Emin olduğumuz bir şey var; kış geliyor ve Westeros’ta işler daha da karmaşıklaşıyor. Görünen o ki bu durum, Game of Thrones’un 6. sezonu başlayana dek böyle sürüp gidecek. Arya bir daha göremeyecek mi, Stannis Baratheon öldü mü, Tyrion Lannister Khaleesi ile işbirliği yapacak mı, Bran ve Hodor’u ne zaman göreceğiz, Kızıl Kraliçe Melisandre emellerine ulaşacak mı ve en önemlisi Jon Snow hayata dönecek mi sorularıyla kafamızın karışıklığı hiçbir zaman bitmiyor. Madem öyle, kafaları biraz daha karıştıralım.

Game of Thrones dünyasının George R.R. Martin‘in kitaplarından bağımsız ilerleyeceğini ve pek çok olayın başka yöne evrileceğini artık duymayan kalmamıştır. Dolayısıyla bizi ilgilendiren kısım, neyin ne ölçüde diziye aktarılacağı. İşte tam da bu noktada öyle bir düşünce kaplıyor ki zihnimizi, taşlar yerli yerine oturuyor sanki. İşin özü şu; Jon Snow’un öldüğüne inanmamamız için elimizde yeterli sayıda destekleyici unsur var. Her başlangıcın bir sonu olduğu gibi, Westeros’un da kendini bulması için zamana ve Jon Snow’a ihtiyacı var.

***Bu yazı Game of Thrones 6. sezon ve A Dance with Dragons hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Ramsay Bolton’dan Jon Snow’a Mektup ve Game of Thrones Teorileri

Dizinin dört başı mamur yaratıcıları David Benioff ve D.B. Weiss‘ın, her seferinde ortalığa saçtıkları kalıplaşmış ifadeleri “Ölen ölmüştür.” ile dizinin hayranlarını ters köşeye yatırma planları bir noktada son bulacak diye inanıyorum. Nitekim Işığın Lordu (Lord of Light) ile gücüne güç katan R’hllor rahibesi Melisandre’nin, Jon Snow’un ihanete uğradığı o kara gecede Duvar (The Wall)’a doğru yola çıkması bir tesadüf olmamalı.

melisandre-filmloverss

Peki neden? Hemen hatırlayalım. Üçüncü sezonda Stannis’in Karasu Savaşı (Blackwater Battle)’nda bozguna uğraması, Melisandre ile ipleri kopma noktasına getirmişti. Bu hezimeti sindiremeyen Stannis Ejderha Kayası’na geri dönmüş, inzivaya çekilmişti. Robert Baratheon’un ölümünden sonra Stannis’in sağ kolu olmayı başaran Davos Seaworth elbette ki Karasu Savaşı’nın faturasını Melisandre’ye çıkarmıştı. Ancak Melisandre ne yapıp edip konuyu ölümüne sebep olduğu Renly Baratheon’a kadar getirmiş, dahası Stannis’in Azor Ahai’nin yeniden doğmuş hali olduğuna inandığı için gerekirse Renly’nin ölümünden bile kötü olaylara sebep olacağını keskin bir dille belirtmişti.  Alevlerin içinde gördüklerinden dolayı Melisandre’ye sorgusuz sualsiz güvenen Stannis için her şey aslında yeni başlıyordu. Öyle ki 5. sezonda biricik kızı Shireen’in canlı canlı yakılmasına göz yumarken, Melisandre’nin her daim söylediği gibi Yedi Krallık’ın hükümdarı olacağına ölesiye inanmış olacak ki kendi ölümünü bile göz ardı edebilmişti Stannis.

İşte bu olaylardan sonra Melisandre, Stannis’in tüm ısrarlarına rağmen Ejderha Kayası’nda ayrılmış ve yolu Sancaksız Kardeşlik’e katılan Myr’li Thoros ile kesişmişti. R’hllor’un kırmızı rahibi Thoros’un Şarlatan Geçiti’nde Sör Gregor tarafından öldürülen Beric Dondarrion’u yeniden hayata döndürdüğünü gören Melisandre, hayretler içinde kalarak Işığın Lordu’na kendini adayan Thoros’un diriltme gücü olduğunu fark etmişti. Melisandre ve Thoros’un buluşmasını hatırlamak isteyenleri şöyle alalım:

Tüm bunları hatırlatmamın sebebi, Melisandre’nin The Wall’a gitmesinin ardında yatan gerçeğin Jon Snow olabileceğini vurgulamak. Zira Westeros’ta hiçbir şey manasız değil diye düşünmek istiyorum; Thoros’un Beric Dondarrion’u daha önce tam altı kez diriltebilmesinin bir anlamı olmalı. Bir başka deyişle, Benioff ve Weiss’ın dizide bu sahnelere yer vermesine, Game of Thrones’un altıncı sezonuna dair yaşanacak gelişmelerin ön hazırlığı diyebiliriz bir bakıma. Nitekim tüm oklar Melisandre’nin The Wall’a gidip Jon Snow’a vereceği hayat öpücüğünü (Kiss of Life) ve Jon Snow’un yeniden hayata tutunacağını gösteriyor. Asıl soru bundan sonra ne olacağıyla ilgili: Jon Snow bu ihanetin ardından ne yapacak?

ramsay-bolton-filmloverss

Öyleyse, Yedi Krallık’ın kaderini değiştirebilecek güce sahip Jon Snow ve artık Snow soyadını bırakıp gayrimeşru çocuk damgası yemekten kurtulan Ramsay Bolton’u mercak altına almanın zamanı gelmiş demektir. Her ne kadar Ramsay Bolton’dan hazzetmesek de yolun sonu bir nevi Ramsay’a çıkıyor. Neden derseniz, Winter Is Coming‘in de belirttiği üzere A Song of Ice and Fire serisinin beşinci kitabı A Dance with Dragons‘daki “Pink Letter”a göz atmak gerek. Kitapta Jon Snow, The Wall’u birlikte koruduğu yoldaşları, Gece Nöbetçileri, tarafından bıçaklanmadan önce Ramsay Bolton’dan bir mektup alıyor. Bu mektup beşinci sezonda kendini göstermiyor, hatta mektuba dair en ufak bir ipucu bile göremiyoruz. İşte bu noktada devreye altıncı sezon girebilir. Melisandre ile hayata dönen Jon Snow’un The Wall’u korumaktan daha önemli işleri olacak: Boltonlar ile savaşmak ve Winterfell’i geri almak! Peki bu mektupta ne yazıyor?

“Sahte kralın öldü, piç. Yedi gün süren mücadelede sahte kral ve bütün adamlar ezildi. Kralın sihirli kılıcı bende. Bunu kralın kırmızı fahişesine de söyle.

Sahte kralının dostları öldü. Kafaları Kışyarı (Winterfell) duvarlarının üstünde. Gel de onları gör, piç. Sahte kralınn yalan söyledi. Sen de yalan söyledin. Bütün dünyaya Sur’un Ötesindeki Kral (King-Beyond-the-Wall/Mance Rayder)’ı yaktığını duyurdun ama onu, benim karımı kaçırması için Kışyarı’na gönderdin.

Karımı geri alacağım. Eğer Mance Rayder’ı geri istiyorsan, gel ve onu al. Mance Rayder’ı bir kafese tıktım. Onu senin yalanlarının kanıtı olarak bütün kuzeye göstereceğim. Kafes soğuk ama Mance için, onunla birlikte Kışyarı’na gelen altı fahişenin derilerinden sıcak bir pelerin yaptım.

Karımı geri istiyorum. Sahte kralın kraliçesini istiyorum. Sahte kralın kızını ve kırmızı cadısını istiyorum. Sahte kralın yabanıl prensesini istiyorum. Sahte kralın küçük prensesini istiyorum, şu yabanıl bebeği. Ve Reek’imi istiyorum. Onları bana gönder, piç. Gönder ve seni ya da kara kargalarını rahatsız etmeyeyim. Onları benden sakla ve o piç kalbini yerinden söküp yiyeyim.

Ramsay Bolton,

Meşru Winterfell Lordu”

jon-snow-mance-filmloverss

Bu noktada dizi ve kitabın aynı minvalde ilerlemediğini bir kez daha görüyoruz; zira Mance Rayder’ın cezası diri diri yanmaktı. Melisandre’nin düşüncesine göre kurban edilen Shireen’in sonu da yanmaktan geçti, akabinde Selyse kızının ölümünü -sonradan- kabullenemeyip kendini astı. Henüz şüphelerimiz olsa da Brienne’nin Stannis’i gerçekten öldürmüş olabileceğini de göz ardı edemiyoruz. O yüzden Ramsay’in bazı isteklerinin gerçekleşmesi olasılık dışı gibi görünüyor şimdilik, tabii Melisandre ortalığı karıştırmazsa.

Eğer ki bu gizemli ve kafaları karıştıran “pembe mektup” gerçekten Ramsay Bolton’dan Jon Snow’a yazılmışsa ve bu ikiliyi karşı karşıya getirecek bir savaşı fitilleyecekse, David Benioff ve D.B. Weiss’ın dokunuşlarıyla altıncı sezon için mükemmel bir olay örgüsüne de vesile olabilir diye düşünmeden edemiyorum; en azından Stannis Baratheon, Mance Rayder, Shireen ve Selyse’ye başka bir çözüm bulunarak. Ya da tüm bu fikirler yalnızca Ramsay Bolton’un sonunu ve Jon Snow’un yükselişini görme isteğimizden kaynaklanıyordur, kim bilir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi