Bazı oyuncular vardır ki rolüne tam olarak girebilmek adına metot oyunculuğu başta olmak üzere pek çok yöntemi benimserler. Bunların arasında alkol kullanmak hiç kuşkusuz her oyuncunun -hatta yönetmen ve set çalışanlarının- tercih edeceği bir yöntem değil diye düşünebilirsiniz. Yine de öyle filmler var ki kimi zaman canlandıracakları karakterlere bürünmek kimi zamansa zorlandıkları sahneler öncesinde rahatlayabilmek adına alkolü tercih eden ünlü oyunculara ev sahipliği yapıyor. Üstelik bu performansları izlerken çoğu zaman durumu fark etmek imkansız. Biz de bu vesileyle karakterlerini daha gerçekçi kılmak adına sette alkol kullanan oyuncuları sizler için derledik.

Rollerine Girebilmek için Alkol Kullanan 14 Ünlü Oyuncu

Fred Astaire – Holiday Inn (1942)

fred-astaire-holiday-inn-filmloverss

1942 yapımı Holiday Inn’in başrolünde yer alan Fred Astaire, dillerden dillere dolaşıp günümüze kadar gelen efsanevi dans sahnesi için birkaç shot viski ile hazırlık yapıyor. Astaire’in kızı Ava’ya göre; sarhoş bir dansçının hakkını verebilmek adına babası böyle bir karar alıyor. İlk çekimden önce iki shot viskinin yeterli gelmediğini düşünen Astaire, her aradan sonra bir shot daha ikram ediyor kendine. Sahne 7 kez çekiliyor ve filmin tamamlanmış halinde Astaire’in sekiz shot viskiyle yer aldığı son deneme kullanılıyor. Holiday Inn’in yayınlanmasının üzerinden geçen yaklaşık 70 yıl bile Fred Astaire’in bu derece sarhoş olmasına rağmen pek çok dansçıya nasıl taş çıkardığının konuşulmasına engel olamıyor.

Robert Shaw – Jaws (1975)

robert-shaw-jaws-filmloverss

Steven Spielberg’in yönetmenliğini üstlendiği 1975 yapımı Jaws’ta Robert Shaw’ın güvertede sarhoş olduğu ve akabinde gerçekleştirdiği Indianapolis konuşmasını hatırlarsınız. Görünen o ki, bu sahnenin daha gerçekçi olması ve sinemaseverlerin ilgisini çekmesi adına Spielberg, Shaw’ın çekimlerden önce biraz alkol almasını öneriyor. Ancak Shaw bu öneriyi bir adım daha ileriye götürüyor ve bilincini kaybedene kadar içiyor. Nitekim filmin çekimleri bir gün sonraya erteleniyor. Tahmin edilenden daha büyük bir sorun haline gelen bu olay sonrasında, Shaw ile birlikte rol alan Roy Scheider bir röportajında ünlü oyuncuyu ‘ayık olduğu zamanlarda tam bir centilmen’ şeklinde tanımlıyor. O sahneyi hatırlamak isteyenleri şöyle alalım:

Martin Sheen – Apocalypse Now (1979)

martin-sheen-apocalypse-now-filmloverss

Çekimleri 16 ay süren Francis Ford Coppola imzalı Apocalypse Now öyle karmaşık bir süreçten geçiyor ki tüm oyuncu kadrosunu ve set çalışanlarını depresif bir ruh haline büründürmesinin yanı sıra stresten aşırı kilo veren Coppola’nın intiharı düşünmesine bile sebep oluyor. Elbette ki başrolde yer alan Martin Sheen’in kalp krizi geçirmesinin bu kaos ortamının göbeğine düşmesini de unutmamak gerek. Hal böyle iken, tüm ekibin tek çare olarak alkole başvurması da sürpriz olmuyor. Filmin otel odasındaki açılış sahnesinde Sheen’in hayat verdiği Yüzbaşı Willard karakterinin kör kütük sarhoş olduğunu hatırlarsınız. Olayın iç yüzüne bakarsak, Sheen çekimlerden önce sarhoş oluyor ve bunun üzerine Coppola da filmin çekimlerine hemen başlamak için set çalışanlarıyla konuşuyor. Böylelikle Sheen’in aynaya yumruk atmasının, tuzla buz olan cam parçaları ile elini kesmesinin, akabinde kendi kanına bulanmış halde ağlayarak yönetmen kamerasına doğru bir hamle yapmasının ardında yatan gerçek sebebi de anlamış oluyoruz.

Neve Campbell, Denise Richards & Matt Dillon – Wild Things (1998)

neve-campbell-denise-richards-matt-dillon-wild-things-filmloverss

1998 yapımı Wild Things için türlü türlü oyun çeviren karakterlerin ışığında ne olup biteceğini filmin sonuna kadar anlayamayacağınız filmlerden biri diyebiliriz. Öyle ki; Neve Campbell, Denise Richards ve Matt Dillon üçlüsünün birlikte yer aldığı ve filmin belki de en çok akılda kalan sahnesi, üzerinden bu kadar yıl geçmesine rağmen halen konuşulmaya devam ediyor. Filmin sinemaseverlerin gözünde tuhaf bir izlenim yaratmaması, dahası sahnenin gerçekçi olması adına rahatlamaya çalışan üç oyuncu çekimlerden önce hep beraber sarhoş olmaya karar veriyorlar. Ek olarak, Neve Campbell’ın bu sahnenin çekimleri için aldıkları karardan ve içtikleri tekiladan pişman olmadığını her fırsatta dile getirdiğini hatırlatalım.

Brad Pitt & Edward Norton – Fight Club (1999)

brad-pitt-edward-norton-fight-club-filmloverss

David Fincher’ın dokunuşlarıyla unutulmaz yapımlar arasına giren Fight Club’da Edward Norton ve Brad Pitt’in -sırasıyla, anlatıcı ve Tyler Durden’ın- bardan çıkıp kör kütük sarhoşken golf toplarını karanlığın derinliklerine doğru gönderdikleri o kısa sahneyi hatırlarsınız. Aslına bakılırsa, Norton ve Pitt ikilisi bu sahnenin çekiminde tamamen anı yaşıyor, rol yapmıyorlar zira gerçekten sarhoşlar. Hal böyle olunca, yönetmen koltuğundaki Fincher da çalışma saatleri dışında sarhoş olan Pitt ve Norton’ın bu doğal hallerini filme eklemeye karar veriyor. Bu kararın ardından bir iki düzenlemeyle ayarlanan kameralar, ikilinin sıra dışı ama bir o kadar da gerçek hallerinin yer aldığı ve yalnızca birkaç dakika süren görsel bir şölen sunuyor sinemaseverlere.

fight-club-golf-balls-1-filmloverss

fight-club-golf-balls-filmloverss

Billy Bob Thornton – Bad Santa (2003)

billy-bob-thornton-bad-santa-filmloverss

Bir gelenek olarak düşünürsek, Noel filmleri aileleri bir araya getiren, duygusal ama bir o kadar da komik altyapısıyla sıcak bir atmosfer yaratmaya çalışır. İşte bu klasik algıyı yerle bir eden ve belki de en müstehcen ve kimilerine göre oldukça kaba bir üslubu olan komedi filmi Bad Santa, Billy Bob Thornton’un karakteri ile bambaşka bir yapıya bürünüyor diyebiliriz. Thornton alkolik bir Noel Baba olan Willie karakterini canlandırıyor. 2003 yılında elde ettiği 76 milyon dolarlık gişe ile klasik bir tatil filmi statüsüne kavuşan Bad Santa, aynı zamanda başroldeki Thornton’un filmin çekimleri süresince rolüne bürünebilmek adına çoğu zaman sarhoş olduğunu dile getirmesiyle de adından sıkça söz ettiriyor. Bu durum belki de Thornton’un neden Bad Santa’nın devam filmi için bu kadar ısrarcı olduğunu açıklıyordur, kim bilir.

Natalie Portman & Mila Kunis – Black Swan (2010)

mila-kunis-natalie-portman-black-swan-filmloverss

Black Swan’ın arkasındaki isim Darren Aronofsky’nin açıklamalarına göre; başrolde yer alan Natalie Portman ile Mila Kunis çekecekleri seks sahnesinden önce bir şişe tekila ile gevşemeye çalışıp çekim hakkında konuşuyorlar. Bu açıklamaların üzerine Kunis alkolün çekimlerden çok önce kullanıldığını söyleyerek Aronofsky’yi yalanlasa da, yönetmenin sözlerine destekleyen set çalışanlarından biri, bu sahnenin çekimleri süresince Portman ve Kunis ikilisinin gerçekten de sarhoş olduğunu dile getiriyor. Kısacası, Black Swan’ın çok konuşulan sahnesinin ardında yatan gerçekler hala gizemini koruyor.

Johnny Depp – The Rum Diary (2011)

johnny-depp-the-rum-diary-filmloverss

Gazeteci Hunter S. Thompson’ın 1960’larda Porto Riko, San Juan’dan ilham alarak yazdığı The Rum Diary kitabı çok uzun seneler yayınlanmayı bekliyor; ta ki yakın arkadaşı Johnny Depp, Thompson’ı ziyaret ettiği bir gün kitabın taslağını tesadüf eseri fark edene dek. Aynı gece Thompson ve Depp, kitabı yayınlamaya hatta beyazperdeye uyarlamaya karar veriyorlar. Bir gecede hayat bulan bu fikir Depp ile 1992’de çektiği Jennifer Eight’in ardından tekrar sahalara dönmeyi kabul eden yönetmen Bruce Robinson’u da bir araya getiriyor. Robinson’un yazıp yönettiği 2011 yapımı The Rum Diary’nin çekimleri süresince Robinson ve başrolde yer alan Johnny Depp, içlerine sinen bu projenin ve elbette ki Hunter S. Thompson’ın anısına bir şişe Chivas Regal açıyorlar ve bu süreç filmin çekimleri tamamlanana kadar devam ediyor. Johnny Depp filmde alkol sorunu olan, yazdığı kitapların hiçbirini yayımlatamayan New York’lu gazeteci Paul Kemp’i canlandırdığı ve rolüne gerçekten odaklanmaya çalıştığı için çekimler tamamlanana kadar ayık kalmamayı tercih ediyor.

Shia LaBeouf – Lawless (2012)

shia-labeouf-lawless-filmloverss

1920’li yıllarda ABD’nin Franklin County, Virginia bölgesinde alkol ve alkollü içecek üretiminin, taşınmasının ve satışının hukuki olarak yasaklandığı ‘içki yasağı’ döneminde, yaklaşık 100 kişiden 99’unun yasadışı içki ticaretine bir şekilde karıştığı tahmin ediliyor. Chicago ve diğer büyük eyaletlerden gelen içki kaçakçılarının da katılımıyla tamamen suç faaliyetine dönüşen bu olay, 2012’de Lawless ismiyle The Wettest County in the World kitabından beyazperdeye uyarlanıyor. Filmin hikayesi ise yasadışı satış yapmalarından dolayı başı belaya giren üç kardeşin etrafında dönüyor. Başrolde yer alan ve aykırı kişiliğiyle ön plana çıkan Shia LaBeouf, filmin çekimleri sırasında rolüne tam olarak bürünebilmek için kaçak içkilerle sarhoş oluyor. Öyle ki, LaBeouf neredeyse hiç ayık olmadığı için çekimler sırasında çok çabuk sinirlendiğini dile getiriyor. LaBeouf ile başrolü paylaşan Mia Wasikowska da sırf bu yüzden projeden ayrılmak istediğini çünkü LaBeouf ile çalışırken fazlasıyla zorlandığını kabul ediyor.

Anna Kendrick – Drinking Buddies (2013)

anna-kendrick-drinking-buddies-filmloverss

2013 yapımı Drinking Buddies (Akşamdan Kalanlar)’in isminden de anlaşılacağı üzere, başrolde yer alan Anna Kendrick’in çekimler sırasında sarhoş olmasını beklemek çok da şaşırtıcı değil. Ancak bu durumdan Kendrick’in haberi olmadığını hatırlatalım. Filmin çekimleri normalde alkolsüz bira ile gerçekleştiriliyor. Ancak alkol eşliğinde bir kart oyunu sahnesinin çekimlerinde Kendrick’e gerçek bira veriliyor, elbette ki ünlü oyuncunun haberi olmadan. Filmde Kendrick’in nişanlısını canlandıran Jake Johnson, her seferinde Kendrick’in kaybetmesine sebep oluyor ve kurallar gereği Kendrick daha çok alkol tüketmek zorunda kalıyor. “Durumu fark ettiğimde, partiye devam etmek yerine sessizce yerimde oturup ayılmayı bekledim. Çekimler için başarılı bir sonuç ortaya çıktı ancak benim için sinir bozucu bir durumdu.” açıklamalarını yapan Kendrick’in ayık olduğu kadar sarhoşken sergilediği performansın da göz doldurması, filmin sonunu nasıl getireceğine dair şüpheleri de ortadan kaldırıyor bir nevi.

Margot Robbie – The Wolf of Wall Street (2013)

margot-robbie-the-wolf-of-wall-street-filmloverss

Martin Scorsese imzalı The Wolf of Wall Street’te Jordan Belfort karakterine hayat veren Leonardo DiCaprio’nun karısı Naomi Lapaglia rolü ile adından sıkça söz ettiren Margot Robbie’nin projeye adapte olma süreci hiç de kolay olmamış. Öyle ki, role nasıl hazırlandığını, DiCaprio ile olan seks sahnelerinden ve çıplak olmaktan dolayı duyduğu rahatsızlığı dile getiren Robbie, bu sahnenin çekimlerinden önce üç tekila shot ile gevşeyebildiğini itiraf ediyor. Şu da bir gerçek ki, kurgusu gereği aşırı alkol ve uyuşturucu kullanımını merkezine alan The Wolf of Wall Street’in çekimleri sırasında bilinçli olarak alkol kullanılmamış olması şaşırtmıyor değil.

Jennifer Lawrence – The Hunger Games: Catching Fire (2013)

Catching-Fire-filmloverss

Milyonları peşinden sürükleyen The Hunger Games’in yıldızı Jennifer Lawrence, Catching Fire’ın çekimleri süresince zaman zaman sette sarhoş olduğunu itiraf ediyor. Filmin çekimleri sırasında yaşadıkları en unutlmaz anları cevaplayan Lawrence, Josh Hutcherson ve Liam Hemsworth oldukça eğlenceli zamanlar geçirmişe benziyor. Öyle ki, Hutcherson bir gün süren uzun bir çekimi hatırlıyor ve sözlerine devam ediyor: “Woody [Harrelson] ile sette ilk kez bir arada olduğumuz zamandı ve film çekmek adına ortalıkta deliler gibi koşturan iki kişiydik. Çok eğlenceliydi.” Konuşmaya tam da burada dahil olan Lawrence ise “Eğlenceliydi. Benim de sette ilk kez sarhoş olduğum gündü.” diyerek tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Hutcherson’ın cevabı ise çok daha ilginç: “İlkti ama son değildi.” Bunun üzerine Lawrence, sette sahnelerini beklerken çok sıkıldığını ve Piña Colada yudumlayarak vakit geçirdiğini kabul ediyor.

Robert Pattinson – The Rover (2014)

robert-pattinson-the-rover-filmloverss

Distopik bir film olmasıyla dikkatleri üzerine çeken The Rover’da dünya çapında bir ekonomik krizin belirmesinden 10 yıl sonra, Avustralya artık yasaların hüküm sürmediği, suç ve yoksulluğun hız kesmediği, küçük askeri birliklerin kanun ve düzenin kalan son kırıntılarını yaşatmaya çalıştığı bir çölden ibarettir. Başarısızlıkla sonuçlanan bir soygunun ardından Archie, Caleb ve Henry üçlüsü Henry’nin yaralanan kardeşi Rey (Robert Pattinson)’i geride bırakarak yollarına devam ederler. Avustralya’nın yakıp kavuran sıcağıyla ve ağır çekim şartlarıyla başa çıkmaya çalışan Robert Pattinson çözümü alkolde buluyor. Pattinson ile birlikte rol alan Guy Pearce ise Pattinson’ın durumuyla ilgili şu açıklamaları yapıyor: “Robert, ona önerdiğimden daha fazla vodka içiyordu.” Ancak şunu söylemeliyiz ki pek çok sahnenin çekimi sırasında zil zurna sarhoş olmasına rağmen Pattinson, bu sorunun altından başarıyla kalkıyor.

Daniel Radcliffe – Harry Potter Serisi

daniel-racliffe-harry-potter-filmloverss

Harry Potter serisinin çekimleri süresince parti yapmayı alışkanlık haline getiren ve sete sürekli sarhoş gelen oyuncunun Daniel Radcliffe olduğunu duyunca şaşırabilirsiniz. Bu davranışlarının ardında yatan sebeplerin alıkşanlıklarından kolay kolay kurtulamaması olduğunu dile getiren Radcliffe, pek çok kez kamera karşısına sarhoş iken geçtiğini itiraf ediyor. Radcliffe alkolik olmamak için çabalarken umutsuz olduğunu ancak şimdi herhangi birine dokunmaktan bile çekindiğini de sözlerine ekliyor. Ayrıca sarhoş olduğu zaman toplum içinde nasıl davranacağını bilemediğini ve bu sebeple daha 20 yaşında iken başkalarıyla görüşemeden yalnız yaşayan birine dönüştüğünü dile getiriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi