Live and Die in L.A., Repo Man, Barfly ve Paris, Texas filmleriyle Los Angeles’a farklı bir gözle bakmamızı sağlayan başarılı görüntü yönetmeni Robby Müller’in gözünden Hollywood’a bir bakalım!

Hollywood ünlüleri, sinema setleri, yıldızlı caddeler… Los Angeles, birçoğumuzun gözünde sinema dünyasıyla özdeşleşmiş durumda. Sinemanın büyük ve güçlü yapımlarının ortaya çıktığı göz alıcı atmosferiyle birçok kişinin hayal dünyasını kaplayan L.A., büyük bütçeli filmlerin, televizyon serilerinin ortaya çıktığı topraklar… Bağımsız sinemanın güçlenerek artmasıyla çekim tekniklerinden set ortamına pek çok değişikliğin olduğunu ve zamanla Hollywood sinemasının da bu evrilmeyi gerçekleştirdiğini söylemek yanlış olmasa da; L.A. yine de daha geleneksel sinema tekniklerinin hakim olduğu bir dünyanın hava soluduğu yer.

Muazzam Bir Video: Robby Müller’in Gözünden Los Angeles’a Bakmak

Tabii ki 80’li yıllara doğru, geçmişe bir yolculuk yaparsak daha klasik ve geleneksel tekniklerin olduğunu söyleyebiliriz. Ancak o yıllarda öyle bir isim karşımıza çıktı ki, tüm sınırları yıktı farklılıklarıyla adeta sinema dünyasını büyüledi. Yaratıcı bulmadığı ve kısıtlı bulduğu Hollywood sistemini, tekniklerini, setlerini ve programlarını reddeden görüntü yönetmeni Robby Müller, Wim Wenders imzalı Paris Texas, Lars Von Trier’in etkileyici yapımı Dancer in the Dark ve Jim Jarmusch’un yönettiği Dead Man’de muazzam sinematografilerle adeta bizleri mest etti.

to-live-and-die-in-los-angeles-filmloverss

Usta yönetmenlerle birlikte çalışan ve sinematografik açıdan görsel şölen hazırlayan Müller, şiirsel bir anlatım benimser. Kasvetli bir atmosfere imza atan başarılı ismin tercihleri genel olarak, renklidir ama yapaydır; hayattadır ama hastalıklıdır. Genellikle sanatsal olarak farklı yöntemleri denemekten çekinmeyen sinemanın aykırı yönetmenleriyle çalışan Müller, sahnenin ruh halini ve şiirsel yönünü görüntülerle muazzam bir şekilde yansıtır. Müller, To Live and Die in L.A., Repo Man, Barfly ve Paris, Texas filmlerinde her sahnenin şiirsel yanını keşfetmekle kalmaz, ruhunu yakalar. Sahneleri araştırmayı tercih eden ve ilham için onlara bağlı kalan Müller’in imzasının olduğu sinematografisini yalın ve sezgisel olarak tanımlayabiliriz. Genellikle siyah beyaz formatını benimseyen, hatta bu sebeple olsa ki Jarmusch sinemasından vazgeçemeyen Müller, renkleri bir metafor olarak kullanmayı tercih eder.

Gelin bakalım Fandor’un hazırladığı video ile başarılı görüntü yönetmeni Robby Müller’in gözünden Los Angeles’a göz atalım!

 

Kaynak: NoFilmSchool

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi