Türk edebiyatının önemli bir parçasını oluşturan köy romancılığı, kurulduğu yıllarda toprağa bağlı bir ekonomisi olan Türkiye’nin köy gerçekliğini anlatır. Romancılıktaki bu yönelim sadece tarım toplumu olmakla ilgili kalmaz aynı zamanda genç cumhuriyetin kalkınma hamlesini köyler üzerinden gerçekleştirmek istemesinden de kaynaklanır. Bu amaçla 1940 yılında kurulan Köy Enstitüleri, “yaparak öğrenme ilkesiyle köylülerle seçkinler arasındaki büyük uçurumu, köylülerin kendi içinden çıkacak seçkinlerle kapatmayı hedefleyen eğitim kurumları olarak hayata geçirilir” (Karaömerlioğlu, 2006: 96). Bu amaç çerçevesinde enstitülerin yetiştirdiği bir aydın olan Fakir Baykurt, köy gerçekliğini yetkin bir dille anlatmış romancılardan biridir. Bu yazıya kaynaklık eden Yılanların Öcü, yazarın ilk romanıdır.

Eserde, yaşlı ve çilekeş bir köylü kadını olan Irazca’yla oğlu Kara Bayram ve ailesinin yaşadıkları süreç anlatılır. Evin önüne ev yapma meselesi yüzünden gelişen olaylar, giderek büyüyerek dönemin ve düzenin bir eleştirisine dönüşür. Baykurt romanını, gerçek bir mekânı kurgulayarak yöre ağzıyla yazar. Olaylar, 1950’li yılların ilk yarısında Demokrat Parti iktidarının hüküm sürdüğü dönemde geçer. “Demokratçılık”la birlikte anamalcı toprak düzeni ve onunla birlikte şekillenen toplumsal düzen, eleştirinin merkezini oluşturur. Irazca’yla Kara Bayram’ın karşısında Muhtar Cımbıldak Hüsnü ve onun yönlendirdiği köy kurulu üyesi Deli Haceli vardır. Görece varsıl olan bu ikili, ellerindeki gücü diğer köylüler üzerinde hâkimiyet sağlamak için kullanır. Köyde büyüyen ve köy enstitülü bir yazar olan yazar Baykurt, öğretmenlik hayatının önemli bir bölümünü köy öğretmenliği yaparak geçirmiştir. Bu sebeple roman, gerçek olanı tasviriyle türün önemli yapıtları arasında yer alır. İlişkiler, diyaloglar, köy hayatının kendisi ve hikâyenin dramatik yapısını oluşturan çelişkiler gerçekçi bir tasvire dayanır.

Güçlü bir metin olan Yılanların Öcü, biri Metin Erksan diğeri Şerif Gören tarafından iki defa sinemaya uyarlanmıştır. Her iki yönetmen de esere bağlı kalmış, iki farklı yorumla sinemaya uyarlamıştır.

yılanların öcü - filmloverss

İki Film, İki Farklı Yaklaşım: Yılanlar Öcü

Yılanların Öcü, ilk olarak 1961 yılında Metin Erksan tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Roman zamanıyla yakın bir tarihe denk gelen ilk yapım genel hatlarıyla eserin gerçekliğine daha yakın durur. Erksan, gösterişten uzak sade tavrıyla o yılların yaşanan köy gerçekliğini filme aktarmada daha yetkindir. Bunda eserle filmin aynı yıllara rast gelmiş olmasının da payı vardır. Şerif Gören’in ilk filmden 24 yıl sonra uyarladığı ikinci uyarlama, zamansal uzaklığı ve koşulların değişmiş olmasının etkisiyle eserin ruhunu ıskalayan bir haldedir. Gören, senaryo olarak esere bağlı ancak biçimsel yönüyle daha stilize bir uyarlama çeker. Filmin genelinde estetik kaygılara bağlı olarak daha gösterişli ve gösterimci bir tarz görülür. Devinim daha fazla, oyuncu performansları star oyuncuların da etkisiyle daha büyük ve abartılıdır. Ana karakterleri canlandıran star oyuncuların varlığı ve performatif oyunculukları, köy gerçekliğini anlatan bir uyarlamada sırıtan bir hal alır. Buna karşılık ilk uyarlamada oyunculuklar temsil ettiği köylü tipiyle daha uyumlu, anlatım daha ziyade betimlemeye dayalıdır. Diyaloglar ve aksiyon arasındaki ahenk göze çarpar. Yer yer epik anlatıma rastlansa da bu, star oyuncu performanslarından farklı olarak, verilmek istenen mesaj ve temsil edilen köylü tipiyle ilgilidir, ondan uzaklaşmaz.

Eleştirelliğe yaklaşım bağlamında, Erksan’a oranla Gören politik tavrını daha belli eden bir tavır sergiler. Demokrat Parti iktidarına dönük eleştirellik Gören’de daha doğrudan yapılır. Erksan’ın uyarlamasında ise eleştirinin odağında muhtar ve yakın çevresiyle ilintili olan küçük bürokrasi vardır. Erksan, filmi çektiği dönemde aktüel gündemini koruyan Demokrat Parti iktidarına açıktan bir eleştiri getirmez.

rsz_yÖ

Her iki filmin eleştirellikte ortaklaştığı nokta güçlü-güçsüz, varsıl-yoksul arasındaki eşitsizlikte görülür. Romanla da uyumlu olan bu tavır, anlatılmak istenenin de temelini oluşturur. Romanda eski bir toprak ağasına ait olan köyde, özel mülkiyet düzenine geçilmiş, feodal örüntü yerini toprak kapitalizmine bırakmıştır. Bu durum beraberinde kaçınılmaz olarak eşitsizliği ve çelişkileri getirir. İktidarı ve zenginliği elinde tutanlar, yozlaşmanın da etkisiyle ellerindeki gücü görece güçsüz ve madun olanlara yöneltir. Muhtar ve onun kışkırttığı Deli Haceli, kendi çıkarları doğrultusunda Kara Bayram’ı gözlerine kestirirler. Muhtar kendi iktidarını sağlamlaştırma derdindeyken Haceli, daha gözde bir ev edinmenin planını yapar. Irazca ve Kara Bayram ise, kendi hallerinde insanlardır, durduk yere kimseyle ters düşmezler. Ancak kendilerine dönük tavrı da sineye çekmez ve direnirler. Yazarla birlikte yönetmenlerin tavrı da madun aileye karşı olumsal, yılan metaforuyla anlatılan kötücül varsıllara karşı eleştireldir. Dönemin genç cumhuriyetini temsil eden kaymakam, köylüden yana dürüst bir bürokrat olarak tasvir edilir. Baykurt’un çizdiği bu idealleştirmeye her iki yönetmen de uyar; Erksan bunu daha baskın bir tonla verirken, Gören daha nesnel bir duruş sergilemeye çalışır.

Sonuç

Köy romancılığının kayda değer eserlerinden biri olan Yılanların Öcü, Türk sinemasının iki tecrübeli ismi eliyle sinemaya kazandırılmıştır. Her iki yönetmen kendi birikimlerine bağlı kalarak iki farklı yorum getirmiştir. Erksan, romanla aynı dönem çektiği filminde metnin ruhuna bağlı kalarak daha edebi bir uyarlama çeker. Gören’in seksenli yılların ortasında çektiği uyarlaması ise stil yönü daha zengin ancak metnin edebi yönüne daha uzak bir yapıt olarak ortaya çıkar. Erksan’ın gerçekçi temsili yer yer epik ve kimi zaman didaktik bir hal alırken, Gören’in kurduğu yapı, politik eleştirelliği ve nesnelliği önceleyen bir haldedir.

Yararlanılan Kaynaklar:

Asım Karaömerlioğlu. (2006).  Orada Bir Köy Var Uzakta – Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem. İletişim Yayınları: İstanbul.

Servet Tiken. (2009). “Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü Adlı Romanına Oluşumsal Yapısalcı Bir Yaklaşım”. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi: Erzurum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi