Medyanın düşüncelerimiz, düşünme tarzımız ve hatta olaylara gösterdiğimiz reaksiyonlarımız üzerinde yadsınamayacak derecede etkili olduğu bir gerçek. Medya ve etkileri üzerine yoğunlaşmış 5 önemli isim olan Roland Barthes, Marshall McLuhan, Edward Said, Stuart Hall ve Noam Chomsky’nin medya teorilerini ve medyaya bakışlarını işleyen 5 ayrı animasyonu gelin hep birlikte inceleyelim.

Roland Barthes

Aslında medyanın bir toplumu nasıl şekillendirebileceğine ve neden medyanın kontrol altında tutulmak istendiğine dair ülkece yeterli deneyimi edindiğimizi düşünüyorum. Daha önce hiç fark etmediğimiz şekilde medyanın bazı büyük olaylara yer vermezken bazı olayları ise çok daha geniş çaplı duyurabildiğine çokça şahit olduk. Yanı sıra ayrıştırıcı dil kullanımı da özellikle gazetelerin en derinine işlemiş durumda. Birçoğunuz “kavgaya karışan Suriyeli” “Suriyeli hırsız” “kadın şoförün çarptığı araç” gibi tanımlamalara denk gelmişsinizdir. Bu tanımlamalar bazen fark edilmese de toplumda yol açtığı sorunlar bakımından büyük önem arz ediyor. Medyanın seçtiği bu ideolojiden ideolojiye değişen tutumları nasıl okuyabileceğimizi Roland Barthes üzerine yapılmış aşağıdaki animasyonla inceleyebilirsiniz.

Noam Chomsky

Medyanın 5 ayrı katmanına değinen bu animasyonda medya yoluyla yapılan propagandanın etkisinden, basın özgürlüğü tamlamasının ne ölçüde gerçek olabileceğinden bahsederken en önemli noktalardan biri olarak reklamcılığa değiniyor. Medyanın algılarımızı şekillendirirken bu şekillendirmeyi aynı zamanda tüketime yönlendirmeyi de ihmal etmediği bir gerçek.

Marshall McLuhan

McLuhan’ın henüz telefonların, bilgisayarların hayatlarımızı işgal etmedikleri bir dönemde öne sürdüğü, medya araçları sayesinde iletişim ağını artıran dünyanın global bir köye dönüşeceği düşüncesi oldukça meşhurdur. McLuhan denince akla ilk gelen cümle ise “Medium is the message.” olacaktır. Bu noktada animasyonun da değindiği gibi McLuhan için iletinin içeriği değil formu önemlidir. McLuhan’ın içerikle ilgili çalışmaktan ziyade formlar ve teknolojilerin etkileri üzerine yoğunlaştığı söylenebilir.

Stuart Hall

Roland Barthes videosunda değindiğimiz gibi Stuart Hall’un medyadaki temsillere odaklandığını söylemek mümkün. Özellikle göçmenlere bakış, cinsiyetlerin farklı temsilleri, dinlerin yansımaları genellikle hakim ideolojinin çatısı altında toplanacaktır. Bu noktada medyanın ürettiği her bir içeriğin kodlarını çözüp işaret ettiği ideolojiyi ön plana çıkarmak önem kazanıyor.

Edward Said

Yazdığı kitapla, oryantalizmin Doğu’nun ne olduğundan ziyade, Batı’nın Doğu’yu nasıl gördüğü üzerine bir temellendirme içerdiğini tartışan Edward Said, bu düşüncesiyle geniş çaplı tartışmaların kıvılcımını bir daha sönmeyecek bir biçimde yakmış oldu. Genel anlamda stereotiplerin yaratıldığını ve toplumlara bakışın bu algı üzerinden şekillendiğini söyleyen oryantalist düşüncede, Batı’nın refah düzeyi yüksek, uygar, disiplinli, aydınlanmış ve sanayileşmiş gibi sıfatları üstlenirken Doğu’ya yöneltilen sıfatların ise daha mistik, tembel, pasif, duygusal gibi varyasyonlara sahip olduğunu görmek mümkündür. Batı’nın Doğu tasviri taşıyan resimlerine genel olarak hakim olan havanın da bu egzotik ve keyfine düşkün tanımlamaların etki ettiğini görmek mümkündür. Genel anlamda harem tasviri yapan bu eserler, Batı için adeta bir doğu fantezisi gibi görülebilir.  Batı’nın Doğu’ya yönelttiği bu bakışı çeşitli mecralar aracılığıyla Doğu’nun da benimsediği ve kendisini o yönde tanımlamaya başladığı bir gerçek. Şekillenmesi bir anlamda coğrafi keşiflere dayanan Oryantalizm düşüncesi, o zamana dek neredeyse bir bilinmez olarak kalan Doğulu yaşamı artık bilinir olsa da yeni stereotipler üretmeye devam ediyor ve Doğu kendisine Batı’nın gözünden bakmaya devam ediyor.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi