Her ne kadar büyük bir laf gibi görünse de, bazı yapımları izlediğinizde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını kavrarsınız. 2007 yılında There Will Be Blood’ı izlediğimde, aklıma ilk gelen şey 2000’lerde o zamana kadar izlediğim en iyi filmi izlemiş olduğumdu. The Wire’ı izlediğimde, sonrasında izleyeceğim her drama için bir kıstas oluşturacağını fark etmiştim. Tıpkı bu örneklerde olduğu gibi, Rick and Morty de ilk anından itibaren farkını ortaya koyuyor ve izleyicisine kendi türünün üstün eserlerinden biri ile karşı karşıya olduğu sinyalini veriyor. Öyle bir şey ki bundan sonra izleyeceğiniz her animasyon, her komedi dizisi, hatta her bilimkurgu eserini kıyaslayacağımız bir deneyim sunuyor bizlere.

İlk sezonu, 2013’ün sonunda yayınlanmaya başlayan bu diziyi ben ilk kez 2015 yazında izledim. Birinci sezonu henüz bitirmiştim ki ikinci sezon başladı. Ekim ayında biten ikinci sezon ile de uzun bir bekleyiş… Bu uzun bekleyiş, 1 Nisan’da “şaka” gibi bir dönüş ile sona erdi. Fakat, halen daha dizinin devamı için yazı beklememiz gerekiyor. Tabii yaz uzun bir süre, ne zaman devamını izleyebileceğimiz meçhul.

Peki bana böyle iddialı laflar ettiren, insanları beklemekten heba eden Rick and Morty’nin “olayı” nedir? Rick and Morty, temelde deli-dahi bir bilim insanı olan Rick ve yıllar sonra kızının evine döndüğünde karşılaştığı genç, şapşal ergen torunu Morty’nin boyutlar ve galaksiler arası maceralarını konu alıyor. Bu ilişki birazcık Geleceğe Dönüş serisindeki Dr. Emmett Brown ve Marty McFly ilişkisini andırıyor. Fakat, Dr. Brown’ın aksine Rick Sanchez insanlardan (ve diğer tüm canlılardan) pek de hoşlanmayan, ukala ama evrenin en zeki insanı olduğunu da kanıtlamaktan geri durmayan biri. Hayatın tadını da en iyi şekilde çıkarmayı biliyor üstelik… Morty ise asosyalliği, beceriksizliği ve atarlarıyla tam bir ergen. Ama bu ikili, evrenin dört bir yanında bambaşka boyutlarda birbirinden farklı ve şaşırtıcı maceraya beraber atıldıklarında ideal bir ikiliye dönüşüyorlar. Yıllar sonra geri dönen babasına karşı zaafı olan anne Beth, reklamcılık işinden kovulan ve pek de zeki olduğu söylenemeyen baba Jerry ve sonlara doğru ikilinin maceralarına daha bir aktif olarak katılan abla Summer da cabası. Peki bu çılgınlık senfonisinde neler var? Her boyuttaki Rick’lerden oluşan bir kurum, tüm gezegenleri ele geçirmeye çalışan bir galaktik federasyon, binbir türlü gezegen anlatısı ama her şeyden önemlisi popüler kültürü alaya alan referansları… Inception’dan The Purge’e, Titanik’ten A Takımı’na, Geleceğe Dönüş’ten, Elm Sokağı’nda Kabus’a kadar birçok klasik ve kült film ya da dizi Rick and Morty’de muazzam malzemelere dönüşüyor.

rick-and-morty-2

Rick and Morty: “Boş yok”

20 dakikalık dizi bir ana bir yan hikayeden oluşuyor. Ana hikaye genelde Rick ve Morty’nin evrenin ücra köşelerinde kovaladıkları maceraları anlatırken, yan hikaye dünyada Jerry-Beth-Summer üçlüsünün başından geçenlerle ilgileniyor. Başarılı senaryosu ile en şüpheci izleyicinin bile kafasını karıştıracak dizi, tüm bunların yanında bir de komik. Rick’in uzun zamandır gördüğüm yazılmış en komik ve en eğlenceli karakter olduğunu söylesem abartmış olmam. Dizideki karakterler, karakterlerin geçmiş hikayeleri, arada yavaş yavaş hissettirilen sırlar başarılı bir şekilde örülmüş.

Adult Swim tarafından yayınlanan bu dizinin iki yaratıcısı var. Biri Community dizisinden tanıdığımız Dan Harmon. Öteki ise Justin Roiland. Justin Roiland ayrıca dizideki birçok karaktere sesini de veriyor. Rick’in karakteristik konuşmasının yanı sıra, Morty’yi de seslendiren Roiland, birçok yan karaktere de sesiyle can veriyor. Usta işi bir dublaj ekibi, muhteşem görselliği ve her şeyden önemlisi her bölümde izleyiciyi yeniden şaşırtan, algısını tepetaklak eden ve tekrar tekrar izleme isteği uyandıran Rick and Morty üçüncü sezonu dört gözle bekleyen devasa bir hayran kitlesi yarattı. İçeriği sebebiyle yüksek dozda felsefi açıklamaya da maruz kaldı tabii. Rick and Morty’nin felsefesini açıklamaya çalışan onlarca videoyu YouTube’da bulmak mümkün. Fan-art ile yapılan bölümler, VR ve mobil oyunları ve ciddi bir franchise ürün ağı var. Dahası, birinci sezon o kadar etkili olmuştu ki, The Simpsons jeneriğini bir bölümde Rick and Morty’ye devretmişlerdi. Merak edenler buradan izleyebilir. Diziye en azından bir göz atmak için bir başka neden de dizinin konukları. Alfred Molina’dan, John Oliver’a, Christina Hendricks’ten, Stephen Colbert’e, Jemaine Clement’tan – sıkı durun – Werner Herzog’a kadar geniş bir konuk listesi var.

Peki Rick and Morty’ye nereden başlamalı, merak edenler, tadımlık bir bakayım diyenler ne yapmalı? Elbette dizinin bölümlerini sırasıyla izlemek en iyisi ve neredeyse “boş yok” diyebileceğimiz bir dizi bu. Ancak, bana göre, yazılmış en iyi bölümlerden biri olan – tüm bilimkurgu literatürüne girebilecek kalitede – Total Rickall (Sezon 2 Bölüm 4) bölümü ile dizinin nasıl bir şey vaat ettiğini görebilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi