün orada olmazsa diye düşünürken kendinizi onun izinde bulursunuz. Clueless’ta hem vaziyet bu, hem de Alicia Silverstone‘un canlandırdığı Cher, güçlü kadın karakter anlayışımızı gerçek hayat standartlarına resetleyecek kadar başarılı ve özgün bir karakter.

Kissing Jessica Stein

kissing jessica stein-filmloverss

Eğer Chasing Amy ve Annie Hall filmlerini seviyorsanız, Kissing Jessica Stein‘ı da seveceksiniz. Buradaki aşk hikayesi aslında bir aşk hikayesi değil, kadınlardan hoşlanmadığı halde yıllardır aradığı insanın bir kadın olduğunu fark edip dünyası şaşan bir ana karakterimiz var. Film mutlu sonla bitiyor yine ama alıştığımız türden bir mutlu sonla değil… Tüm karakterler filmin sonunda mutlu yalnızca.

Kissing Jessica Stein, oldukça başarılı bir komedi olduğu gibi, birlikte olmak istediğimiz insanda aradığımız özellikleri oturup tekrar düşünmemize de neden oluyor. Çünkü bir gün tam da aradığınız insanla karşılaşıp, onun aradığınız son şey olduğunu anlayabilirsiniz.

500 Days of Summer

500-days-of-summer-filmloverss

Peki ya hayatınız boyunca istediğinizi düşündüğünüz  insanla birlikte olup, onu kaybedip, onu tekrar kazanmaya çalışırken onun dışında biriyle olmanız gerektiği sonucuna ulaşırsanız? 500 Days of Summer filme başlarken de uyarıldığımız üzere kızla oğlanın tanışma hikayesini anlatıyor, bir aşk hikayesini değil. Yitip giden sevgili hikayelerinin en optimist halini 500 Days of Summer‘da buluyorsunuz o yüzden de.

Film bize aslında, hayatınızın aşkı sandığımız insanın öyle olmayabileceğini anlatıyor. Eğer ki sevdiğiniz insanı o veya bu biçimde kaçırmışsanız, yeni limanlara yelken açmak iyi bir alternatif olabilir. Çünkü bir başkasının yasını tutacağım derken, gerçekten birlikte olabileceğiniz bir insanı kaçırabilirsiniz. Sonuçta tek mevsim yaz değil.

 The Other Woman

the-other-woman-filmloverss

Birlikte olduğunuz adamdan gerçekten hoşlanmaya başladığınızı fark ettiğiniz sırada, kendisine bir sürpriz yapmak için başka bir şehirdeki evine giderseniz ve aslında evli olduğunu öğrenirseniz, yapacağınız son şey ne olurdu? Karısıyla (Leslie Mann) kanka olmak! Hadi diyelim ki karısıyla yakın arkadaş oldunuz ve adamın hayatında başka birinin (Kate Upton) daha olabileceğini keşfettiniz, peki ya o zaman ne yaparsınız? Diğer kız arkadaşıyla da kanka olmazsınız değil mi?

The Other Woman‘daki baş karakterimiz Carly (Cameron Diaz) onu da yapıyor. Hatta bu üç kadın bir araya gelip güçlerini birleştirip adamı (Game of Thrones’dan tanıdığımız Nikolaj Coster-Waldau) alt etmeye karar veriyorlar. İnanır mısınız, arada başka bir kız arkadaşının da olduğunu öğreniyorlar.

The Other Woman çerez bir film olsa da birkaç kadının tek bir adam için birbiriyle didişmesi yerine müttefik olmasının adaleti en iyi yerine getiren şey olduğunu başarılı bir dille anlatıyor. Daha da önemlisi artık sadece erkeklere ait olmayan bir dünyada yaşadığımızı cümle aleme anımsatarak, böyle zannedenlere gözdağı veriyor.

Zack and Miri Make A Porno

zack and miri-filmloverss

Ev arkadaşınız aynı zamanda en yakın arkadaşınız diyelim ki. Evin içi bu bakımdan huzur dolu olsa da, hem o hem de siz maddi sıkıntılarla boğuşmaya başlayınca işler değişiyor. Evin masraflarını ödemek zorlaşıyor. Ve çözüm namına en parlak fikriniz bir porno filmi çekmek oluyor. Daha da acayibi, porno çekimleri başlayınca birbirinize karşı başka türlü duygular da besliyor olabileceğinizi fark ediyorsunuz.

Başınıza gelme olasılığı epeyce düşük olduğuna göre böyle bir şeyin, Zack ve Miri‘nin macerasını izlemek hayatınıza biraz değişiklik katabilir. Hem de vıcık vıcık olmayan bir aşk hikayesi izlemiş olursunuz.

Just Friends

just friends-filmloverss

Lise zamanında ezik olan oğlanın liseden sonra aniden havalı bir tipe dönüşmesi, sadece amerikan klişesi değil, bildiğiniz hayat klişesi. Bu durumun Amerikan klişesi versiyonunun beraberinde gelen başka klişeler de çocuğun hoşlandığı kızın okulun en güzel kızı olması ve zamanında popüler olan futbol takımı kaptanının büyüdüğü yeri hiç terk etmemiş, kel ve göbekli bir tipe dönüşmesi gibi unsurlar da var. Just Friends tüm bu klişeleri topluyor, başka klişelerle harmanlıyor ve inanılmaz eğlenceli bir filme dönüştürüyor. Bunda Ryan Reynolds‘ın katkısı da büyük tabii.

Popüler kızdan hoşlanan ezik oğlan, yıllar içerisinde çok iyi para kazanan, kilo verip yakışıklı bir adama dönüşmüş bir zampara olmuştur. İstediği her kadını alabilecek vaziyetteyken, büyüdüğü yere dönmesiyle beraber, ilk aşkını hala istediğini ve onu almanın o kadar da kolay olmadığını fark eder. Çünkü ilk aşkı Jamie’nin büyümüş versiyonunun sevebileceği adam aslında kendisinin lisedeki halidir. Bu sırada karşısına çok sağlam da bir rakip çıkar: Lisede kendisi gibi ezik ve Jamie‘ye aşık olan Dusty de kendisinin yaşadığına benzer bir değişim yaşamıştır.

Filmin aslında pek çok romantik komediyle benzeşen bir sürü yanı olsa da işleri keyifli kılan şey seyirciye verdiği minik bir mesaj: Ne kadar değişirseniz, büyürseniz, kendinizi geliştirirseniz, bambaşka bir insana dönüşmeyi bile başarırsanız, 17 yaşındaki nefret ettiğiniz halinize dönmeniz için gereken tek şey doğru insanlarla karşılaşmaktır.

A la folie… pas du tout

a-la-folie-pas-du-tout-filmloverss

Eğer Audrey Tautou herkes gibi sizin de hayatınıza Amélie ile girdiyse, kendisinin cici imajını yıkacak harika bir aşk hikayesi var elimizde. Her aşk hikayesi, yaşayanların gözünden değişim gösterebilir. Yani, aslında aşk hikayesi olmasına bile gerek yok, herhangi bir olayın içerisinde ne kadar farklı insan varsa, o kadar çok hikayemiz de var sonuçta. A la folie… pas du tout (ya da İngilizce ismiyle He Loves Me… He Loves Me Not) bu durumundan hareket edip aynı hikayeyi iki farklı gözden anlatıp aslında işlerin ne kadar değişebileceğini hepimizi ürkütecek bir biçimde anlatıyor. Geçmişte belalı bir sevgiliniz olduysa, komedi kısmı sizi o kadar eğlendirmeyebilir. Zaten sıradan bir romantik komedi yerine içinde mizah barındıran romantik bir gerilim hikayesiyle karşı karşıyayız aslında. Tam da bu bakımdan sıradan romantik komedilerden kaçmak için çok doğru bir tercih A la folie… pas du tout.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi