70’lerin başından itibaren sürekli olarak, belirli aralıklarla şu sözü duyarız; ‘Rock’n Roll öldü!’ Her yıl yeni bir kimlikle, farklı bir yüzle karşımıza çıkan Rock’n Roll, bir türlü denildiği gibi ölmez. Ama şimdi, dün Chuck Berry’i kaybetmemizle birlikte şunu diyebiliriz ki ‘Evet, Öldü!’

90 yaşında hayata veda eden Berry, 50’li yıllarda tüm dünyayı kasıp kavuran rock’n roll çılgınlığının yapı taşlarından biriydi. Gitarıyla yaptığı dansları ve adeta sahneyi kuşatmışçasına takındığı tavır; Berry’nin idealleşmesi için sebeplerinden birileriydi sadece. Maybellene, Roll Over Beethoven gibi hitlere imza atan Berry, müzik dünyasındaki bu hakimiyetinin yanı sıra sinema dünyasında da oldukça büyük bir etkiye sahiptir. Sinema tarihinin ikonik sahnelerinin yaratımında müziğiyle var olan Berry; Pulp Fiction’dan Back to the Future’a beyazperdeyi de ele geçirmeyi ihmal etmedi.

Chuck Berry’nin Unutmaz Şarkıları: Pulp Fiction & Back to the Future

Dans sahneleri denilince akla ilk gelen film elbette ki Pulp Fiction! Mia Wallece ile Vincent’ın dillere destan dansını hatırlamayanız yoktur. Tarantino bu sahne için Berry’nin efsane şarkılarından You Can Never Tell’i kullanır. Filmi bilen bilmeyen neredeyse herkes tarafından bilinen, hatta bir nesli o dans figürleriyle ardından sürükleyen sahne, unutulmazların arasına adını yazdırmıştır. Diğer insanların şaşkın bakışları altında çıplak ayakla dans eden Mia ve ona aynı rahatlıkta eşlik eden Vincent…

Ama belki de Berry’nin varlığını birçoğumuzun daha net hissedeceği diğer bir film olarak Back to the Future’ı söyleyebiliriz. Zemeckis imzalı Back to the Future serisinin ilk filminde, Marty McFly annesiyle babasının gençlik yıllarına doğru, 1955’e yola çıkar. Henüz annesiyle babası tanışmamış, henüz Chuck Berry rock’n roll çılgınlığıyla ortalığı kasıp kavurmamıştır… Annesiyle babasının tanışma ihtimalini bozarak, kendi doğumunu engelleyen Marty tüm karışıklıkları ortadan kaldırarak annesiyle babasının öpüşmelerini sağlamak için elinden geleni yapar; bunun için eli kesilen gitaristin yerine geçmek de vardır. Ama eline gitarı alan Marty, annesiyle babasını bir arada gördüğü an yerinde duramaz ve adeta sahneyi ele geçirir; tıpkı Chuck Berry gibi!

“This is an oldie, but uh… well, it’s an oldie where I come from.”

Marty sahnede Berry’nin Johnny B. Goode’unu söyler… Hatta tüm salonu kelimenin tam anlamıyla yıkar. Marty sahnede Berry’nin gitarıyla yaptığı hareketleri andıran performansıyla insanları eğlendirirken, eli kesik olan diğer gitarist ise telefonun başındadır. İşte Back to the Future’ın ‘zaman’ ile kurduğu en güzel döngü burada karşımıza çıkar. Gitarist telefonda şöyle seslenir; “Chuck! Chuck, ben Marvin.. kuzenin, Marvin Berry! Aradığın yeni tonu hatırlıyor musun? Şunu bir dinle!”

Yönetmen Robert Zemeckis’in 50’lerin çocuklarından oluşan rock-n-roll önizlemesinin “Johnny B. Goode” adlı parçasını seçmesi tesadüfi değil elbette. Johnny B. Goode aslında oldukça açık ve etkili bir seçim. Berry’nin 1958 single’ı Hot 100 listesinde sadece 8 numarada olmasına rağmen, Johnny B. Goode blues’dan etkilenen müziği en iyi temsil eden parçadır.

“Galiba henüz bunun için hazır değilsiniz… ama çocuklarınız buna bayılacak!”

Marty’nin geçmişe kazandırdıkları ve geleceğin simgesi olarak karşımıza çıkan “Johnny B. Goode”, filmin ana karakteriyle ve onun çizdiği profil (kaykayla oradan oraya giden, lisenin en haylaz çocuklarından biri olan klasik bir orta sınıf Amerikan ailesinde, bir banliyöde yetişen bir çocuk) ile sarıp sarmalanmıştır. Durum böyle olunca da geçmişte daha sık sorulan, bir problemi de göz önünde bulundurmadan geçemiyoruz. Tarihteki en önemli siyahi sanatçılardan birine ait  rock’n roll’un yaratıcısı olarak kabul edilen bir şarkının aslında beyaz bir karakterin ‘gerçek’ yaratıcısı olduğunu söylemek, kulağa nasıl geliyor?

back-to-the-future-marvin-berry-filmloverss

Bu sorunsal biraz geride kalsa da hala aklımızın bir yerinde kendisine yer buluyor tabi ancak filmdeki bu sahnenin sinema tarihindeki en önemli sahnelerden biri olduğunu da kabul etmek gerekiyor tabii. Tıpkı; The Breakfast Club’ın son sahnesiyle hafızamıza kazınan Forget About Me ve Dirty Dancing’de unutamadığımız dans sahnesinde çalan The Time of My Life gibi, Marty’nin Johnny B. Goode söylediği sahne de hafızalardan pek çıkacak gibi değil.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi